<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tokat Haber - Tokat Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.tokathaber.com.tr</link>
    <description>Tokat haber, son dakika Tokat haberleri ve en yeni Tokat haberler için tek kaynak. Tokat hava durumu, namaz vakitleri, TOGÜ duyuruları ve Tokat deprem verilerine anında ulaşın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tokathaber.com.tr/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Tokat Haber. Bu sitede yer alan tüm içerik ve veriler, Tokat'ın güncel haber kaynağı olarak tescillidir.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 08 Jul 2026 22:41:46 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece Horluyorsanız Gizli Sebebi Bu Olabilir?]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/gece-horluyorsaniz-gizli-sebebi-bu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/gece-horluyorsaniz-gizli-sebebi-bu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Toplumda oldukça yaygın görülen burun eğriliği, yalnızca nefes alma güçlüğüne neden olan basit bir problem olarak değerlendirilmemeli. Uzmanlara göre bu durum, horlama ve uyku apnesi gibi ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Medical Park Tokat Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, burun eğriliğinin horlama ve uyku apnesi riskini artırabileceğini belirterek, uzun süre devam eden burun tıkanıklığının mutlaka uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Burun eğriliği horlama ve uyku apnesinin gizli nedeni olabilir</strong></p>

<p>Toplumda yaygın olarak görülen burun eğriliği (septum deviasyonu), yalnızca nefes almayı zorlaştıran basit bir sorun olarak görülmemeli. Medical Park Tokat Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Ceyhun Aksakal, özellikle gece saatlerinde burundan rahat nefes alamamanın horlama, ağız açık uyuma ve uyku apnesi gibi ciddi sağlık problemlerine zemin hazırlayabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Her 10 kişiden 7'sinde görülebiliyor</strong></p>

<p>Burun boşluğunu ikiye ayıran kıkırdak ve kemik yapının bir tarafa eğilmesiyle oluşan septum deviasyonunun toplumda oldukça sık görüldüğünü ifade eden Doç. Dr. Aksakal, her 10 kişiden yaklaşık 7'sinde farklı derecelerde burun eğriliği bulunabildiğini söyledi. Bazı kişilerin bunu fark etmeden yaşamını sürdürdüğünü, bazı hastalarda ise nefes almayı ciddi şekilde zorlaştırdığını dile getirdi.</p>

<p><strong>Burun tıkanıklığı horlamayı artırıyor</strong></p>

<p>İnsan vücudunun burundan nefes almaya göre tasarlandığını belirten Aksakal, burun tıkandığında kişilerin ağız açık uyumaya başladığını ifade etti. Ağızdan geçen havanın küçük dil ve yumuşak damakta titreşim oluşturarak horlamaya neden olduğunu söyleyen Aksakal, burun tıkanıklığının horlamanın en önemli sebeplerinden biri olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Uyku apnesi ciddi hastalıkların habercisi olabilir</strong></p>

<p>Burun eğriliğine burun eti büyümesinin de eşlik etmesi halinde hava yolunun daha fazla daraldığını belirten Doç. Dr. Aksakal, bunun uyku apnesi riskini artırabileceğini söyledi. Tedavi edilmeyen uyku apnesinin yüksek tansiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, ritim bozukluğu ve Tip 2 diyabet gibi önemli sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Basit horlama ile uyku apnesi aynı değil</strong></p>

<p>Horlamanın her zaman masum olmadığını ifade eden Aksakal, düzensiz ve şiddetli horlamaya nefes durmalarının eşlik etmesi halinde mutlaka değerlendirme yapılması gerektiğini belirtti. Uyku apnesi yaşayan kişilerin sabah dinlenmeden uyandığını, gün içinde aşırı uyku hali ve dikkat dağınıklığı yaşayabildiğini söyledi.</p>

<p><strong>Ağız açık uyumanın farklı zararları da var</strong></p>

<p>Sürekli ağız açık uyumanın boğaz kuruluğu, sabah öksürüğü, sık farenjit, ağız kokusu, diş eti hastalıkları ve diş çürüklerine neden olabileceğini kaydeden Aksakal, çocukluk çağında devam eden ağız açık uyuma alışkanlığının yüz gelişimini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>Septum ameliyatı yaşam kalitesini artırabiliyor</strong></p>

<p>Burun eğriliğinin tedavisinde uygulanan septoplasti ameliyatının birçok hastada nefes alma kalitesini belirgin şekilde artırdığını söyleyen Doç. Dr. Aksakal, burun tıkanıklığının giderilmesiyle horlamanın azalabildiğini ve uyku kalitesinin yükseldiğini belirtti. Ancak horlamanın tek nedeninin burun olmadığını, boğaz yapısı, bademcikler, dil kökü ve çene anatomisinin de ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>Uyku testi ihmal edilmemeli</strong></p>

<p>Şiddetli horlama, uykuda nefes durması, boğulma hissiyle uyanma, gündüz aşırı uyku hali ve dikkat dağınıklığı yaşayan kişilerin polisomnografi adı verilen uyku testini yaptırmasının büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Aksakal, tedaviye dirençli yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu ve sürekli yorgunluk şikâyeti bulunan hastalarda da uyku apnesinin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Aksakal, uzun süredir devam eden burun tıkanıklığının alerji veya enfeksiyon dışında septum deviasyonu, burun eti büyümesi ya da polip gibi nedenlerden kaynaklanabileceğini belirterek, erken tanının hem yaşam kalitesini artıracağını hem de uyku apnesine bağlı gelişebilecek ciddi sağlık sorunlarının önüne geçebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/gece-horluyorsaniz-gizli-sebebi-bu-olabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/gece-horluyorsaniz-gizli-sebebi-bu-olabilir.jpg" type="image/jpeg" length="96327"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEAH uzmanından 'güneş' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/meah-uzmanindan-gunes-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/meah-uzmanindan-gunes-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları ve yoğun güneş ışığı, cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emine Tuba Alataş, ultraviyole (UV) ışınlarının zararlarına dikkat çekerek, hayati uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan hava sıcaklıkları ve yoğun güneş ışığı, cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emine Tuba Alataş, ultraviyole (UV) ışınlarının zararlarına dikkat çekerek, hayati uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doç. Dr. Alataş; güneş yanıkları, cilt lekeleri ve erken yaşlanmanın yanı sıra uzun vadede cilt kanseri riskini azaltmak için doğru güneş koruması ve sıvı tüketiminin kritik rol oynadığını belirtti. Güneşin zararlı etkilerinden korunmada en önemli kalkanın doğru ürün seçimi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Emine Tuba Alataş, 'Güneşten korunmak için güneş koruyucu ürünlerin doğru ve düzenli kullanımı büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla en az SPF 30 koruma faktörüne sahip, hem UVA hem de UVB koruması içeren geniş spektrumlu güneş kremleri tercih edilmelidir. Güneş kremi, dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce uygulanmalı, açık havada kalınan süre boyunca her iki saatte bir yenilenmelidir. Deniz, havuz ve yoğun terleme sonrasında ise bu ürünler mutlaka yeniden sürülmelidir' dedi.</p>

<p>Cilt sağlığını korumada sadece kremlerin yeterli olmadığını, fiziksel önlemlerin de devreye girmesi gerektiğini ifade eden Alataş, 'Özellikle güneş ışınlarının en dik ve yoğun geldiği 10.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Geniş kenarlı şapka, UV korumalı güneş gözlüğü ve tercihen açık renkli, koruyucu giysiler kullanılarak fiziksel korunma da sağlanmalıdır' diye konuştu.</p>

<p>Yaz sıcaklarıyla birlikte vücudun su kaybının arttığına işaret eden Doç. Dr. Alataş, cildin nem dengesini ve sağlığını korumak için bol sıvı tüketilmesini önerdi: 'Cilt sağlığının korunmasında yeterli sıvı tüketimi ihmal edilmemelidir. Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte vücudun sıvı ihtiyacı arttığından, gün boyunca yeterli miktarda su tüketilmesi hem genel sağlık hem de cilt sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.'</p>

<p>Güneş ışınlarına karşı herkesin aynı dirençte olmadığını belirten Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Emine Tuba Alataş, risk grubundakileri şu sözlerle uyardı: 'Çocuklar, yaşlı bireyler, açık tenli kişiler ve geçmişinde cilt kanseri öyküsü bulunanlar, güneşin zararlı etkilerine karşı çok daha büyük risk altındadır. Ayrıca bazı ilaçların kullanımı ve kronik dermatolojik hastalıklar da güneşe karşı duyarlılığı artırabilmektedir. Bu gruptaki bireylerin hekim önerilerine titizlikle uymaları gerekmektedir.'</p>

<p>'Güneşten korunma 12 ay boyunca sürmeli'</p>

<p>Güneş korumasının sadece plajlara ya da yaz aylarına özgü bir davranış olmaması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Alataş, 'Güneşten korunma yalnızca yaz aylarında değil, yıl boyunca sürdürülmesi gereken bir sağlıklı yaşam alışkanlığıdır. Düzenli güneş koruyucu kullanımı ve uygun korunma önlemlerinin benimsenmesi, cilt sağlığının korunmasına katkı sağlarken güneşe bağlı cilt hastalıklarının gelişme riskini de önemli ölçüde azaltmaktadır' diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/meah-uzmanindan-gunes-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/agency/iha/meah-uzmanindan-gunes-uyarisi.jpg" type="image/jpeg" length="18315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sivas'ta kene nedeniyle 6. ölüm]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/sivasta-kene-nedeniyle-6-olum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/sivasta-kene-nedeniyle-6-olum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kene tutunması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan 60 yaşındaki vatandaş kurtarılamadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kene tutunması sonucu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına yakalanan 60 yaşındaki vatandaş kurtarılamadı.</p>

<p>Edinilen bilgiye göre, Tokat'ın Artova ilçesi Poyrazalan köyünde hayvancılıkla uğraşan 60 yaşındaki A.K, yüksek ateş şikayetiyle Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'ne başvurdu. Burada tedavi altına alının A.K, 4 gün üzerine durumu ağırlaşınca Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi'ne nakledildi. Burada Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) tanısı konulan A.K, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. A.K'nın vücuduna yapışan keneyi kendi imkanları ile çıkarttığı iddia edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sivas'ta bu yıl kene tutunması sonucu ölenlerin sayısı 6'ya yükseldi. Yetkililer ölümcül keneler ve KKKA virisüne karşı tedbirli olunmasını noktasında ikazlarını sürdürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sivas, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/sivasta-kene-nedeniyle-6-olum</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/agency/iha/sivasta-kene-nedeniyle-6-olum.jpg" type="image/jpeg" length="81017"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güçlü cilt bariyeri, Sağlıklı cildin sırrı]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/guclu-cilt-bariyeri-saglikli-cildin-sirri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/guclu-cilt-bariyeri-saglikli-cildin-sirri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminde yoğun güneş ışınları, sık deniz ve havuz kullanımı ile aşırı terleme, cildin koruyucu bariyerini zayıflatabiliyor. Uzman Dr. Münevver Meltem Hüdaverdi, cilt bariyerinin zarar görmesiyle birlikte kuruluk, kızarıklık, kaşıntı ve hassasiyet gibi sorunların daha sık görüldüğünü belirterek, yaz aylarında cildi koruyacak doğru bakım uygulamalarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artan güneş maruziyeti, havuz ve deniz kullanımı ile terleme, cildin doğal koruyucu tabakası olan cilt bariyerine zarar verebiliyor. Uzm. Dr. Münevver Meltem Hüdaverdi, cilt bariyerinin bozulmasıyla kızarıklık, kaşıntı, kuruluk ve hassasiyet gibi şikayetlerin arttığını belirterek yaz aylarında doğru cilt bakımının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kızarıklık, yanma, kaşıntı ve kuruluk Yaz aylarında birçok kişinin yaşadığı bu şikâyetlerin altında cilt bariyerinin bozulması yatabiliyor. Medipol Koşuyolu Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Münevver Meltem Hüdaverdi, özellikle güneş, havuz, deniz ve yanlış cilt bakımının cildin doğal savunma mekanizmasını zayıflatabileceğini söyledi</p>

<p>Cildin en güçlü savunma kalkanıdır</p>

<p>Cilt bariyerinin dış etkenlere karşı koruyucu bir görev üstlendiğini belirten Dr. Hüdaverdi, 'Cilt bariyeri; ultraviyole ışınları, mikroorganizmalar ve kimyasallar gibi dış etkenlere karşı cildi koruyan en önemli savunma mekanizmasıdır. Özellikle yoğun güneş maruziyeti, havuz ve deniz sonrası cildin yeterince klor ve tuzdan arındırılmaması, parfümlü ve yoğun kimyasal içerikli ürünlerin kullanımı ile aşırı terleme cilt bariyerinin bozulmasına neden olabiliyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kızarıklık ve kaşıntı cildin verdiği uyarı</p>

<p>Cilt bariyeri bozulduğunda bazı belirtilerin ortaya çıktığını ifade eden Dr. Hüdaverdi, 'Kızarıklık, kaşıntı, hassasiyet, yanma, batma hissi ve pullanma cildin verdiği önemli uyarılar arasında yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca atopik dermatit, kontakt egzama ve rozasea gibi kronik cilt hastalıklarında da cilt bariyerinin bozulmasıyla birlikte alevlenmeler görülebiliyor' diye konuştu.</p>

<p>Nemlendirme ve güneş korumayı ihmal etmeyin</p>

<p>Yaz aylarında cilt bariyerini korumak için günlük bakımın önemine dikkat çeken Dr. Hüdaverdi, 'Yaz boyunca 50 faktörlü güneş koruyucu kullanılmalı, çok sıcak suyla duş alınmamalı ve cilt nazik temizleyicilerle arındırılmalıdır. Sert peelinglerden, kese uygulamalarından ve gereğinden sık duş almaktan kaçınılmalıdır.</p>

<p>Gliserin, seramid, pantenol ve hyalüronik asit içeren nemlendiriciler cilt bariyerini destekleyen önemli ürünlerdir. Eğer belirtiler şiddetlenirse mutlaka dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Istanbul, Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/guclu-cilt-bariyeri-saglikli-cildin-sirri</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/agency/iha/guclu-cilt-bariyeri-saglikli-cildin-sirri.jpg" type="image/jpeg" length="35779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Çiçek Hastanelik Etti! Zakkumun Ölümcül Tehlikesi Bir Kez Daha Ortaya Çıktı]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/bir-cicek-hastanelik-etti-zakkumun-olumcul-tehlikesi-bir-kez-daha-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/bir-cicek-hastanelik-etti-zakkumun-olumcul-tehlikesi-bir-kez-daha-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Aydın'ın Bozdoğan ilçesinde zakkum çiçeğini yiyen bir kişinin hastaneye kaldırılması, bahçelerde sıkça görülen bu süs bitkisinin ölümcül riskini yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, zakkumun çiçeği dahil tüm parçalarının zehirli olduğu uyarısında bulunuyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın'ın Bozdoğan ilçesinde zakkum çiçeğini yiyen bir kişinin hastaneye kaldırılması, Türkiye'de süs bitkisi olarak sıkça görülen zakkumun ne kadar tehlikeli olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, zakkumun çiçeğinden yaprağına, dalından köküne kadar tüm bölümlerinin zehirli olduğunu belirterek vatandaşları uyarıyor.</p>

<p><strong>Zakkum neden zehirlidir?</strong></p>

<p>Zakkum (Ağarcık), içerdiği kardiyotonik glikozitler nedeniyle son derece toksik bir bitkidir. Özellikle oleandrin ve benzeri bileşikler, kalbin elektriksel iletim sistemini etkileyerek ciddi ritim bozukluklarına yol açabilir.</p>

<p>Bitkinin yalnızca çiçeği değil; Yaprakları, Dalları, Kökleri, Öz suyu, Kurumuş parçaları da aynı derecede zehirli özellik taşır.</p>

<p><strong>Bir gramı bile tehlikeli</strong></p>

<p>Uzmanlara göre yaklaşık 1 gram kuru zakkum yaprağı bile insanlarda ciddi zehirlenmeye neden olabilir. Üstelik bitkinin zehirli etkisi kurutma, kaynatma veya pişirme işlemleriyle ortadan kalkmaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle zakkumun hiçbir parçası tüketilmemeli, bitkiden yapılan çay veya benzeri uygulamalardan kesinlikle kaçınılmalıdır.</p>

<p><strong>Zakkum zehirlenmesinin belirtileri</strong></p>

<p>Zakkum tüketilmesi halinde şu belirtiler görülebilir:</p>

<p>Bulantı ve kusma<br />
Karın ağrısı<br />
İshal<br />
Baş dönmesi<br />
Halsizlik<br />
Kalp ritminde düzensizlik<br />
Nabzın yavaşlaması<br />
Bayılma<br />
İleri vakalarda kalp durması</p>

<p>Bu belirtilerden biri görüldüğünde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.</p>

<p><strong>Sadece yemek değil, temas da risk oluşturuyor</strong></p>

<p>Zakkumun süt kıvamındaki öz suyu ciltte tahriş ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bahçe bakımı veya budama sırasında mutlaka koruyucu eldiven kullanılmalı, işlem sonrasında eller bol su ve sabunla yıkanmalıdır.</p>

<p><strong>Dumanı da zararlı</strong></p>

<p>Uzmanlar, budanan zakkum dallarının kesinlikle yakılmaması gerektiğini belirtiyor. Bitkinin yanması sırasında ortaya çıkan dumanın solunması da sağlık açısından risk oluşturabiliyor.</p>

<p><strong>Çocuklar ve evcil hayvanlar için daha büyük tehlike</strong></p>

<p>Parlak çiçekleri nedeniyle çocukların ilgisini çekebilen zakkum, evcil hayvanlar açısından da ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle çocukların oyun alanlarında ve evcil hayvanların bulunduğu bahçelerde zakkum bitkisine karşı ekstra dikkat edilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong>Zakkumun kökeni</strong></p>

<p>Zakkum, halk arasında yaygın olarak Akdeniz bitkisi olarak bilinse de kesin bir menşe bölgesi bulunmuyor. "Zakkum" kelimesi Arapça kökenli olup, bitkinin Türkçedeki geleneksel adı Ağarcık olarak biliniyor.</p>

<p><strong>Uzmanlardan önemli uyarı</strong></p>

<p>Zakkum, geçmişte bazı geleneksel uygulamalarda dıştan kullanılmış olsa da, içerdiği güçlü toksik maddeler nedeniyle kendi kendine tedavi amacıyla kullanılmamalıdır. Bitkinin herhangi bir parçasının yanlışlıkla yenmesi veya çocuklar tarafından ağıza alınması durumunda zaman kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalı veya en yakın acil servise başvurulmalıdır. Erken müdahale, ciddi sağlık sorunlarının önlenmesinde büyük önem taşır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/bir-cicek-hastanelik-etti-zakkumun-olumcul-tehlikesi-bir-kez-daha-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/bir-cicek-hastanelik-etti-zakkumun-olumcul-tehlikesi-bir-kez-daha-ortaya-cikti.jpg" type="image/jpeg" length="52969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin Hasarında Umut Veren Destek: Sitikolin İyileşme Sürecini Güçlendirebilir]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/beyin-hasarinda-umut-veren-destek-sitikolin-iyilesme-surecini-guclendirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/beyin-hasarinda-umut-veren-destek-sitikolin-iyilesme-surecini-guclendirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnme, unutkanlık ve travmatik beyin yaralanmaları sonrası uygulanan destekleyici tedaviler arasında yer alan sitikolin, sinir hücrelerinin onarım sürecine katkı sağlayarak nörolojik iyileşmeyi destekleyebiliyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İnme, unutkanlık ve travmatik beyin yaralanmaları sonrası destekleyici tedavi seçenekleri arasında yer alan sitikolinin, sinir hücrelerinin onarım sürecine katkı sağlayarak nörolojik iyileşmeyi destekleyebileceğini belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Nuri Yüzgül, 'Sitikolin, sinir hücrelerinin sağlıklı çalışmasında önemli rol oynayan bir moleküldür. Nörolojide özellikle beyin hasarı sonrası iyileşme süreçlerini desteklemek, bilişsel fonksiyonları korumak ve sinir hücrelerinin yeniden yapılanmasına katkı sağlamak amacıyla kullanılmaktadır' dedi.</p>

<p>Beyin sağlığını korumak ve nörolojik hastalıklarda iyileşme sürecini desteklemek amacıyla kullanılan sitikolin tedavisi, özellikle inme, unutkanlık ve travmatik beyin yaralanmaları sonrası gündeme geliyor. Sinir hücrelerinin sağlıklı çalışmasında önemli rol oynayan bu molekülün, beyin hücrelerinin onarım mekanizmalarına katkı sağlayabildiği belirtiliyor. Medical Park Tokat Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Nuri Yüzgül, sitikolin tedavisinin kullanım alanları ve hastalara sağlayabileceği katkılar hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Beyin hücrelerinin toparlanmasını destekliyor'</strong></p>

<p>Sitikolinin beynin doğal yapısında bulunan önemli bir molekül olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yüzgül, 'Sitikolin, sinir hücrelerinin sağlıklı çalışmasında önemli rol oynayan bir moleküldür. Nörolojide özellikle beyin hasarı sonrası iyileşme süreçlerini desteklemek, bilişsel fonksiyonları korumak ve sinir hücrelerinin yeniden yapılanmasına katkı sağlamak amacıyla kullanılmaktadır. İnme, unutkanlık, travmatik beyin yaralanmaları ve bazı nörodejeneratif hastalıklarda destekleyici tedavi seçeneklerinden biridir' şeklinde konuştu.</p>

<p>'İnme sonrası iyileşme sürecinde öne çıkıyor'</p>

<p>Sitikolinin günlük pratikte en sık inme geçiren hastalarda kullanıldığını ifade eden Uzm. Dr. Yüzgül, 'İnme sonrasında beyinde oluşan hasarın ardından sinir hücrelerinin toparlanma sürecine destek olabileceği düşünülmektedir. Özellikle rehabilitasyon dönemiyle birlikte uygulandığında hastaların fonksiyonel iyileşmesine katkı sağlayabilir' diye konuştu.</p>

<p>Beyin damar tıkanıklığı ya da beyin kanaması sonrasında temel hedefin hastanın mümkün olan en yüksek fonksiyonel seviyeye ulaşması olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Yüzgül, 'Sitikolin bu süreçte beyin hücrelerinin zar bütünlüğünün korunmasına ve hücresel onarım mekanizmalarının desteklenmesine yardımcı olabilir. Hastanın hareket, konuşma, dikkat ve günlük yaşam aktivitelerine dönüş sürecinde destekleyici bir rol üstlenebilir. Ancak tek başına yeterli değildir; fizik tedavi ve rehabilitasyon programlarıyla birlikte değerlendirilmelidir' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Unutkanlık ve dikkat sorunlarında destekleyici olabilir'</strong></p>

<p>Unutkanlığın her zaman demans anlamına gelmediğini belirten Uzm. Dr. Nuri Yüzgül, sitikolinin hafif bilişsel bozukluklarda da destekleyici olarak kullanılabildiğini söyledi. Uzm. Dr. Yüzgül, 'Özellikle yaşa bağlı hafif bilişsel bozukluklarda veya erken dönem bilişsel etkilenmelerde sitikolin bazı hastalarda dikkat, konsantrasyon ve hafıza fonksiyonlarını destekleyebilir. Alzaymır ve diğer demans türlerinde ise mevcut tedavilerin yerine geçmez ancak uygun hastalarda destekleyici olarak kullanılabilir' dedi.</p>

<p><strong>'Kafa travması sonrası toparlanmaya katkı sağlayabiliyor'</strong></p>

<p>Travmatik beyin hasarları sonrasında hastalarda unutkanlık, zihinsel yavaşlama ve dikkat eksikliği gibi sorunların ortaya çıkabildiğini söyleyen Yüzgül, 'Bu tür bilişsel yakınmaların bulunduğu hastalarda sitikolin tedavisi düşünülebilir. Amaç beynin doğal iyileşme sürecini desteklemek ve günlük yaşam kalitesinin daha hızlı toparlanmasına katkı sağlamaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Her dikkat sorunu için aynı yaklaşım uygulanmamalı'</strong></p>

<p>Sitikolinin dikkat eksikliği ve konsantrasyon bozukluğu yaşayan bazı bireylerde de destekleyici olarak kullanılabileceğini aktaran Uzm. Dr. Yüzgül, 'Sitikolinin dikkat ve bilişsel performans üzerine olumlu etkileri olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Ancak her dikkat sorununun nedeni aynı değildir. Bu nedenle öncelikle altta yatan nedenin belirlenmesi gerekir' dedi.</p>

<p><strong>'Parkinson'da ana tedavinin yerine geçmiyor'</strong></p>

<p>Sitikolinin Parkinson hastalığında ana tedavi olmadığını vurgulayan Uzm. Dr. Yüzgül, 'Parkinson hastalığında temel tedavi dopamin sistemini hedefleyen ilaçlardır. Sitikolin bu tedavilerin alternatifi değildir. Ancak bazı çalışmalarda bilişsel fonksiyonlar ve yaşam kalitesi üzerinde destekleyici etkileri olabileceği bildirilmiştir' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>'Tedavi şekli hastanın durumuna göre belirleniyor'</strong></p>

<p>Sitikolin tedavisinin farklı şekillerde uygulanabildiğini belirten Uzm. Dr. Yüzgül, 'Sitikolin ağızdan tablet veya şurup şeklinde kullanılabildiği gibi damar yoluyla da uygulanabilmektedir. Özellikle inme sonrası erken dönemde veya daha yoğun destek gereken hastalarda intravenöz uygulamalar tercih edilebilmektedir. Daha uzun süreli kullanımlarda ağızdan tedavi seçenekleri öne çıkar. Hangi yöntemin uygun olduğuna hastanın klinik durumu değerlendirilerek karar verilir' dedi.</p>

<p><strong>'Erken başlamak tedavi başarısını artırabiliyor'</strong></p>

<p>Nörolojik hastalıklarda zamanın kritik önem taşıdığını hatırlatan Uzm. Dr. Yüzgül, 'Özellikle inme ve travmatik beyin hasarı gibi durumlarda uygun hastalarda erken dönemde başlanan destek tedavilerinden daha fazla yarar sağlanabilmektedir. Bunun yanında ilaç tedavisinin düzenli kullanılması, rehabilitasyon programlarına uyum, sağlıklı beslenme, düzenli uyku ve risk faktörlerinin kontrol altına alınması tedavinin başarısını artıran unsurlardır' dedi.</p>

<p><strong>'Beyin sağlığı ihmal edilmemeli'</strong></p>

<p>Beyin sağlığının yaşam kalitesini doğrudan etkilediğine değinen Uzm. Dr. Yüzgül, 'Unutkanlık, dikkat kaybı, inme sonrası fonksiyon kayıpları veya bilişsel yakınmaların yaşlanmanın doğal bir sonucu olduğu düşünülerek ihmal edilmemesi gerekir. Erken tanı ve uygun tedavi ile birçok nörolojik hastalıkta daha başarılı sonuçlar elde etmek mümkündür. Bu nedenle şikâyetlerin varlığında bir nöroloji uzmanına başvurmak büyük önem taşımaktadır' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/beyin-hasarinda-umut-veren-destek-sitikolin-iyilesme-surecini-guclendirebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/beyin-hasarinda-umut-veren-destek-sitikolin-iyilesme-surecini-guclendirebilir.jpg" type="image/jpeg" length="54055"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şifa Diye Sardığı Ot Kabusa Döndü! Tokatlı Kadın Deri Nakli Bekliyor]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/sifa-diye-sardigi-ot-kabusa-dondu-tokatli-kadin-deri-nakli-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/sifa-diye-sardigi-ot-kabusa-dondu-tokatli-kadin-deri-nakli-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ta yaşayan 60 yaşındaki Sati Buz, menisküs ameliyatından çekindiği için diz ağrılarını doğal yöntemlerle gidermeye çalıştı. Çevresinden duyduğu tavsiye üzerine bacaklarına sardığı "mayıs otu" ise ağrıyı hafifletmek yerine ikinci derece yanıklara neden oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Menisküs Ameliyatından Kaçtı, Yanık Tedavisi Görüyor</strong></p>

<p>Tokat'ta yaşayan 60 yaşındaki Sati Buz, doktorların menisküs yırtığı nedeniyle önerdiği ameliyata sıcak bakmadı. Diz ağrılarını hafifletmek isteyen Buz, çevresinden duyduğu tavsiyeler üzerine yayladan topladığı "mayıs otu"nu ezerek bacaklarına sardı.</p>

<p>Gece boyunca streç filmle sarılı şekilde bekleyen ot, sabaha karşı şiddetli ağrıya neden oldu. Bacaklarında şişlik ve derin yanıklar oluşan Buz, yakınları tarafından Tokat Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.</p>

<p><img alt="Menisküs (2)" class="detail-photo img-fluid" height="605" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/meniskus-2.png" width="1280" /><strong>Tedavi İçin Erzurum'a Sevk Edildi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İlk müdahalesi Tokat Devlet Hastanesi'nde yapılan Sati Buz, ileri tedavi amacıyla Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi'ne sevk edildi. Doktorlar, hastanın bacaklarında ikinci derece derin yanıklar oluştuğunu ve deri nakline ihtiyaç duyduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="Menisküs (1)" class="detail-photo img-fluid" height="604" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/meniskus-1.png" width="1280" /><strong>"Ben Yandım, Başka Kadınlar Yanmasın"</strong></p>

<p>Yaşadığı olaydan büyük pişmanlık duyduğunu söyleyen Sati Buz, benzer yöntemleri düşünenlere şu sözlerle seslendi:</p>

<p>"Menisküs ameliyatından korktuğum için otu sardım. Yayladan toplamıştım, meğer kendimi yakmak için toplamışım. Ot sabaha kadar kalınca bacağım ateş gibi yandı. Doktordan başkasına, ota, çöpe güvenmeyin. Ben yandım, başka kadınlar yanmasın."</p>

<p><img alt="Menisküs (3)" class="detail-photo img-fluid" height="633" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/meniskus-3.png" width="1280" /><strong>Doktordan Kritik Uyarı</strong></p>

<p>Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu ise ağrıyan bölgelere bitki bağlama gibi yöntemlerin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Nohutçu, "Ota değil doktora güvenin. Bilimsel olarak kanıtlanmış bir faydası bulunmuyor. Bilinmeyen bitkiler ciltte kimyasal yanıklara ve alerjik reaksiyonlara neden olabiliyor. Merkezimizde bu nedenle her yıl 10-12 hastayı tedavi ediyoruz." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Doktorlar, özellikle ağrı tedavisinde kulaktan dolma yöntemler yerine uzman hekim görüşüne başvurulması gerektiğini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/sifa-diye-sardigi-ot-kabusa-dondu-tokatli-kadin-deri-nakli-bekliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/07/sifa-diye-sardigi-ot-kabusa-dondu-tokatli-kadin-deri-nakli-bekliyor.jpg" type="image/jpeg" length="10520"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KKKA Hastalığında Erken Tedavi Hayat Kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/kkka-hastaliginda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/kkka-hastaliginda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Yücel İşbilen, uyardı. Kene ile temas olduysa bir hekime başvurun. Erken tedavi hayat kurtarır]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Yücel İşbilen, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hakkında bilgiler verdi. Dr. İşbilen, hastalığın tanı, tedavi, korunma yolları ve farkındalık çalışmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Dr. Yücel İşbilen Kırım-Kongo kanamalı ateşi hastalığında öncelikle kene tutması halinde ilk yapılması gerekenler hakkında bilgi verdi. Dr. İşbilen, "Kene tutulması vakalarında telaş yapıp tutmamalı. Çıkarabiliyorsak keneyi çıkarmalı, çıkaramıyorsak da en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmeliyiz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Türkiye Kene Risk Haritası 2026 En Çok Kene Görülen Iller" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/04/turkiye-kene-risk-haritasi-2026-en-cok-kene-gorulen-iller.jpg" width="1280" /><strong>Kene Üzerine Madde Dökmek Doğru mu? </strong><br />
Kene üzerine kolonya ve benzeri maddeler dökmek uygun bir davranış mıdır? sorusuna da yanıt veren Dr. İşbilen, "Kene teması olduğu yere herhangi bir madde dökmenin bir anlamı yoktur. Kolonya, diş macunu, zeytinyağı ya da sigara basma gibi uygulamaları tavsiye etmiyoruz" dedi.</p>

<p><strong>Bu Belirtiler Varsa Mutlaka Doktora Gidin!</strong></p>

<p>Hangi belirtilerin görülmesi halinde hastaneye gidilmesi gerektiği konusunda Dr. İşbilen, "Kene teması olduktan sonra, yaklaşık 24-28 saat sonra bazı hastalarımızda 96 saate kadar eklem ağrısı, ateş, bulantı, kusma, burun kanamaları, iştahsızlık gibi şikayetler başlar. Bu şikayetler olduğunda, üzerinizde herhangi bir kene teması olmasa bile endemik bölgede yaşıyorsanız, en yakın sağlık kuruluşuna başvurun" dedi.</p>

<p><strong>Kene Isırınca Hemen Hastalık Bulaşır mı? </strong></p>

<p>Peki kene ısınınca hemen hastalık bulaşır mı? Dr. Yücel İşbilen, kene teması olduğunda hemen hastalık bulaşmayabileceğini belirterek "Kene teması olduğunda sadece Kırım Kongo hastalığı bulaşmayabilir. Kenelerden geçen başka bakteriyel ve viral hastalıklar da vardır. Bu yüzden herhangi bir eklem ağrısı, ateş, bulantı, kusma ya da kenenin ısırdığı yerde bir lezyon görürseniz mutlaka kliniğimize başvurun" dedi.</p>

<p><strong>KKKA'nın Tedavisi Var mı? </strong></p>

<p>Peki KKKA hastalığının tedavisi var mıdır? Bu hastalığın tedavisinde spesifik bir ilaç kullanılmadığını belirten Dr. İşbilen, hastaya yeterli miktarda serum vererek<br />
ateşlerini düşürdüklerini ve varsa ağrılarını keserek hastaları hastalığın başlangıç ve bitim süresine kadar yaklaşık 12 gün takip ettiklerini söyledi.</p>

<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı ile ilgili Dr. İşbilen son olarak kene ile temas olduğunda ve şikayetler başladığında hastaların keneyi üzerlerinde görmeseler bile mutlaka bir hekim başvurusunun hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Erken tedavinin hayat kurtaracağı vurgulandı.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/kkka-hastaliginda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/kkka-hastaliginda-erken-tedavi-hayat-kurtariyor.jpg" type="image/jpeg" length="59317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilosu Yarım Gram Yüzüne Bakılmıyor Ama Şifası Saymakla Bitmiyor Tokat'ta Kendiliğinden Yetişiyor]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/kilosu-yarim-gram-yuzune-bakilmiyor-ama-sifasi-saymakla-bitmiyor-tokatta-kendiliginden-yetisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/kilosu-yarim-gram-yuzune-bakilmiyor-ama-sifasi-saymakla-bitmiyor-tokatta-kendiliginden-yetisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ın dağında taşında basıp geçtiğimiz ot resmen gram altınla yarışıyor! Doğada kendiliğinden yetişen ısırgan otunun kurutulup paketlenmiş halinin kilo fiyatı raflarda 3.000 TL'yi buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat'ın dağında, taşında, merasında ve ormanlık alanlarında ilkbahar aylarıyla birlikte kendiliğinden yetişen ve yöre halkı tarafından sıkça toplanan ısırgan otu, işlenme ve paketlenme durumuna göre adeta ticari bir cevhere dönüşüyor. Doğada hiçbir emek harcanmadan kendiliğinden büyüyen bu şifalı bitki, kurutulup ambalajlandığında piyasada astronomik fiyatlardan alıcı buluyor.</p>

<p>Bahar aylarında Tokat’taki semt pazarlarında taze olarak bağı (demeti) 20 TL ile 40 TL arasında alıcı bulan ısırgan otu, kurutulup işlendiğinde bambaşka bir fiyat ligine çıkıyor. Piyasada dökme ve büyük paketler halindeki kurutulmuş ısırgan otunun kilo fiyatı ortalama 650 TL ile 700 TL arasında değişirken, aktar ve özel market markalarının raflarına girdiğinde bu rakam kalitesine göre 1.000 TL ile 1.500 TL seviyelerine kadar ulaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Isırgan otunun asıl katma değerli hali ise poşet çay veya küçük gramajlı özel formlarında ortaya çıkıyor. İşleme ve paketleme maliyetlerinin eklenmesiyle birlikte, bu şifalı bitkinin kilo bazındaki değeri 3.000 TL’ye kadar tırmanabiliyor. Doğada her yerde karşımıza çıkan ve çoğu zaman yabani bir ot gözüyle bakılan ısırgan otu, doğru işlendiğinde üreticisine ve satıcısına yüksek kazanç sağlayan stratejik bir ürün haline geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Hami İşler</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/kilosu-yarim-gram-yuzune-bakilmiyor-ama-sifasi-saymakla-bitmiyor-tokatta-kendiliginden-yetisiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/gemini-generated-image-45nsw045nsw045ns.png" type="image/jpeg" length="13776"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Mühendislerinden 100 Bin Saatlik Mucize Dünyanın Peşinde Koştuğu Sağlık Cihazları Artık Yerli]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/turk-muhendislerinden-100-bin-saatlik-mucize-dunyanin-pesinde-kostugu-saglik-cihazlari-artik-yerli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/turk-muhendislerinden-100-bin-saatlik-mucize-dunyanin-pesinde-kostugu-saglik-cihazlari-artik-yerli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlıkta teknoloji devrimini duyurdu: Yerli yapay zekalı endoskopik kapsül, ultrasonografi ve kalp-akciğer makinesi üretimi başlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, sağlık teknolojilerinde küresel ölçekte lig atlayacak yerli ve milli hamlelerini peş peşe duyurdu. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, dünyada sadece parmakla gösterilen sayıda ülkenin geliştirebildiği üst düzey tıbbi cihazlar için Türkiye'nin başlattığı yerli üretim projelerinde tarihi aşamalara gelindiğini açıkladı. Yapay zekadan yüksek mühendisliğe kadar binlerce saatlik emeğin ürünü olan bu cihazlar, Türkiye’yi küresel sağlık pazarında stratejik bir aktör haline getirecek.</p>

<p>Bu devrim niteliğindeki gelişmelerin en dikkat çekeni, dünyada sınırlı sayıda ülkenin üzerinde çalıştığı yapay zekâ destekli endoskopik kapsül görüntüleme cihazı oldu. Hastaların bir kapsül yutarak sindirim sisteminin baştan sona yapay zekayla taranmasını sağlayan bu ileri teknoloji projesinin başarıyla sürdürüldüğünü belirten Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlıkta dışa bağımlılığını bitirecek adımların sinyalini verdi. Aynı zamanda milli mühendislik gücünün bir diğer kanıtı olan Yerli Renkli Doppler Ultrasonografi cihazı için de geliştirme ve seri üretim sözleşmeleri resmen imzalandı. Bu kapsamda ilk etapta yıllık 700 cihaz ve 3 farklı özellikte 2 bin 500 ultrason probunun üretilmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık alanındaki bu teknolojik bağımsızlık hamlesi sadece ultrason ve kapsül cihazlarıyla sınırlı kalmadı. Dünyada yalnızca 3 ülkenin üretim kapasitesine sahip olduğu ve Türk mühendislerinin tam 100 bin saatlik yoğun emeğiyle geliştirilen yerli Kalp-Akciğer makinesi de resmen kullanıma girdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sağlık Bakanlığı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/turk-muhendislerinden-100-bin-saatlik-mucize-dunyanin-pesinde-kostugu-saglik-cihazlari-artik-yerli</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/o9-69.jpg" type="image/jpeg" length="75695"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'a 17 Yeni Doktor Kadrosu: 15 Uzman Hekim ve 2 Hekim Atanacak]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/tokata-17-yeni-doktor-kadrosu-15-uzman-hekim-ve-2-hekim-atanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/tokata-17-yeni-doktor-kadrosu-15-uzman-hekim-ve-2-hekim-atanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Tokat ve ilçelerine toplam 15 uzman hekim ile 2 hekim kadrosu tahsis edildi. Yeni kadroların kentte sağlık hizmetlerinin güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilecek 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü (DHY) kurası kapsamında Tokat ve ilçelerine toplam 15 uzman hekim ile 2 hekim kadrosu tahsis edildi. Açılan yeni kadrolarla birlikte kentte sağlık hizmetlerinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Müjdeyi Tokat milletvekilleri duyurdu</strong></p>

<p>Yeni kadroları AK Parti Tokat Milletvekilleri Yusuf Beyazıt ile Cüneyt Aldemir sosyal medya hesaplarından kamuoyuyla paylaştı.</p>

<p>Milletvekili Yusuf Beyazıt yaptığı açıklamada, "Sağlık Bakanlığı 129. Dönem Devlet Hizmeti Yükümlülüğü kurası kapsamında Tokat'ımız ve ilçelerimiz için 15 Uzman Hekim ve 2 Hekim kadrosu açılmıştır. İlan edilen kadrolara atanacak doktorlarımıza ve şehrimize hayırlı olmasını diliyorum." ifadelerini kullandı.</p>

<p>Milletvekili Cüneyt Aldemir ise, "Sağlık Bakanlığı Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından 129. Dönem Devlet Hizmet Yükümlülüğü (DHY) Kurasında yayımlanan münhal kadrolarda Tokat'ımıza 15 Uzman Hekim ve 2 Hekim kadrosu tahsis edilmiştir. Şehrimize tahsis edilen kadroların hayırlı olmasını diliyorum." dedi.</p>

<p><strong>İlçelere ve branşlara dağılım belli oldu</strong></p>

<p>129. Dönem DHY kurasında Tokat ve ilçeleri için açılan kadrolar şu şekilde sıralandı:<br />
<strong>Tokat Devlet Hastanesi: </strong>Adli Tıp, Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi, Nöroloji<br />
<strong>Erbaa Devlet Hastanesi: </strong>Hekim, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Genel Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Ortopedi ve Travmatoloji<br />
<strong>Reşadiye Devlet Hastanesi:</strong> Hekim, Anesteziyoloji ve Reanimasyon<br />
<strong>Zile Devlet Hastanesi:</strong> Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon<br />
<strong>Turhal Devlet Hastanesi:</strong> Göğüs Hastalıkları<br />
<strong>Artova İlçe Devlet Hastanesi:</strong> İç Hastalıkları<br />
<strong>Yeşilyurt İlçe Devlet Hastanesi:</strong> İç Hastalıkları<br />
<strong>Tokat Dr. Cevdet Aykan Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi: </strong>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları</p>

<p><strong>Sağlık hizmetlerinin güçlenmesi hedefleniyor</strong></p>

<p>Yeni kadroların tamamlanmasının ardından Tokat merkez ile Erbaa, Reşadiye, Zile, Turhal, Artova ve Yeşilyurt'taki sağlık kuruluşlarında hekim ihtiyacının azaltılması ve vatandaşların uzman sağlık hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>129. Dönem DHY kurası sonucunda yapılacak atamaların ardından doktorların önümüzdeki süreçte görev yerlerinde hizmet vermeye başlaması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Tokat Ve İlçelerine 15 Uzman Hekim, 2 Hekim Kadrosu Tahsis Edildi1" height="365" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/tokat-ve-ilcelerine-15-uzman-hekim-2-hekim-kadrosu-tahsis-edildi1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mihriban Timur</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/tokata-17-yeni-doktor-kadrosu-15-uzman-hekim-ve-2-hekim-atanacak</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 02:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/tokat-ve-ilcelerine-15-uzman-hekim-2-hekim-kadrosu-tahsis-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="82283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'ta 11 Yaşındaki Hasta, Uçak Ambulansla Ankara'ya Sevk Edildi]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulansla-ankaraya-sevk-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulansla-ankaraya-sevk-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi gören 11 yaşındaki çocuk, ileri tetkik ve cerrahi tedavi amacıyla İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda uçak ambulansla Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi'nde solunum destek cihazına bağlı olarak tedavi gören 11 yaşındaki çocuk hasta, ileri tetkik ve cerrahi tedavi ihtiyacı nedeniyle Ankara'ya sevk edildi.</p>

<p>Tokat İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen organizasyon kapsamında Sağlık Bakanlığı'na ait uçak ambulans, 26 Haziran Cuma günü saat 21.30 sıralarında havalanarak minik hastayı Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne ulaştırmak üzere görev aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Sağlık ekipleri zamanla yarıştı</strong></p>

<p>Sevk süreci boyunca hastanın sağlık durumunun güvenli şekilde korunabilmesi için sağlık ekipleri titizlikle çalıştı. Yoğun bakım koşullarında sürdürülen hazırlıkların ardından hasta, ambulansla havaalanına ulaştırıldı ve burada uçak ambulans ekibine teslim edildi.</p>

<p>İleri düzey tedavi gerektiren vakalarda kullanılan hava ambulans sistemi sayesinde hastanın en kısa sürede tam donanımlı sağlık merkezine ulaştırılması sağlandı.</p>

<p><img alt="Tokat 11 Yaşındaki Hasta Uçak Ambulans Ankara Sevk1" height="484" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/tokat-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulans-ankara-sevk1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p><strong>İl Sağlık Müdürlüğü'nden geçmiş olsun mesajı</strong></p>

<p>Tokat İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>"İl Sağlık Müdürlüğümüz koordinasyonunda, bugün (26.06.2026) saat 21.30 sularında havalanan uçak ambulans ile Ankara Bilkent Şehir Hastanesine nakledilen minik hastamıza acil şifalar diliyoruz. Hastamızın sağlığı için zamanla yarışan tüm sağlık ekiplerimize özverili çalışmaları dolayısıyla teşekkür ediyor, evladımıza acil şifalar diliyoruz."</p>

<p><img alt="Tokat 11 Yaşındaki Hasta Uçak Ambulans Ankara Sevk2" height="484" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/tokat-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulans-ankara-sevk2.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Mihriban Timur</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulansla-ankaraya-sevk-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 22:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/tokat-11-yasindaki-hasta-ucak-ambulans-ankara-sevk.jpg" type="image/jpeg" length="13102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebola Salgını Patladı 1155 Vaka 304 Kişi Öldü Hızla Yayılıyor]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/ebola-salgini-patladi-1155-vaka-304-kisi-oldu-hizla-yayiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/ebola-salgini-patladi-1155-vaka-304-kisi-oldu-hizla-yayiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KDC İletişim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, salgının başlangıcından bu yana doğrulanmış vaka sayısı bin 155’e ulaşırken, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 304’e fırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde (KDC) geçtiğimiz Mayıs ayında patlak veren yeni Ebola salgını, tüm dünyayı ayağa kaldıran korkutucu bir boyuta ulaştı. KDC İletişim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, salgının başlangıcından bu yana doğrulanmış vaka sayısı bin 155’e ulaşırken, virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 304’e fırladı. Tedavi görerek sağlığına kavuşanların sayısı 138 olarak kayıtlara geçerken, ölüm oranının yüzde 26,3 gibi ürkütücü bir seviyede seyretmesi tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu an itibarıyla hastanelerde 318 kişinin kritik tedavisi devam ederken, salgının kontrol altına alınabilmesi için uluslararası düzeyde adımlar atılıyor. KDC ve komşusu Uganda, virüsün yayılma merkezlerinden biri olan Aru bölgesinde laboratuvar kapasitelerini artırmak ve klinik müdahaleleri güçlendirmek amacıyla 90 günlük ortak bir sınır ötesi müdahale planını devreye soktu. Sınırın diğer tarafındaki Uganda’da da tehlike çanları çalıyor; ülkede 20 vaka tespit edilirken, 2 kişi virüs yüzünden yaşamını yitirdi.</p>

<p>Sağlık yetkililerinden gelen en endişe verici açıklama ise virüsün türüyle ilgili oldu. Mevcut salgına, nadir görülen ve tıp dünyasını çaresiz bırakan "Bundibugyo" varyantının yol açtığı ve bu spesifik virüs türüne karşı henüz onaylanmış bir aşının veya tedavi yönteminin bulunmadığı açıklandı. Yaşanan bu kritik gelişme üzerine Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), durumu "uluslararası halk sağlığı acil durumu" olarak ilan ederek küresel bir seferberlik çağrısında bulundu.</p>

<p>Tarihte ilk kez 1976 yılında Sudan ve KDC’de eş zamanlı olarak ortaya çıkan ve adını Kongo’daki bir nehirden alan Ebola virüsü, geçmişte de Afrika kıtasında kitlesel ölümlere yol açmıştı. 2014-2017 yılları arasında Batı Afrika’yı kasıp kavuran büyük salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve 11 binden fazla insan hayatını kaybetmişti. Aşısı olmayan bu yeni varyantın yeni bir küresel felakete yol açmasından endişe ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DSÖ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/ebola-salgini-patladi-1155-vaka-304-kisi-oldu-hizla-yayiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/t6-8.webp" type="image/jpeg" length="55070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'ta KKKA Şüphesiyle Tedavi Görenlerin Sayısı Açıklandı]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-kkka-suphesiyle-tedavi-gorenlerin-sayisi-aciklandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-kkka-suphesiyle-tedavi-gorenlerin-sayisi-aciklandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisiyle Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi  Hastanesinde tedavi görenlerin sayısı açıklandı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 8 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesinde tedavi ediliyor. Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 8 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu. KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-kkka-suphesiyle-tedavi-gorenlerin-sayisi-aciklandi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2024/04/kene-aa-1853209-tokat-haber.webp" type="image/jpeg" length="57659"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Her Ay 5 Dakika Ayırın: Hayat Kurtaran Meme Kanseri Tavsiyesi]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/her-ay-5-dakika-ayirin-hayat-kurtaran-meme-kanseri-tavsiyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/her-ay-5-dakika-ayirin-hayat-kurtaran-meme-kanseri-tavsiyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayfer Kamalı Polat, erken tanının hastalıklarla mücadelede kritik rolüne dikkat çekerek, 'Hekimler olarak hastalarımızın süreçlerinde her şeyi yaşıyor, erken dönemde elde edilen sonuçların ne kadar yüz güldürücü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle insanları her zaman erken tanı için teşvik ediyoruz. Hedefimiz hastalık belirgin hale gelmeden, sessiz dönemde tespit edebilmektir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Hastanesi Samsun tarafından düzenlenen 'Erken Fark Et, Hayatı Yakala' etkinliğinde vatandaşlara erken teşhis ve düzenli sağlık taramalarının önemi anlatıldı. Program kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, resim sergisi, jimnastik gösterileri ve basketbol şovu da gerçekleştirildi.</p>

<p>OMÜ Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ayfer Kamalı Polat, erken teşhisin birçok hastalıkta tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını söyledi. Sağlık sorunlarıyla erken dönemde mücadele etmenin önemine değinen Polat, 'Sağlık problemleriyle çok daha erken aşamadan baş etmek bizim için önemlidir. Başarımız çok daha belirgin derecede artıyor. Hekimler olarak hastalarımızın süreçlerinde her şeyi yaşıyor, erken dönemde elde edilen sonuçların ne kadar yüz güldürücü olduğunu biliyoruz. Bu nedenle insanları her zaman erken tanı için teşvik ediyoruz. Hedefimiz hastalık belirgin hale gelmeden, sessiz dönemde tespit edebilmektir' diye konuştu.</p>

<p>Bireylerin kendi sağlıklarının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Polat, özellikle meme kanserinde erken farkındalığın hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Polat, 'Kadınlarda sık görülen kanser türlerinden biri meme kanseridir. Kişinin kendi sağlığının sorumluluğunu alarak kontrollerini nasıl yapacağını öğrenmesi büyük önem taşıyor. Her ay düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapılmasını öneriyoruz. 20 yaşından itibaren herkesin bu alışkanlığı kazanması gerekiyor' şeklinde konuştu.</p>

<p>Tarama programlarının önemine de değinen Polat, 'Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği yaş gruplarında yıllık mamografi taramalarına uyulması gerekiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı'nın meme ve serviks kanseri başta olmak üzere yürüttüğü tarama programları vatandaşlar için önemli fırsatlar sunuyor. Hiçbir şikayet olmasa bile bu programlara katılmak büyük önem taşıyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erken teşhisin önündeki en büyük engellerden birinin korku olduğunu belirten Polat, 'Kişinin sağlıklı olduğunu düşünerek kontrollerini ertelemesi veya korku nedeniyle taramalardan kaçınması doğru değil. Erken müdahale edildiğinde çok başarılı sonuçlar elde edebiliyoruz. Mamografi taramalarında 1 santimetrenin altındaki kitleleri bile tespit edebiliyoruz. Bu nedenle düzenli kontroller ihmal edilmemeli' tavsiyelerinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öğrencilerin hazırladığı gösterilerin de yer aldığı etkinlikte, erken teşhis konusunda toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi. Program vatandaşların yoğun ilgisiyle tamamlandı. Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Genel Müdürü Dr. İsmail Şen tarafından Prof. Dr. Ayfer Kamalı Polat'a çiçek takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/her-ay-5-dakika-ayirin-hayat-kurtaran-meme-kanseri-tavsiyesi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/agency/iha/her-ay-5-dakika-ayirin-hayat-kurtaran-meme-kanseri-tavsiyesi.jpg" type="image/jpeg" length="97438"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Geldi, Risk Arttı: Tokat’tan Türkiye’ye Yayılan Tehlike İçin  Kritik Uyarı!]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/yaz-geldi-risk-artti-tokattan-turkiyeye-yayilan-tehlike-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/yaz-geldi-risk-artti-tokattan-turkiyeye-yayilan-tehlike-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, yaz aylarında artan kene vakalarına karşı vatandaşları uyardı. 2002 yılında Tokat’ta başlayan ve zamanla İç Karadeniz’e yayılan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) salgınını hatırlatan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, kene tutunmasının ardından 10 gün boyunca belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarının gelmesiyle birlikte doğada geçirilen vakit arttı ancak uzmanlar, vatandaşları kene tehlikesine karşı uyardı.</p>

<p>Yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte kenelerin aktif hale geldiğini ve bu dönemde kene ısırmalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Medicana Bursa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Reşit Mıstık, insan vücuduna tutunarak kan emen dış parazitler olarak tanımlanan keneler ciddi hastalıklara neden olabildiğini söyledi.</p>

<p><img alt="Dr-3" class="detail-photo img-fluid" height="1059" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/dr-3.jpg" width="1280" /><strong>Ağrı ve Kaşıntı Hissi Oluşturmadığı İçin Zor Farkediliyor</strong></p>

<p>Ağrı ve kaşıntı hissi oluşturmadıkları için fark edilmeleri zor olan keneler, başta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olmak üzere, Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşi, Q Ateşi ve babezyoz gibi birçok virüs, bakteri ve paraziti insanlara taşıyabildiğini ifade eden Prof. Dr. Reşit Mıstık, '2002 yılında Tokat'ta başlayan KKKA salgınının zamanla İç Karadeniz'in büyük bölümüne yayıldı. Kene tutunmasından sonraki 10 gün boyunca kişi ateş, halsizlik, baş ağrısı, bulantı gibi belirtiler açısından kendini izlemeli ve herhangi bir belirti durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurmalıdır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Türkiye Kene Risk Haritası 2026 En Çok Kene Görülen Iller" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/04/turkiye-kene-risk-haritasi-2026-en-cok-kene-gorulen-iller.jpg" width="1280" /><strong>Kene Isısrırsa Ne Yapılmalı? </strong></p>

<p>Kene ısırması durumunda yapılması gerekenleri ise Mıstık şöyle sıraladı: 'Kene ezilmeden, penset yardımıyla vücuda tutunduğu yerden çıkarılmalı. Üzerine herhangi bir madde sürülmemeli. Çıplak elle temas edilmemeli. Çıkarıldıktan sonra kene çamaşır suyuna atılarak imha edilmeli. Kişi mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı. Sonraki 10 gün boyunca ateş, halsizlik, bulantı gibi belirtiler izlenmeli.Kene mümkünse ince uçlu bir pensetle, ezmeden çıkarılmalı. Üzerine kolonya, yağ, deterjan gibi maddeler kesinlikle sürülmemeli. Korunmak için ise, uzun kollu kıyafet ve pantolon giyilmeli. Pantolon paçaları çorap içine sokulmalı. Açık renk kıyafetler tercih edilmeli. Doğadan dönüşte tüm vücut kene açısından kontrol edilmeli.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/yaz-geldi-risk-artti-tokattan-turkiyeye-yayilan-tehlike-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2025/06/kene-fanus-3.jpg" type="image/jpeg" length="72522"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından yaz sıcakları için kalp sağlığı uyarısı]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/uzmanindan-yaz-sicaklari-icin-kalp-sagligi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/uzmanindan-yaz-sicaklari-icin-kalp-sagligi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havaların kalp ve damar sistemi üzerinde önemli bir yük oluşturduğunu söyleyen Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Gültekin Ercan, 'Aşırı sıcak ve nemli havalar, vücudun serinlemek için damarları genişletmesine ve terlemesine neden olur. Bu durum kalbin atım hızını ve pompaladığı kan miktarını artırarak kalbin iş yükünü yükseltir. Bu nedenle, başta kalp hastaları olmak üzere öğle saatleri ve öğleden sonra saat 15.00'e kadar olan sürede açık havada bulunulmamalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı sıcak ve nemli havaların vücudun serinlemek için damarları genişletmesine ve terlemesine neden olduğunu dile getiren  Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Gültekin Ercan, bu durumun kalbin atım hızını ve pompaladığı kan miktarını artırarak kalbin iş yükünü yükselttiğini belirtti.</p>

<p>'Koroner damar hastalığı olanlarda risk daha yüksek'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yazın sıcak günlerde ani tansiyon düşüşlerinin sıvı kaybı ve kanın yoğunlaşmasına yol açarak kalp krizi riskini tetikleyebileceğini işaret eden Uzm. Dr. Mehmet Gültekin Ercan, 'Sıcak havalarda vücut ısısını düşürmek için gelişen terleme ile vücudumuzdan çok fazla sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı olarak tansiyon düşer ve kalbimiz bunu kompanse etmek için çok hızlı atmaya başlar. Bu durum, koroner damar hastalığı olan kimselerde kalp krizi ve ciddi ritim bozukluklarını tetikler' diye konuştu.</p>

<p>'Kaybedilen sıvının geri alınmasına dikkat edilmeli'</p>

<p>Aşırı sıcaklarda özellikle tansiyon hastalarının sıvı kaybı yaşamaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Mehmet Gültekin Ercan, 'Aşırı sıcaklarda terleme ile sıvı kaybı fazla olur, eğer bu sıvı dengeli şekilde yerine konmazsa tansiyonlarda dalgalanmalar ve düşüşler izlenebilir' dedi.</p>

<p>'Kalp hastaları ilaçlarını sıcak havalar için yeniden düzenletmeli'</p>

<p>Sıcak havalarda en riskli saatlerin sıcaklığın en yoğun olduğu öğlen saatleri olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Ercan, 'Öğlen sıcağında vücutta terleme ve sıvı kaybı maksimuma çıkar. Bu yüzden özellikle kalp hastaları sıcak saatlerde dışarıda olmamaya özen göstermelidir. Ayrıca, kalp hastalığı tedavisinde kullanılan ilaçların etkileri sıcak havalarda değişebilir. Havaların ısınmasıyla birlikte kalp hastalarının ilaç tedavisini doktoruna danışarak düzenlemesi gerekir. Doktorlarının bilgisi olmadan kalp ilaçlarını kesmemeli ya da dozunu değiştirmemeleri gerekmektedir' dedi.</p>

<p>Yaz sıcaklarında kalp sağlığı için 5 hayati uyarı</p>

<p>Gün içerisinde özellikle öğle ve öğleden sonra saat 15.00'e kadar olan sürede açık havada bulunulmaması önerisinde bulunan Uzm. Dr. Ercan, yaz sıcaklarında kalp sağlığı için dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı: 'Eğer güneşli bir havada gününüzü dışarıda geçirecekseniz, mutlaka yeterli miktarda su içmeye dikkat edin. Yorucu fiziki aktivitelerden kaçının, yaz aylarında düzenli bir egzersiz programına başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışın. Pamuklu, açık renkli giysiler giyin. Şapka ve gözlük takın. Bu önlemler sıcaktan sizi koruyarak sıvı kaybınızı azaltacaktır. Yürüyüş öncesi ve sonrası mutlaka sıvı alın. Tatil beldelerinde deniz ve havuz kenarında alkollü ve kafeinli içecek içme alışkanlığından vazgeçin. Yürüyüş aralarında gölge ve serin yerlerde dinlenerek ve nefes alarak kalp sağlığınızı koruyun. Kalp hastası olan kişiler yanlarında cep telefonu bulundurmalı ve acil durumda çağırabilecekleri bir yakınının numarasını kaydetmelidir.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/uzmanindan-yaz-sicaklari-icin-kalp-sagligi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2024/04/kalp-krizi-tokat-haber.webp" type="image/jpeg" length="75962"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyumadan Önce Telefona Bakmak Zararlı Mı? Uyku Kalitesini Bozan 5 Önemli Hata!]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/uyumadan-once-telefona-bakmak-zararli-mi-uyku-kalitesini-bozan-5-onemli-hata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/uyumadan-once-telefona-bakmak-zararli-mi-uyku-kalitesini-bozan-5-onemli-hata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde sabahları yorgun uyanma ve gün boyu süren halsizlik şikayetlerinin artmasıyla birlikte, uyku kalitesini bozan faktörler internette en çok araştırılan konular arasına girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Özellikle yatmadan önce telefon ekranına bakmanın sağlığa etkileri ve sağlıklı bir uykunun nasıl olması gerektiği milyonlarca kişi tarafından merak ediliyor. "Uyumadan önce telefona bakmak uykuyu kaçırır mı?", "Uyku kalitesi nasıl artırılır?", "Sabahları neden yorgun uyanıyorum?" sorguları arama motorlarında zirveye yerleşti. İşte konuya dair tüm merak edilen o soruların yanıtları...</p>

<p>Günümüzün en büyük problemlerinden biri olan uykusuzluk ve sabahları yataktan kazınarak kalkma hissi, aslında sandığımızdan çok daha farklı nedenlere dayanıyor. Uzmanlar, sadece uzun saatler uyumanın dinç uyanmak için yeterli olmadığını, asıl meselenin uykunun kalitesi ve biyolojik ritmimiz olduğunu vurguladı. Özellikle gece yatağa girdiğimizde elimizden bırakamadığımız akıllı telefonların beynimize yaptığı oyunlar, bilim dünyasını bile şaşkına çevirdi. İnsanlar artık arama motorlarında sürekli olarak "uyku döngüsü hesaplama", "melatonin hormonu nasıl artırılır", "derin uyku ve REM uykusu farkı", "kaliteli uyku için oda sıcaklığı kaç derece olmalı" gibi en çok aranan anahtar kelimeler üzerinden dertlerine çare arıyor. Uzmanların uyarıları ve bilimsel araştırmalar, uyku hakkında doğru bildiğimiz yanlışları gün yüzüne çıkardı.</p>

<h2>UYUMADAN ÖNCE TELEFONA BAKMAK UYKULARI NASIL KAÇIRIYOR?</h2>

<p>Bilim insanları, gece yatmadan hemen önce akıllı telefon, tablet veya bilgisayar ekranlarına bakmanın zararlarını net bir şekilde gözler önüne serdi. Harvard Üniversitesi verileriyle desteklenen araştırmalara göre, bu teknolojik cihazlardan yayılan mavi ışık, vücudumuzun doğal yollarla salgıladığı uyku hormonu olan melatonini yüzde 50 oranında baskılıyor. Bu durum da kişinin uykuya dalma süresini tam 90 dakikaya kadar geciktiriyor. Kısacası yatakta saatlerce dönüp durmanın ve uykusuzluğun baş sorumlusu o masum gibi görünen dijital ekranlar.</p>

<p><img alt="Uyku Telefon 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/uyku-telefon-1.jpg" width="1280" /></p>

<h2>UYKU ESNASINDA BEYNİMİZ ASLINDA NE YAPIYOR?</h2>

<p>Halk arasında uykunun beyni tamamen kapattığına dair yaygın bir inanç var. Ancak nörobilimciler bu düşüncenin tamamen yanlış olduğunu kanıtladı. Beynimiz, biz uyurken gündüz olduğundan çok daha yoğun ve karmaşık bir mesai harcıyor. Gece boyunca adeta dev bir temizlik ve onarım fabrikası gibi çalışıyor. Uyku, kesintisiz ve düz bir 8 saatlik süreçten ziyade, her biri yaklaşık 90 dakika süren döngülerden oluşuyor. Bu döngüler; hafif uyku, orta uyku, vücudun fiziksel olarak kendini yenilediği derin uyku ve zihinsel fonksiyonlarla hafızanın tazelendiği REM uykusu olarak dörde ayrılıyor. Gecenin ilk yarısında derin uyku ön plandayken, sabaha doğru REM uykusu sahneyi devralıyor.</p>

<h2>SABAH YORGUN UYANMANIN NEDENLERİ VE UYKUYU SABOTE EDEN 5 UNSUR NELER?</h2>

<p>Birçoğumuz farkında olmadan kendi uyku kalitemizi kendi ellerimizle yerle bir ediyoruz. Uzmanlar, uyku döngümüzü bozan en temel beş hatayı şu şekilde sıraladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Yanlış Zamanda Çalan Alarm:</strong> Tam derin uyku evresindeyken uyanmak, kişide "uyku ataleti" adı verilen ve gün boyu süren bir sersemlik hissi yaratıyor. Uzmanlar bu yüzden uyku süresinin 90 dakikanın katları (örneğin 6 saat ya da 7.5 saat) olacak şekilde ayarlanmasını tavsiye etti.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ekranlardan Gelen Mavi Işık:</strong> Yatmadan önceki iki saat içinde ekranlara maruz kalmak, daha önce de belirtildiği gibi melatonini yarı yarıya azaltıp uykuyu bir buçuk saat öteliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Akşam Tüketilen Kafein:</strong> Kahve ve çaydaki kafeinin vücuttan atılması ortalama 5-6 saati buluyor. Öğleden sonra içilen tek bir kahve bile geceki derin uykunuzdan yüzde 20 oranında çalabiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Alkol Tüketimi:</strong> Alkol insanı hızla uyutuyor gibi görünse de, gece boyu mikro uyanmalara yol açıyor. En önemlisi de yaratıcılık ve hafıza için hayati bir öneme sahip olan REM uykusunu engelliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Yanlış Oda Sıcaklığı:</strong> Beynin uyku moduna tam anlamıyla geçmesi için vücut ısısının 1 derece kadar düşmesi şart. Bu nedenle ideal uyku odası sıcaklığının 16 ile 19 derece arasında tutulması gerekiyor. Yatmadan önce alınan ılık bir duş, vücut ısısını hızla düşürerek uykuya geçişi bir hayli kolaylaştırıyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bilim insanları, günlük rutinimizdeki bu basit faktörlerden sadece birini ya da ikisini bile düzeltmenin genel yaşam ve uyku kalitesinde muazzam bir artış sağladığının altını çizdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/uyumadan-once-telefona-bakmak-zararli-mi-uyku-kalitesini-bozan-5-onemli-hata</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/uyku-telefon-manset.jpg" type="image/jpeg" length="62973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat'tan İstanbul'a Uçak Ambulansla Umut Yolculuğu]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/tokattan-istanbula-ucak-ambulansla-umut-yolculugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/tokattan-istanbula-ucak-ambulansla-umut-yolculugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedavi gören 9 günlük bebek, ileri tetkik ve cerrahi müdahale amacıyla İstanbul'a sevk edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat İl Sağlık Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen sevkte, minik hasta 18 Haziran 2026 tarihinde saat 01.30 sıralarında uçak ambulansla İstanbul'daki Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu Şehir Hastanesi'ne nakledildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Ambulans Uçak2" class="detail-photo img-fluid" height="996" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/ambulans-ucak2.jpg" width="1280" />Sağlık ekiplerinin titizlikle yürüttüğü operasyon kapsamında, bebeğin ileri düzey tetkik ve tedavisinin İstanbul'da sürdürülmesi planlanıyor. Tokat'tan havalanan uçak ambulans, sevki güvenli şekilde tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/tokattan-istanbula-ucak-ambulansla-umut-yolculugu</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/ambulans-ucak-kapak.png" type="image/jpeg" length="93958"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tokat’ta Uluslararası Kene Alarmı: Japon Bilim İnsanları Sahada]]></title>
      <link>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-uluslararasi-kene-alarmi-japon-bilim-insanlari-sahada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-uluslararasi-kene-alarmi-japon-bilim-insanlari-sahada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kene kaynaklı hastalıklarla mücadelede uluslararası iş birliği büyüyor. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde gerçekleştirilen görüşmede, Tokat’taki kene faunası ve olası hastalık risklerine ilişkin son veriler paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinde (TOGÜ) Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Japonya Tıbbi Araştırma ve Geliştirme Ajansı (AMED) tarafından desteklenen uluslararası proje kapsamında görev yapan Japon araştırmacılar ve proje ekibi, Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz'ı makamında ziyaret etti.</p>

<p><img alt="Japon 2" class="detail-photo img-fluid" height="832" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/japon-2.jpg" width="1280" /><strong>Rektör Yılmaz'a Bilgiler Verildi</strong></p>

<p>Rektörlük makamında gerçekleşen ziyarette, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalının paydaş olarak yer aldığı 'One Health Approach to Control of Neglected Tropical Diseases with Special Attention on Sand Fly and Mosquito-Borne Infections (SATREPS)' projesi kapsamında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Proje çerçevesinde Tokat ve çevresinde kene faunasının belirlenmesi, kene türlerinin dağılım haritalarının oluşturulması, elde edilen verilerin iklimsel faktörlerle birlikte değerlendirilmesi ve kene kaynaklı muhtemel patojenlerin tespitine yönelik sürdürülen araştırmaların son durumu paylaşıldı.</p>

<p><img alt="Japon1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/japon1.jpg" width="1280" /><strong>Yılmaz: Uluslararası Bilimsel İşbirlikleri Önemli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversiteler arası ve uluslararası bilimsel iş birliklerinin önemine dikkat çekti. Yürütülen araştırmaların hem bilim dünyasına hem de toplum sağlığına önemli katkılar sunacağını belirten Yılmaz, üniversitenin uluslararası araştırma projelerinde aktif rol almasından memnuniyet duyduğunu ifade etti. Ziyaret, proje kapsamında yürütülen çalışmaların değerlendirilmesi ve gelecekte yapılması planlanan faaliyetlere ilişkin görüş alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.</p>

<p><img alt="Japon3" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tokathabercomtr.teimg.com/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/japon3.jpg" width="1280" />Ziyarete Tokyo Üniversitesinden Dr. Yuki Shoshi ve Dr. Kyoko Sawabe, Japonya Ormancılık ve Orman Ürünleri Araştırma Enstitüsünden Dr. Kandai Doi, Japonya Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsünden Dr. Ryo Matsumura ile TOGÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Adem Keskin, Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Aykur ve Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Çağlar Berkel katıldı. Heyette ayrıca Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Yusuf Özbel ve Prof. Dr. Seray Töz ile Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğünden Doç. Dr. Bekir Çelebi, Uzm. Dr. Umut Berberoğlu ve Dr. Ünal Altuğ da yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.tokathaber.com.tr/tokatta-uluslararasi-kene-alarmi-japon-bilim-insanlari-sahada</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tokathabercomtr.teimg.com/crop/1280x720/tokathaber-com-tr/uploads/2026/06/japon4.jpg" type="image/jpeg" length="12278"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
