Mahkeme sürecinde hazırlanan bilirkişi raporlarında; söz konusu maden faaliyetlerinin bölgenin su kaynaklarına, orman varlığına, tarım ve hayvancılığına, doğal yaşamına ve köy yerleşimlerine ciddi zararlar vereceği açık biçimde ortaya konuldu.
Raporlarda ayrıca; toz emisyonları, gürültü kirliliği, ekosistem tahribatı, tarımsal üretimde yaşanabilecek kayıplar ve bölgedeki sosyal yaşam üzerindeki olumsuz etkiler ayrıntılı şekilde değerlendirildi.
ÖZGÜR KARABAT: “YAZICIK HALKI HAKLI ÇIKTI”
Karara ilişkin değerlendirmede bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Yazıcık halkının yıllardır sürdürdüğü kararlı mücadelenin haklı çıktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yıllardır doğasına, suyuna, ormanına sahip çıkan; şirketlerin rant hırsına karşı geri adım atmayan Yazıcık halkı haklı çıkmıştır. Artık bu bölge ‘maden sahası’ adı altında talan edilemeyecek.”
“YAZICIK’IN SESİ SUSTURULAMAYACAK”
Karabat, mücadele sürecinde en ön safta yer alan köylülere, Yazıcık Belediyesi’ne, yaşam savunucularına, sivil toplum kuruluşlarına ve hukukçulara teşekkür ederek, doğayı ve yaşam alanlarını savunma mücadelesinin Türkiye’nin dört bir yanında devam edeceğini vurguladı.
“Yazıcık’ın sesi susturulamadı, bundan sonra da susturulamayacak. Yaşamı, geleceği ve Anadolu’nun ortak hafızasını savunma mücadelemizi ülkemizin her karış toprağında büyütmeye devam edeceğiz.”