Tokat’ta taşkın riski nedeniyle bazı modern köprülerde kontrollü yıkım kararları alınırken, 1250 yılında yapılan tarihi Hıdırlık Köprüsü’nün yüzyıllardır ayakta kalması Selçuklu dönemi kemerli köprü mimarisini yeniden gündeme taşıdı.
Tokat’ta etkili olan yağışlar ve Yeşilırmak’taki su seviyesinin yükselmesi sonrası taşkın riskine karşı kritik önlemler alınmaya devam ediyor. Yakın tarihte yapılan 14 yıllık TEDAŞ Köprüsü kontrollü şekilde yıkılırken, Yeşilırmak üzerindeki Yeni Yeşil Küçük Sanayi Sitesi köprüsünün de kontrollü şekilde kaldırılmasına karar verilmesi dikkat çekti.
Yaşanan gelişmelerin ardından gözler Tokat’ın asırlardır ayakta kalan tarihi köprülerine çevrildi. Özellikle 1250 yılında Selçuklu döneminde inşa edilen tarihi Hıdırlık Köprüsü, dayanıklılığıyla yeniden gündeme geldi.
775 yıllık Hıdırlık Köprüsü hâlâ ihtişamını koruyor
Tokat’ın simge yapılarından biri olan tarihi Hıdırlık Köprüsü, 151 metre uzunluğu ve 7 metre genişliğiyle dikkat çekiyor. Kesme taştan inşa edilen tarihi yapı, aradan geçen yaklaşık 775 yıla rağmen ciddi bir hasar görmeden günümüze kadar ulaşmayı başardı.
5 adet kemer gözüne sahip olan köprü, Selçuklu mimarisinin mühendislik başarısını gözler önüne seriyor. Özellikle son günlerde yaşanan taşkın tartışmaları sonrası vatandaşlar, tarihi kemerli köprülerin neden bu kadar dayanıklı olduğunu merak etmeye başladı.
Uzmanlara göre tarihi kemerli köprülerin en önemli özelliği, yükü tek bir noktaya değil tüm kemer sistemine dağıtması. Köprü üzerinden geçen ağırlık, kemerin yan ayaklarına aktarılıyor. Bu yöntem sayesinde yapı daha sağlam hale gelirken büyük açıklıkların geçilmesi de mümkün oluyor.
Selçuklu ve Osmanlı döneminde yapılan taş köprülerde bu mühendislik sistemi yaygın şekilde kullanıldı. Kemer formu sayesinde yapı üzerindeki baskı dengeli şekilde dağıtıldığı için köprülerin ömrü de uzuyor.
Taşkınlara karşı daha dirençli yapı
Tarihi kemerli köprülerin en dikkat çeken özelliklerinden biri de su akışını tamamen kesmemesi olarak gösteriliyor. Özellikle sivri ve yüksek kemerli köprülerde sel suları daha rahat geçiş sağlayabiliyor.
Eski dönem ustalarının, akarsuyun debisini ve taşkın ihtimalini dikkate alarak kemer yüksekliğini özel hesaplarla belirlediği ifade ediliyor. Bu durumun, tarihi taş köprülerin yüzyıllarca ayakta kalmasında önemli rol oynadığı değerlendiriliyor.
Tarihi köprülerin büyük bölümünde kullanılan kesme taş malzeme de dayanıklılığın temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Basınca karşı oldukça güçlü olan taş malzeme, kemer sistemiyle birleştiğinde yapının uzun yıllar bozulmadan kalmasını sağlıyor.
Hıdırlık Köprüsü’nün de bu sistemle inşa edildiği ve yıllardır Yeşilırmak üzerindeki varlığını koruduğu belirtiliyor.
Depreme karşı avantaj sağlıyor
Mimaride kemer formunun bir diğer önemli avantajının ise titreşimi dengeli dağıtması olduğu ifade ediliyor. Düz yapılara göre yük ve titreşimleri daha kontrollü taşıyan kemerli sistemlerin, bazı depremlerde daha dayanıklı kalabildiği değerlendiriliyor.
Bu nedenle tarihi taş köprüler yalnızca ulaşım yapısı değil, aynı zamanda dönemin mühendislik bilgisini yansıtan önemli eserler arasında gösteriliyor.
Hıdırlık Köprüsü Tokat’ın simgeleri arasında yer alıyor
Taş işçiliği, kemer yapısı ve tarihi görünümüyle dikkat çeken Hıdırlık Köprüsü, Tokat’ın en önemli kültürel mirasları arasında bulunuyor. Türkiye’deki Malabadi Köprüsü ve Adana’daki Taş Köprü gibi tarihi yapılarla benzer mimari özellikler taşıyan köprü, Selçuklu taş işçiliğinin günümüze ulaşan önemli örneklerinden biri olarak kabul ediliyor.
Modern köprülerde betonarme ve çelik sistemler yaygın şekilde kullanılsa da, kemer formunun mühendislik açısından hâlâ en güçlü taşıyıcı sistemlerden biri olduğu belirtiliyor.