TERÖRSÜZ TÜRKİYE: HAYAL DEĞİL, GERÇEK OLMALIDIR!

Türkiye; "Terörsüz Türkiye" sözlerinin hayata geçmesi için olağan üstü gayret sarf ediyor. TBMM de Grubu bulunan Partiler Komisyon oluşturdu.

Abone Ol

Türkiye, kırk yılı aşkın süredir terör belasıyla mücadele ediyor. Bu mücadele, sadece güvenlik güçlerinin değil, aynı zamanda siyaset kurumunun, toplumun ve devlet aklının ortak bir sınavıdır.

Bugün geldiğimiz noktada, "Terörsüz Türkiye" hayali artık sadece bir temenni değil, gerçek adımlarla desteklenen bir hedef haline gelmiş durumda. Bu hedefin ortaya konulmasında başta Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlı tutumu, ardından Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bu düşünceye açık destek vermesiyle birlikte yeni bir sürecin kapıları aralandı.

Siyasi Birliktelik: İlk Adım Atıldı

Terörle mücadelede en büyük handikaplardan biri, siyasi partilerin bu konuda ortak bir duruş sergileyememesiydi. Geçmişte, partiler terörle mücadele konusunda farklı kulvarlarda ilerlemeyi tercih etmiş, bu da zaman zaman terör örgütlerinin işine yarayan bir boşluk doğurmuştu. Ancak son dönemde bu algı kırılıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan partilerle birlikte, grubu bulunmayan partilerin de içinde yer aldığı ve 48 milletvekilinden oluşan özel bir komisyonun kurulması, bu konuda atılmış son derece kıymetli bir adımdır.

Bu komisyon, sadece bir temsiliyet değil; Türkiye'nin ortak acısına karşı ortak irade göstermesinin nişanesidir. Meclis çatısı altında oluşan bu birliktelik, terörün her türlüsüne karşı net ve güçlü bir mesajdır: Türkiye artık ayrışarak değil, birleşerek bu mücadeleyi sürdürecektir.

Yeniden Bir Toplumsal Mutabakat Doğuyor

Terörle mücadelede yalnızca askeri başarılar yetmez. Toplumsal birlik, siyasal kararlılık ve ortak vicdan olmadan, bu mücadele eksik kalır. "Terörsüz Türkiye" düşüncesi, toplumun her kesiminde yankı bulmuş, siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak, ülkenin ortak selameti etrafında kenetlenilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir.

DEM Partisi gibi yeni oluşumların da sürece dâhil edilmesi, mücadeleyi daha kapsayıcı bir hale getirmiştir.

Terörle mücadele ancak ve ancak tüm siyasi partilerin, her türlü ideolojik farklılığı bir kenara bırakarak ortak hareket etmesiyle başarıya ulaşabilir. Teröre dolaylı ya da doğrudan hiçbir şekilde alan tanımayan bir Meclis, artık bu milletin en büyük güvencesidir.

Güvenlik Güçlerinden Teknolojik Atılım

Türkiye’nin terörle mücadelesindeki bir diğer önemli gelişme de, güvenlik güçlerinin teknik ve teknolojik kapasitesinin son yıllarda olağanüstü düzeyde artmış olmasıdır. Özellikle son on yılda savunma sanayiindeki büyük atılımlar, sınır ötesi ve sınır içi operasyonlarda ciddi başarılar getirmiştir.

İHA’lar, SİHA’lar, yerli yazılımlar ve ileri gözetleme teknolojileriyle artık terör örgütlerinin hareket alanı daralmış, lojistik hatları kesilmiş ve barınma alanları büyük ölçüde yok edilmiştir.

Eskiden teknolojik yetersizlikten dolayı verilen kayıplar ve kaçırılan fırsatlar, artık yerini daha stratejik, daha nokta atışı operasyonlara bırakmıştır. Bu da gösteriyor ki, "Terörsüz Türkiye" hedefine ulaşmak, geçmişe göre artık çok daha mümkün ve erişilebilirdir.

Teröre Sıfır Tolerans: Ortak Sorumluluk

Her ne kadar bazı siyasi partiler zaman zaman "teröre doğrudan destek vermiyoruz" açıklamaları yapsalar da, geçmişte bazı kesimlerin teröre göz yumduğu veya sessiz kaldığı da kamuoyunun malumudur. Bugün ise bu tutum değişmek zorundadır. Siyasi partilerin TBMM çatısı altında verdikleri destekle oluşturulan bu yeni mücadele hattı, sadece güvenlik politikalarını değil, aynı zamanda Türkiye’nin siyasi kültürünü de değiştirme potansiyeline sahiptir.

Artık kimsenin terör konusunda gri alanda kalmaya, lafı dolandırmaya hakkı yoktur. Teröre karşı net tavır koymak, her siyasi aktörün hem ahlaki hem de anayasal sorumluluğudur.

Terörsüz Türkiye: Hayata Geçmek Üzere

Kolay mı? Elbette değil. Ancak imkânsız da değil. Bugün Türkiye, terörle mücadelede hem saha üstünlüğünü ele geçirmiş, hem de siyasi alanda güçlü bir birliktelik oluşturmuştur.

Toplumun her kesiminden bu mücadeleye gelen destek ise, ülkenin kararlılığını perçinlemektedir.

"Terörsüz Türkiye" artık bir ütopya değil; adım adım inşa edilen, sabırla yürütülen, ortak akılla şekillenen bir gerçekliktir. Yeter ki bu birlik ve kararlılık bozulmasın. Çünkü terör örgütlerinin en çok korktuğu şey, Türkiye’nin içeride bir olmasıdır.

Bu topraklarda artık kan değil, kardeşlik Türküleri yansımalı, dostluk Rüzgarları bölgeyi sarmalı.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack: “Özgür Kürdistan olmayacak Özgür SDG devleti olmayacak”sözleri terörün bitmesi noktasında önemli görülsede yinede dikkatli olmakta fayda vardır.

ABD Ankara Büyükelçisi Thomas Barrack, Gazeteci Yunus Paksoy’a konuşmuş. ‘SDG dediğiniz YPG’dir. YPG, PKK’nın bir türevidir.’ ‘Onlara bir devlet içinde bağımsız bir hükümet borçlu değiliz.’ ‘Şam-SDG anlaşması işe yaramadı, SDG artık makul olmalı.’ ‘SDG ya makul olur ya da alternatif gündeme gelir.’ Önemli açıklamalar. Paksoy’u da tebrik ederim bu arada. Büyükelçiyle aynı frekansta buluştuk sonunda. Buradan Öcalan da YPG de ders çıkarıp sürece odaklanmalı, kardeşlik projesi için Türkiye’nin birliği ve güvenliğine halel getirecek senaryoları artık zihinlerinden silmelidir. Öcalan, bundan sonra bir cümle de YPG için kurar, bu noktayı boşlukta bırakmazsa iyi olur.

YPG de artık gerçeği görmeli, Şam’a entegre olmalıdır.

Terörsüz Türkiye, terörsüz bölge herkese kazandırır.

Günün Sözü; Domuzdan Post, O…pudan Dost olmazmış!!!

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 80000); // **80 saniye**