Asım Emirhan Güleç, motosikleti bir ulaşım aracından öte adeta bir yaşam biçimi olarak tanımlıyor. “Motosiklet benim için bir kadını temsil ediyor. Ona zarar veremezsiniz, nazik davranırsınız. Gazı açtığınızda tüm stresiniz kaybolur,” diyerek motosikletine duyduğu bağlılığı ifade ediyor.
Çocukluktan Gelen Bir Tutku
Güleç’in motosiklet sevdası, dokuz yaşında babasının yanında vites değiştirmesiyle başlamış. “Babamla beraber motor kullanırdım, o zamandan beri bu tutku benimle,” diyen genç, bu alışkanlığın babasından miras kaldığını belirtiyor.
2015 Model Honda CB500F ile Yollarda
Asım Emirhan’ın şu anki yol arkadaşı, 2015 model Honda CB500F. Çift silindirli motosikletiyle boş zamanlarında Niksar’ın yollarını arşınladığını söyleyen Güleç, motosikletin kendisi için tam bir özgürlük alanı olduğunu vurguluyor.
Trafikteki En Büyük Sorun: Görünmezlik
Motosiklet tutkusunun keyifli yanlarının yanı sıra Asım Emirhan, trafikte karşılaştığı zorluklara da dikkat çekiyor. Araç sürücülerinin motosikletlileri fark etmemesinden yakınan genç, yaşadığı son olayı şu sözlerle anlatıyor:
“Niksar Kalesi’nden inerken bir araç önüme kırdı. ABS sistemi olmasa kaza kaçınılmazdı. Ancak sürücüden ne bir özür ne de bir teşekkür geldi.”