Tokat sınırları içerisinde yer alan Komana Antik Kenti, Helenistik Dönem'in en önemli iki tapınak devletinden biri olarak tarih sahnesine çıkıyor. Kapadokya mimari özelliklerini taşıyan bu yapı, o dönem bölgenin hem dini hem de ticari merkezi konumunda bulunuyordu. Yıl boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırlayan kent, Pontus Krallığı'nın çöküşüyle birlikte büyük bir idari dönüşüm yaşadı.
KOMANA ANTİK KENTİ NEREDE VE NASIL GİDİLİR?
Tarihe tanıklık eden Komana Antik Kenti, Tokat il merkezinin 9 kilometre kuzeydoğusunda konumlanıyor. Gümenek Mevkii olarak bilinen ve verimli ovaya hakim geniş bir tepe üzerinde yer alan ören yeri, ulaşım açısından son derece rahat bir noktada bulunuyor. Ziyaretçiler, şehir merkezinden Almus istikametine doğru ilerleyerek bölgeye kısa sürede varabiliyor.
Özel araçla seyahat edenler, yön tabelalarını takip ederek yaklaşık on beş dakikalık bir yolculukla antik kentin eteklerine ulaşıyor. Toplu taşımayı tercih eden vatandaşlar için ise merkezden kalkan ve Gümenek güzergahında hizmet veren minibüs hatları düzenli ulaşım sağlıyor. Tepe etrafındaki verimli topraklar, tarih ve doğa tutkunlarını aynı rotada buluşturuyor.
BÖLGE YÖNETİMİNDE ROMA İZLERİ
Tarihi kaynaklara göre antik kent bir dönem prenslik statüsünde yönetiliyordu. Roma İmparatorluğu'nun ünlü komutanı Pompey tarafından M.Ö. 1. yüzyılda yeniden şekillendirilen bölge yönetimi daha sonra doğrudan imparatorluğa bağlantı. Augustus ve Caesar gibi tarihi figürler, tapınak devletine yeni topraklar ekleyerek kentin etki alanını genişletti.
TOKAT CAMİLERİNDE YAŞAYAN ANTİK MİRAS
Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte tapınak eski gücünü kaybederek zamanla işlevini yitirdi. Ancak Komana'nın mimari izleri günümüze kadar ulaşmayı başardı. Tokat kent merkezinde bulunan Ali Paşa Camii'nin inşasında kullanılan sekiz adet gri sütunun doğrudan bu antik tapınaktan getirildiği değerlendiriliyor. Ulu Camii ve Garipler Camii'ndeki bazı sütun başlıkları da aynı tarihi geçmişi paylaşıyor.
Bölgede yürütülen saha araştırmaları, Yeşilırmak üzerinde kenti ovaya bağlayan antik bir köprünün varlığını doğruladı. Dönemin sikkelerinde tasvir edilen sütunlu tapınağın ihtişamı, tespit edilen temel dolguları ve su regülatörü içindeki köprü ayağı kalıntılarıyla tarihsel bir bütünlük oluşturuyor.