TOKAT’TA 3 MAYMUN SESSİZ SİNEMAYI ÇOK SEVİYOR

Abone Ol

Kadim tarihin başkenti denilince Türkiye’de akla gelen ilk şehirlerden biri, asırların yorgunluğunu rüzgârında saklayan Tokat olur. Hititlerle birlikte ilk medeniyetin temellerinin atıldığı bu kadim yerleşim yeri, nice insanın yaşama tutunduğu, birçok krallık ve imparatorluğa ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Cumhuriyetin temelleri dahi bu topraklardan geçmiştir. Ancak Tokat, ne yazık ki zamanla kan kaybını durduramamış, geriye sararak sıradan bir Anadolu şehrine dönüşmüş ve sessizliğin bekçisi haline gelmiştir. Tıpkı şehirlerarası otobüslerin geçtiği yollar gibi...

Peki, ekonomiye hayat verebilecek bu şehir nasıl bu hale geldi?

Herkesin bildiği o kalıplaşmış bir söz vardır: “Üç maymunu oynamak — görmedim, duymadım, bilmiyorum.” Tokat’ta ise bu üç maymunu kim temsil ediyor derseniz, cevap nettir: Tokat’ın sivil toplum kuruluşları (STK’ları). Ne istemesini bilirler ne de konuşmasını. Sabah bir bardak çayla başlayan mesaileri, telefon diplomasisiyle akşama kavuşur. Arada bir meydanlarda görünür, birkaç sitem dolu sözle sanki her gün çabalamaktan elleri nasır tutmuş gibi poz verir, sonra da rutinlerine geri dönerler.

Bu STK’lar arasında “Tokat esnafı kan ağlıyor” diyen de var, “zam geldikçe batıyoruz” diye yakınan da… Ancak şu bir gerçek ki, “çaba” dediğimiz kelime ortada yok. Çabalamak, onlar için birkaç telefon görüşmesi yapmak, milletvekilleri geldiğinde “şu ihtiyacımız var” demek veya ara sıra basına kısa bir açıklama göndermekten ibaret. Ve elbette bir de aidat toplamak…

Gelelim Tokat’ın ne kazandığına, ne kaybettiğine…

Aslında çok şey kaybettik. Ekonomik açıdan bir “mahrumiyet bölgesi”ne dönüştük. Türkiye’nin 81 ili arasında ekonomiye katkı sıralamasında 72. sıradayız. Burada siyaseti suçlamak kolay, ancak eğer Tokat’ın güçlü, taleplerini net bir şekilde dile getiren, esnafını ayakta tutan, Ankara’dan eli boş dönmeyen STK’ları olsaydı tablo farklı olurdu. Bugün Tokat’taki birçok kurum, birkaç çalışanla günü kurtarmanın derdinde. “Memleket yanmış, kül olmuş, boşver; biz kendimize bakalım” anlayışı hâkim.

Görmediler Tokat’a gelmeyen yatırımları…

Duymadılar Tokat’tan göç eden insanları…

Bilmediler Tokat’ın kan kaybını…

Bunun yerine her yıl “Sessiz Sinema” oynadılar. Gözlerini kapattılar, kulaklarını sağırlaştırdılar, dillerini susturdular. Ve her defasında dönüp o makam koltuklarına yeniden oturdular.

Tokat sessizliği değil, yeniden dirilişi hak ediyor. Ama bu dirilişin ilk adımı, o üç maymunun artık sessiz kalmamasıyla mümkün olacak. Ya da Tokat’taki tüm STK’ları lağvedip yeniden yapılandırmak başka bir çıkar yol kalmadı Tokat için!

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 60000); // **60 saniye**