Günlük yaşamın vazgeçilmezi olan su tüketimi hakkında toplumda yerleşmiş "ne kadar çok, o kadar iyi" algısı, uzmanların son uyarısıyla değişiyor. Sağlıklı yaşam denildiğinde akla ilk gelen bol su içme alışkanlığı, yanlış uygulandığında vücut için ciddi bir tehdide dönüşebiliyor.
BAŞ DÖNMESİ VE MİDE BULANTISIYLA BAŞLIYOR
Uzmanlar, suyun "doğru dozda kullanılması gereken bir ihtiyaç" olduğunu vurguluyor. Özellikle kısa sürede tüketilen aşırı miktardaki suyun, kandaki sodyum (tuz) oranını düşürerek hayati riskler taşıyan "su zehirlenmesine" yol açabileceği belirtiliyor. Bu durum kendini baş dönmesi, mide bulantısı ve ağır vakalarda bilinç kaybı ile gösteriyor.
ÇAY VE KAHVE SU DEĞİLDİR!
Toplumda en sık yapılan hatalardan biri de çay ve kahveyi su yerine koymak. Uzmanlar, bu içeceklerin içeriğindeki kafein nedeniyle vücuttan su atımını hızlandırdığını, yani su ihtiyacını karşılamak yerine artırdığını söylüyor. İdrar rengine dair de uyarıda bulunan uzmanlar, "Koyu renk az su içildiğini, açık renk ise yeterli içildiğini her zaman göstermez" diyerek bu konuda kesin bir genelleme yapmanın yanıltıcı olabileceğine dikkat çekiyor.
KİMLER RİSK ALTINDA?
Su tüketiminin özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerde mutlaka doktor kontrolünde olması gerektiği vurgulanıyor. Kalp yetmezliği, siroz ve böbrek hastalarında fazla su alımının vücutta ödem yapabileceği ve nefes darlığına neden olarak hastaneye yatış gerektirebileceği ifade ediliyor. Uzmanlar, herkes için geçerli standart bir "litre" hesabı yerine; kilo, yaş, iklim ve fiziksel aktiviteye göre kişisel su ihtiyacının belirlenmesi gerektiğini kaydediyor.