Geçtiğimiz günlerde bu köşede, "GOP Bulvarı mı, yol geçen hanı mı?" diye sormuştum. Görünen o ki bu sorunun cevabını Tokatlı hemşehrilerim her geçen gece daha gürültülü bir şekilde almaya devam ediyor. Kentin en işlek caddesi olan Gaziosmanpaşa Bulvarı, geceleri sessizliğe bürünmesi gereken bir yer olması gerekirken, adeta bir kaosa teslim olmuş durumda.
Sıcak havanın boğucu etkisiyle yaprak kıpırdamayan bir Temmuz gecesi… Saat 04.00 sularında uykunun en tatlı anlarında, bir grup gencin bağırışları, küfür ve tehditleriyle yataktan fırladık. Evet, yanlış duymadınız. Sabahın köründe, Latifoğlu Konağı'nın hemen önünde, yaklaşık dört kişilik bir erkek grubu kentin huzurunu fütursuzca paramparça etti.
İçlerinden biri –muhtemelen alkollüydü, ama bu yalnızca bir tahmin– telefonla birine bağırıyor, küfürler savuruyor, tehditler yağdırıyordu. Diğerleri ise onu zapt etmeye çalışıyordu. Ancak olayın boyutu öyle bir noktaya vardı ki, çevrede yaşayan bizler için gecenin karanlığı değil, insanın insana ettiği laflar ürkütücüydü.
Yaşananlar yaklaşık yarım saat sürdü. Ben ve diğer komşular uykusuz, tedirgin ve öfkeliydik. Gürültü o kadar büyüktü ki pencereleri kapatsanız da fayda etmiyor. Etraf boş, gece sessiz; ama bu sessizlik adeta işkenceye dönüşüyor. Çareyi 112’yi aramakta buldum. Neyse ki ekip bir süre sonra olay yerine geldi. Şahıslarla konuşuldu, uyarılar yapıldı, sonra ekip uzaklaştı.
Ancak aklıma şu soru takıldı: Bu kadar uzun süre caddeyi inleten küfürlere neden gece bekçileri kulak kabartmadı? Kentin merkezindeki bir caddede, mobese kameraları gece bu kadar mı kör? Devriye gezen polisler bu sesi nasıl duymadı? Sorular çok, ama cevapsız bırakılmaması gereken sorular bunlar.
Tokat her fırsatta "huzur şehri" olarak anılır. Bir kız öğrencinin gece saatlerinde rahatlıkla cadde boyunca yürüyebileceği örneği verilir. Ama bu tür taşkınlıkları yapanlar, o huzur algısını gölgelemeye başlıyor. İnsan ister istemez düşünüyor: Bu kişiler bu cesareti kimden alıyor? Herkesin uykuda olduğu saatlerde sokak ortasında bağıran, küfreden, tehditler savuran birine müdahale edilmesi bu kadar mı zor?
Devletin Eli Nerede?
Gece sokakta huzuru bozan bir kişinin karşısında, en kısa sürede devleti temsil eden bir elin belirmesini bekliyoruz. Çünkü vatandaşı uykusundan edecek kadar pervasızlaşmış bir davranışa, ancak caydırıcı bir müdahale engel olabilir.
Çiğ köftecinin önünde başlayan, mahalleliye cehennem gibi bir gece yaşatan bu olay yalnızca bir örnek. Ve maalesef bu örnekler artıyor. Şimdi kamuoyunun ve yetkililerin sorması gereken asıl soru şu:
"Tokat gerçekten bir huzur şehri mi, yoksa huzuru kanıksanmış bir sessizlik mi?"