ZORDUR BABA ACISI…


Cemal Süreya “Sizin hiç babanız öldü mü?/ Benim bir kere öldü kör oldum/ Yıkadılar aldılar götürdüler/ Babamdan ummazdım bunu kör oldum” der bir şiirinde. Babasını kaybettiğinde hissettiklerini o güzelim şiirinde böyle anlatmıştı usta şair.

 

Can Yücel ise “Hayatta ben en çok babamı sevdim” diye başlar babasına yazdığı şiire…

 

Kaç yaşında olursanız olun, hangi etiketi taşırsanız taşıyın babanız öldüğünde dünyadaki en yalnız insan siz olursunuz.

 

Kendimden bilirim. 4 Mart 2009 günü dünyanın ortasında yapayalnız ve korunaksız kalmıştım. Sanki zaman durmuş, evler yıkılmış, dünya zalimce sarsılmış ve her şey yok olmuştu. Bir ben kalmıştım orta yerinde yeryüzünün. Sözler kulaklarımda uğulduyor, elimi sıkanların, taziyede bulunanların yüzlerine bakarken düştüğüm kuyunun gizemini çözmeye çalışıyordum. Sözler de bitmişti, yazılar da uçmuştu.

 

Dünyanın bütün mevsimleri bir anda ardı sıra gelip geçmişti yanı başımdan.

Çünkü babam ölmüştü… Babam…

 

Dün toprağa verdiğimiz Nurettin Eroğlu amcamızın oğlu, Reis Beyimiz için de dün, başka bir türlüydü biliyorum. Eyüp Reis, Sabahattin Ali’nin “Allah’ım! İşte bugün,/ Şu zavallı ömrümün/ En matemli bir günü./ Elim böğrümde kaldım,/ Ben bugün haber aldım:/ Babamın öldüğünü…” dediği yerdeydi.

 

Bütün babalar kıymetlidir. Herkesin babası kendine özeldir; babalarımız güzel adamlardır, naiftirler, narin yürek taşırlar. Onlar gittiklerinde evlatların acısı ve özlemi hiç bitmez. Necip Fazıl, “Eve dönmez bir akşam/ Ve gün yüzlü çocuğu,/ Sorar: Nerede babam?/ Bakarlar, oldu, bitti;/ Gelir, derler çocuğa,/ Baban attaya gitti./ Uzar gider bu atta;/ Ve neler neler olmaz/ Ve kim bilir ve hatta;/ Bir mahşer gerisinde;/ Babası döner bir gün,/ Oğlunun derisinde...” derken, bitip-tükenmek bilmeyen bir özlemi yazıyordu belki de.

 

Turgut Uyar da “Babalar hep perşembe, anneler hep cuma olur” derken, her iki günün kutsallığına işaret eder, bu iki kutsal günü babalar ve annelerle özdeşleştirir.

 

Ya Nazım Hikmet… Bakın o neler yazmış babasına:

 

“Baba!

her yılbaşında

sana söyleyecek

bir tek

sözüm var:

‘Seni ne kadar çok seversem

o kadar

çok olsun ömründen geçen yıllar…’

 

Baba!

Babam, ağabeyim, kardeşim, arkadaşım!

Ne zulüm, ne ölüm, ne korku

başımı eğemez!

Yalnız senin elini öpmek için

eğilir başım…”

 

 

Velhasıl, zordur baba acısı. Yaşayan bilir bıraktığı izleri…

 

Bu vesile ile bir kez daha Eyüp Reis’e başsağlığı dileklerimizi iletirken, Nurettin Eroğlu amcaya ve Rahmet-i Rahman’a kavuşan bütün babalara ve annelere Fatihalar gönderiyoruz…