Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, taşımalı eğitim sisteminin yeniden ele alındığını söyledi. Halen 250-300 köyden öğrencinin merkez okullara taşındığını hatırlatan Tekin, modelin tersine çevrilebileceğini belirtti. Ona göre asıl mesele, milyonlarca öğrenciyi yollara düşürmek yerine öğretmeni öğrencinin ayağına götürmek.
Bugün yaklaşık 2 milyon öğrencinin taşındığını ifade eden Tekin, bunun yerine 15 bin öğretmenin taşınmasının daha rasyonel olabileceğini dile getirdi. Böylece öğrenci sayısı 30’un altına düştüğü için kapanma riski bulunan okulların açık kalabileceğini söyledi.
Yerinde eğitimle okullar açık kalacak
Tekin, bazı ortaokullarda öğretmen sayısının yeterli olmasına rağmen haftalık ders yükünün maaş karşılığını doldurmadığını anlattı. Bu okulların “A kategori merkez okul” olarak planlanabileceğini kaydetti.
Bu modele göre öğretmen, merkez okul kadrosunda olacak ancak çevredeki 8 okula da branşıyla ilgili ders vermek üzere gidecek. Haftada birkaç saat farklı okullarda derse girip geri dönecek. Böylece hem norm sorunu azalacak hem de yüzlerce öğrencinin taşınmasına gerek kalmayacak. Okul kapanmayacak, eğitim yerinde sürecek.
Adres taşıyana eylül ayında sıkı tedbir
Adrese dayalı kayıt sisteminin detaylı veri analiziyle yürütüldüğünü söyleyen Tekin, mahalle ve sokak bazlı planlama yapıldığını belirtti. Bir mahallede derslik başına 45 öğrenci düşüyorsa yatırım planladıklarını, yeni okulda sınıf mevcutunu 25’e indirmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Ancak bazı velilerin çocuklarının adresini başka mahallelere taşıdığını belirten Tekin, bunun sistemin dengesini bozduğunu söyledi. İçişleri Bakanlığı ile ortak bir çalışma yürütüldüğünü ve eylül itibarıyla ciddi tedbirlerin devreye gireceğini açıkladı. Yerleştirmede önceliğin öğrencinin evine en yakın okul olacağını, kapasite dolarsa dışarıdan alım yapılmayacağını vurguladı.
Sınav sisteminde değişiklik yok ama ara tatiller masada
Bakan Tekin, sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik planlanmadığını net bir dille ifade etti. Çocukların kafasının karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Öte yandan ara tatiller konusunda iki yıldır anket yapıldığını belirtti. Resmi tatiller, 180 iş günü zorunluluğu ve öğretmenlerin iki aylık yasal tatili nedeniyle 36 haftalık takvimin planlanmasının zorlaştığını dile getirdi. Özellikle 2027’de bayramlar ve ara tatilin çakışmasının planlamayı güçleştireceğini kaydetti. Bu yılki araştırma sonrası karar verileceğini belirtti.
Dijital takip sistemi kırmızı bayrak verecek
Tekin, dijital izleme sistemi sayesinde bir okulda devamsızlık arttığında sistemin “kırmızı bayrak” verdiğini söyledi. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki artış-azalış, akademik başarı ve öğretmen norm açığı da anlık takip ediliyor.
Okul bazlı mali süreçlerin de sistem üzerinden izlendiğini belirten Tekin, müdürlerin taleplerinin ve gönderilen ödeneklerin geriye dönük görülebildiğini anlattı. Bu durumun şeffaflığı artırdığını savundu.
İzinsiz eğitim veren yerlere denetim
“Çocuk etkinlik merkezi” adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların mevzuat dışında kalmaya çalıştığını söyleyen Tekin, bu alanın yeniden sıkı denetime alınacağını açıkladı. İzin almadan eğitim veren kurumların valilikler aracılığıyla denetleneceğini belirtti.
Eğitim veriliyorsa Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, bakım hizmeti sunuluyorsa Aile Bakanlığı’ndan izin alınması gerektiğini hatırlattı. Ücret alınıyorsa bunun kayıtlı ve denetlenebilir olması gerektiğini söyledi.
Okula başlama yaşı ve kariyer basamakları tartışılabilir
Tekin, aynı sınıfta 66 aylık ve 84 aylık öğrencilerin bulunabildiğini, bu yaş farkının gelişim açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti. İnce motor becerileri ve öz bakım yeterliliklerinin değişebildiğini, bunun akran zorbalığına zemin hazırlayabildiğini dile getirdi. Okula başlama yaşının pedagojik yönleriyle tartışılabileceğini söyledi.
Uzman ve başöğretmenlik konusunda ise kriter vurgusu yaptı. Sürenin çok kısaltılması halinde unvanların ayırt edici niteliğini kaybedeceğini belirtti. Sistemin amacının zayıflamaması gerektiğini ifade etti.
Denetim yoksa deneme de yok
Ücretli deneme sınavlarına da değinen Tekin, içeriği denetlenemeyen bir sınavın okullarda serbest bırakılamayacağını söyledi. Özel kursların kendi öğrencisine deneme yapabileceğini ancak devlet okulundaki öğrenciye bunu parayla satamayacağını vurguladı.
Deneme ihtiyacının Bakanlık tarafından karşılanacağını belirten Tekin, EBA’daki soruların ihtiyaç duyulan okullara basılı olarak gönderileceğini kaydetti.
Bakan Tekin’in açıklamaları, özellikle taşımalı eğitimde planlanan değişiklik nedeniyle sahada geniş yankı uyandıracağa benziyor. Modelin nasıl uygulanacağı ve ne zaman hayata geçeceği ise önümüzdeki süreçte netleşecek.