Biz millet olarak çalışkan ve gayretli bir ulusuz. Bu vasfımız savaşçı, mücadeleci ruhumuz ile de örtüşüyor. Bazı yazarlar cihan devletinin yıkılış nedenleri içerisinde gazi insan tipi yerine tüccar, sanayici, üretici insan tipini ikame edememesini de saymıştır. Yani başka bir anlatım ile bu tespit, bir devletin ve milletin yaşamasına sanayici, tüccar ve üretici insan tipine ihtiyaç olduğu ve bunun zaruret olduğunun açık ve net ifadesidir..
Her gün görsel ve yazılı basın ile sosyal medya da bir çok can sıkıcı haberler okuyor görüyoruz. Canımız sıkılmıyor da değil bu gün siz değerli okuyucularımın da gurur duyacağı ilimizde olan güzel yatırım ve işlerde bahsedeceğim.
Geçen günlerde organize sanayi bölgesinde ki bir kaç fabrikayı Sayın Defterdarım ile birlikte ziyaret ettik. İnanın gurur duyduk. Tekstil alanında süper denecek kadar büyük ve devasa fabrikalarımız var. 3000 binin üzerinde personel çalıştırıyorlar. Ve bu fabrikalar ilimiz insanına iş olanağı sağlıyor. Hep de genç kadınlı erkekli insanımız çalışıyor. İşletme sahibi ilimizi o kadar benimsemiş ki bu kadar insanın iaşe ihtiyaçları ile işletmenin bilcümle ihtiyaçlarını ilimizde temin edilmesini ön planda tutmuş. Üretilen ürünlerin tamamı yurt dışına ihraç ediliyor. Bu güzel insanlara ne demeli bilmiyorum. Sen var ol ve çok yaşa ve berhudar ol demek dek başka aklıma bir şey gelmiyor.
PVC alanında yine en son teknoloji ve ekipmanlar ile üretim yapılıyor. Alanında önder ve öncülük yapıyor adeta. Pvc adeta nakış nakış işleniyor ölçümü kesimi montajı tam bir teknoloji harikası. Hatta öyle ki en sonda camın kirliliği bile Makine ile ışık altında yapılıyor hayran olmamak elden değil. Marketçilik alanında gösterilen ulusal marketler zinciri firmaları sollama becerisini yakalama başarısı, hiç şüphesiz takdire şayan bir başarı ilimiz adına gurur verici kazandığımız paramız yine ilimizde kalıyor yatırım olarak bizlere dönüyor güzelin de güzeli. Kablo gibi endüstriyel üretim yapılan bir işletmemiz var ve burada ihracat yapılıyor. Markası ülkemiz sınırlarını aşıp orta doğu ve dünyaya açılmış durumda binlerce teşekkürü elbette hak ediyor.
Yine tarım alınında süper sayılacak modern sera anlayışı ile ilimizin sadece değil ülkemizin yüz akı olan işler yapılıyor. Mevcut 5.000 m2 bir serada 120.000 kök fide yetiştirilip ürün alınıyor alınan bu ürün 40.000 m2 açık alanda ki verime denk geliyor. Yine 120.000 fideyi açık alana dikilmesi durumunda da 20.000 m2 lik bir araziye ihtiyaç duyuluyor. Düşünün artık verimliliği 40000m2 alanın sulanması, işçiliği ürünün ilaçlanması bakımı bütün bu masraflar göz önüne alındığında işletmenin önem ve ehemmiyeti daha iyi anlaşılır. Sahi siz hiç duydunuz mu? İlimizde topraksız tarım yapıldığını yada Asansörlü çilek üretiminin mevcut olduğunu işte şimdi duydunuz, duydunuz ve benim gibi sizin de göğsünüz elbette kabardı artık.
Bir başka yatırımcının iş yerinde toprak olarak gelen cevherin üretim yolculuğu neticesinde inci gibi parlayan armatürlere,musluklara dönüşüne şahit olduk. Üstelik kendi logosu ve lisansı ile ihracat yapmak için hazırlar ve işbirliği için firmalar can atıyor bunları gördük. Gördük ve mutlu olduk.
Daha bitmedi hem tekstil hemde diğer gezdiğimiz fabrikalarda şunu özellikle sorduk: Bunları ürünleri yapan yarı mamule getiren işleyen ölçen,kesen, biçen, kurutan bunca makineler var bunlar nerenin malı? Aldığımız cevap ile ne kadar sevinsek azdır. Yüzde yüze yakını yerli makineler ve ülkemizde üretilmiştir demez mi işletme sahipleri. Ayrıca gururla “bunların yabancı menşelileri de var ancak biz yerli üretimi tercih ettik. Ülkemiz kazansın hep beraber kazanalım” dediler
İşte bu zihniyet ve kabiliyet olduktan sonra inanın bizim sırtımız yere gelmez. Yine bir başka fabrikada kendi üretim zincirinde ihtiyaç duydukları makine ve ekipmanlarla ürettiklerini söylediler ve halihazırda kullandıkları makineleri de gösterdiler. Gurur duymamak elde değil. Bir de ilave etti. Müteşebbisimiz her türlü makineyi yapmaya muktedir ve kabiliyete sahibiz ve siparişe göre de yapıyoruz demesin mi. Utanmasam elini öpeceğim.
Defterdarımızın ile sevincimiz mutluluğumuz gözlerimizde okunuyordu bir türlü organize sanayide bu tesislerde ayrılamıyorduk.” Defterdarımız biz sizin için varız vergisel boyutta size danışmanız kapımız size açık vergi dairesi sizin daireniz bizler defterdarı ile müdürü ile memuru ile sonuna kadar yanınızdayız. İdareyi arkanızda yanınızda daima bilin ayrıca, bu tür ziyaretlerimiz devam edecek ve süreklilik arz edecek çünkü biz sizin için varız. Her an her koşulda bizi siz bilin ve sizde biri bilin“ demesi ile onlarda çok mutlu oldular ve bunu en iyi şekilde ifade ettiler.
İşte bu. şimdi diyorum yazarın koca çınar devletin yıkılışına bağladığı o devasa tespiti doğrultusunda eksiğimiz tamamlandı. Hepimizin gözü aydın olsun. Artık bizim önümüzde kimseler duramaz. Biz kendimizi iyi bilelim ve gücümüzün farkında olalım. İlimizde ürettiği malları yurt dışına ihraç eden nadide ilimize özgü ürünleri iç pazara sunan bu vatan evlatlarının çabalarını, gayretlerini yürekten alkışlayalım ve saygı ile sevgi ile hürmet ile analım. Önlerinde saygı ile eğilip hiç ama hiç tereddüt etmeden ceketimizin düğmelerini ilikleyelim.