Yeşilırmak havzasının bereketli toprakları üzerinde 6 bin yıllık kesintisiz bir tarihe ev sahipliği yapan Tokat, ziyaretçilerine adeta bir açık hava müzesi atmosferi sunuyor. Geçmişten günümüze 14 farklı devlete ve sayısız beyliğe kucak açan bu özel coğrafya, sadece mimari eserleriyle değil, kulaktan kulağa yayılan efsaneleriyle de büyük ilgi çekiyor. Evliya Çelebi'nin "Alimler ve Şairler Şehri" diyerek övdüğü kentin kökenine dair birbirinden ilginç rivayetler dilden dile dolaşıyor. Seyahat rotasını bu tarihi kente çevirenler veya yaşadığı bölgenin geçmişini öğrenmek isteyenler, Tokat isminin anlamı nedir, Tokat'ın eski adları nelerdi ve Tokat kelimesi nereden gelir sorgularını yoğunlaştırdı. İşte çok merak edilen o soruların yanıtları...
TOKAT'A NEDEN TOKAT DENMİŞ, İSMİNİN KÖKENİ NEREDEN GELİYOR?
Tarihi kentin isminin nereden geldiğine dair kesin ve tek bir yazılı belge olmasa da, tarihçiler ve halk arasında kabul gören birbirinden güçlü dört farklı rivayet öne çıkıyor:
-
Besili Atların Yurdu (Tok-at): Üzerinde en çok durulan ve en yaygın olan görüştür. Bölgenin oldukça verimli meralara ve otlaklara sahip olması, burada yetişen atların sürekli "tok" (besili) gezmesini sağladı. Bu nedenle bölgeye "Tok-at" denildiği ve zamanla kelimelerin birleşerek bugünkü halini aldığı düşünülüyor.
-
Surlu Şehir (Tok-kat): Ali Cevat ve İsmail Hakkı Uzunçarşılı gibi ünlü tarihçilerin savunduğu bilimsel tezdir. Bu görüşe göre kelime, "muhafazalı kale" veya "surlu şehir" anlamına gelen "Tok-kat" ifadesinden türeyerek günümüze ulaştı.
-
Efsanevi Kahraman (Dok-Ad): Ünlü seyyah Evliya Çelebi, Seyahatnamesi'nde tarihi Tokat Kalesi'ni Amalika kavminden "Dok-Ad" adlı efsanevi bir kahramanın inşa ettiğini ve kentin ismini bu kişiden aldığını rivayet ediyor.
-
Togayıt Türkleri: Bazı akademik araştırmacılar ise bölgeyi ilk kuran Turani asıllı "Togayıt" Türklerinin adının, zaman içinde dildeki dönüşümlerle "Tokat" şeklini aldığını belirtiyor.
TOKAT'IN ESKİ İSİMLERİ NELERDİR?
Milattan önce 5500'lü yıllara uzanan köklü geçmişinde Hititlerden Bizans'a, Danişmendlilerden Osmanlı'ya kadar pek çok medeniyeti ağırlayan kent, her dönem farklı bir isimle anıldı. Tarihi kaynaklar incelendiğinde Tokat'a geçmişte Comano Pontika, Komana, Evdoksia, Dokia, Dokat, Kah-Cun, Sobaru, Darün-Nusret ve Darün-Nasr gibi birbirinden farklı ve dönemin ruhunu yansıtan isimler verildiği görülüyor.
SEYYAHLARIN GÖZÜNDEN TOKAT: TARİHTE NASIL ANLATILDI?
Günümüzde "900 Adımda 900 Yıl" sloganıyla tanıtılan ve kesintisiz bir mimari şölen sunan kent, yüzyıllar boyunca dünyaca ünlü seyyahların ve alimlerin de övgüsünü topladı. Evliya Çelebi Tokatlılar için "Gariplerle dostturlar, kin tutmaz, hile bilmez derya gönüllü insanlar" derken, Hacı Bektaş-ı Veli kenti "Alimler konağı ve şairler yatağı" olarak tanımladı. Fransız botanikçi Tournefort 1714 yılındaki ziyaretinde kentin ticari zenginliğine hayran kalırken, ünlü gezgin Tavernier ise kervansarayların yolculara sunduğu huzur ve sükuneti kitaplarında uzun uzun anlattı.