Mersin'deki terör saldırısının görüntüleri beni gerçekten derinden sarstı...
Şehidimize Allah'tan rahmet diliyorum...
Yaralı polis ve vatandaşlarımız da tez zamanda hem fiziksel hem de ruhsal olarak sağlıklarına kavuşurlar inşallah...
Saldırıyı gerçekleştiren bölücü terör örgütü pkk'nın şerefsiz sürtüklerinden bir tanesinin basın mensubu olarak kendini tanıttığına dair iddialar ise çok vahim...
İşte bu hain saldırı bize valilik ve kaymakamlıklardaki basın listelerinin sürekli takibi noktasında büyük bir önem gösterilmesinin gereğini bir kez daha gösterdi..
Denetim kesinlikle şart...
Öyle ki; bölücü yayınlara sahip tüm gazete, radyo ve televizyonlar kapatılmalı, bu yayın organlarının temsilcileri olan sözde gazeteciler de yaptıkları yayınların bedelini en ağır cezalarla ödemeli...
Tutuklu gazetecilere ifade özgürlüğü noktasında destek çıkanların kulağına da bu olay küpe, şehidimizin ahı ve hakkı da hepsinin üzerinde olsun!
Devlet kimseyi durup dururken içeri atmaz!
Değerli meslektaşlarım, saygıdeğer yöneticiler;
Sahadaki gazeteciler kolluk güçleri tarafından iyi tanınmalı...
Kendisini aratmayan, kimlik sorulduğunda artistlik yapan meslektaşlarım da şu saatten sonra kendilerine gelseler iyi olur...
Sahada kolluk güçleri ile gece gündüz birlikte çalışan bir gazeteci olarak gerçekten çok üzgünüm...
Allah kolluk güçlerimizin yardımcısı olsun...
Terörü bir kez daha lanetliyor, ölen kahpelere ve onları yetiştiren itlere ise gazap diliyorum...