Devletimiz güçlü, ülkemiz bölgesel bir dev güç dedim.
Peki, neden bu güçlü ülkenin nimetleri Tokat’a yansımıyor?
Asıl can alıcı soru bu: Neden Ankara’da hazırlanan hiçbir projede Tokat yok?
Daha önce de yazmıştım: Sanayi Alanları Master Planı’nın ilk ve ikinci fazında Tokat yok.
Ulaştırma Bakanlığı’nın kendi haritasında duruyor Orta Koridor Demiryolu Ağı; Çin’den Londra’ya uzanan o dev ticaret omurgası Sivas’tan sonra güneye, Kayseri’ye kıvrılıyor, bizi pas geçiyor.
Ankara bürokrasisi Tokat’ı yok sayıyor.
Hakkımızı arayacak kimsemiz yok mu?
Bir mesajda yazılmış: “Tokat’ta milletvekilleri ne işe yarıyor?”
Haber paylaşımlarının altına düşen yorumlar zehir zemberek.
Örneğin, bu hafta Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, Ulaştırma Bakanı’na Sungurlu-Alaca-Zile yolunu soruyor. Bakan yazılı cevap veriyor: 154,7 km’lik hat, 71,6 km’si bölünmüş yol olmuş, kalanlar “kademeli” devam ediyormuş. Somut bilgi, somut ilerleme takibi.
Peki Tokat ne yapıyor?
Bizde ise Yıldızeli’ne YHT istasyonu açıldı diye teselli dağıtıyoruz. Tokat’a doğrudan tren gelmiyor, otobüsle aktarma yapıyoruz. Kışın karlı yolda ölüm riski, bilet fiyatları zamla 2 bin liraya dayanıyor.
Bir paylaşımın altına yazılmış: “Yıldızeli’ni Tokat’a bağlayalım, hızlı tren Tokat’a geldi diyelim” esprisi artık komik bile gelmiyor; tam bir züğürt tesellisi.
Buna da şükür mü diyelim?
Hayır, şükür edecek halimiz kalmadı!Tokat’ın 206 yaşının başında konuştuğumuz sorunlar 50 yıldır aynı.
Doğrudan YHT bağlantısı hâlâ hayal.
Ankara-Samsun YHT’si bizi teğet geçecek gibi görünüyor.
Zile-Turhal yolu etap etap sürüyor ama bitiş tarihi yok.
Kışın ölümcül yollar, pahalı aktarmalar, susuzluk, trafik kilitlenmesi...
Bunlar için kaç tane somut soru önergesi verildi, kaç tane takip yapıldı?
Çorum’un vekili bir soruyla bakanı konuşturuyor, detaylı cevap alıyor, kamuoyu bilgileniyor.
Bizde ise “müjde” diye sunulan şey pahalı otobüs bileti ve yarım kalan yollar.
Beş vekilimiz Ankara’da genel siyasetin içinde kayboluyor.
Tokat’ın acil dertlerini yüksek sesle bağırmıyorlar.
Tokatlılardan eleştiriler artıyor: “Ankara’yı bırakın, Tokat’a bakın!” diyor sesler.
Haklılar mı?
Evet, sonuna kadar haklılar.
Tokat potansiyeliyle dolu bir il: Tarih, tarım, turizm...
Ama yatırımlar teğet geçiyor, sesimiz kısık kalıyor.
Göç ve fakirlik kaderimiz değil.
Bizim hakkımızı yiyenlerin, bizi temsil edemeyenlerin kaderini yaşıyoruz.
Teselliyle değil, eserle, işle, istihdamla, yatırımla, geleceğe somut adımlarla yürümeye ihtiyacımız var.
Başka bir şey demiyorum...
Ama bu sitemi daha ne kadar sürdüreceğiz?
Tokat’ın hali ne olacak, bilmiyorum.
Ben yoruldum Tokat.
Vesselam.