Karadeniz ile İç Anadolu'nun kesişim noktasında, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çeken Tokat da bu göç dalgalarından nasibini alan şehirlerimizin başında geliyor. Bölgedeki nüfus hareketliliği incelendiğinde, bazı ilçelerin giderek kalabalıklaşıp şehir merkezleriyle yarıştığı, bazılarının ise sessizliğe bürünerek kendi kabuğuna çekildiği net bir biçimde görülüyor.
KIRSALDAN KENTE GÖÇÜN EN NET FOTOĞRAFI
Tokat genelinde yapılan son istatistiksel araştırmalar, kırsal yaşamdan kentsel yaşama geçişin hız kesmeden devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle tarım ve hayvancılıkla geçinen bölgelerdeki genç nüfusun, daha iyi eğitim ve kariyer fırsatları için büyükşehirlere veya daha gelişmiş çevre ilçelere yönelmesi, demografik yapıda ciddi uçurumlar yaratıyor. Erbaa ve Turhal gibi sanayi ve tarımın iç içe geçtiği lokasyonlar cazibe merkezi olmaya devam ederken, coğrafi olarak daha dezavantajlı konumda bulunan bölgelerde insan sirkülasyonu giderek yavaşlıyor.
TOKAT'IN EN SAKİN İLÇESİ SULUSARAY OLDU
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) en güncel verilerine göre, Tokat sınırları içerisindeki en düşük nüfusa sahip ilçe unvanı Sulusaray'ın oldu. Resmi rakamlara göre nüfusu 6 bin 500 bandında seyreden Sulusaray, il genelindeki kalabalıktan en uzak, en tenha yerleşim yeri olarak kayıtlara geçti.
• Sulusaray, antik dönemde Sebastapolis olarak biliniyordu.
• İlçe, kaplıca turizmi ve tarımsal faaliyetlere dayalı bir ekonomiye sahip.
• Sulusaray’da yaşam yavaş ve sakin.
• Metropollerin gürültüsünden ve stresinden uzak bir ortam sunuyor.
• Sakinlik, yerel esnafın ticari hacmini olumsuz etkiliyor.
• İlçeye yapılacak kamu yatırımları sınırlı kalıyor.
DEMOGRAFİK YAPI VE GELECEK BEKLENTİLERİ
Sulusaray'daki nüfusun büyük bir bölümünü orta ve ileri yaş grubundaki vatandaşlar oluşturuyor. Tarımsal üretimin ağırlıklı olarak geleneksel yöntemlerle yapıldığı ilçede, termal su kaynaklarının turizme daha efektif bir şekilde kazandırılması, bölgenin kaderini değiştirebilecek en önemli hamle olarak görülüyor. Gençlerin ilçede kalmasını teşvik edecek yeni istihdam alanlarının yaratılmaması durumunda, önümüzdeki yıllarda bu nüfus erimesinin devam etmesi öngörülüyor. Sulusaraylılar, sahip oldukları tarihi ve doğal güzelliklerin daha fazla tanıtılmasını, böylece memleketlerinin göç veren değil, turizmle canlanan ve göç alan bir ilçe haline gelmesini umut ediyor.