Türkiye'de ceviz tüketimi her geçen gün artarken, piyasada yerli üreticiyi zor durumda bırakan ve tüketici sağlığını tehdit eden çok ciddi iddialar gündeme geliyor. Türkiye'ye giriş yapan ithal cevizlerin yüzde 80 gibi devasa bir oranı deniz yoluyla taşınıyor. Ancak asıl tehlike, bu uzun nakliye süreçlerinde ve depolama koşullarında ortaya çıkıyor. Sektör temsilcileri ve yerli üreticiler, özellikle son dönemde denetim yetersizliğinden faydalanan bazı kötü niyetli satıcıların, uzak coğrafyalardan gelen kalitesiz ithal ürünleri ve Çin cevizini, dünyaca ünlü yerli "Tokat Niksar Cevizi" adı altında piyasaya sürdüğünü belirtiyor. Bu durum hem emeğinin karşılığını alamayan yerli üreticiyi mağdur ediyor hem de tüketicinin kandırılmasına yol açıyor.
Ceviz alırken sadece dış görünüşüne değil, ürünün ithal edildiği menşeye ve taşınma koşullarına da mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor. Ceviz Üreticileri Derneği (CÜD) Başkanı Ömer Ergüder'in de sıklıkla üzerinde durduğu ve tüketicileri hayati derecede uyardığı en büyük risklerin başında ise "aflatoksin" maddesi geliyor. İthal cevizlerde ciddi bir halk sağlığı problemi olan aflatoksin riski, ürünün hangi ülkeden geldiğinden ziyade; hasat, kurutma, taşıma ve depolama zincirindeki hatalardan kaynaklanıyor. Hasat sonrası yetersiz kurutma, uzun süre sıcak ve nemli gemi ambarlarında depolama, nakliye esnasında nem alma, kabuk çatlakları ve küflü ürünlerin sağlam cevizlerle teması kanserojen bir madde olan aflatoksin oluşumunu doğrudan tetikliyor.