Türk halk müziği repertuvarının vazgeçilmez eserlerinden biri olan Niksar'ın Fidanları, diğer adıyla 'Kalenin Bedenleri', resmi kayıtlarda 1943 yılına dayanan bir geçmişe sahiptir. Yurttan Sesler korosunun kurucusu Muzaffer Sarısözen, Halil Bedii Yönetken ve Teknisyen Rıza Yetişen ile çıktığı yedinci derleme gezisinde, 28 Temmuz 1943 tarihinde yolunu Tokat'ın Niksar ilçesine düşürmüştür. Heyet burada 'Gırnatacı' lakaplı Zurnacı Hüseyin Arsal ile bir araya gelerek, bugün dillerden düşmeyen bu eseri kayıt altına almıştır.
TARİHİ KALE VE ZURNACI HÜSEYİN'İN MİRASI
Türkünün sözleri arasında yer alan 'Kalenin bedenleri, koyverin gidenleri' dizeleri Niksar'ın binlerce yıllık tarihine de bir atıf yapıyor. Pontus Krallığı döneminde inşa edilen ve Roma döneminde güçlendirilen Niksar Kalesi, bu türkünün ilk yankılandığı yer olarak bilinmektedir.
Hüseyin Arsal'ın kızı Nuriye Kılıç'ın aktardığı bilgilere göre babası o dönemde kalede Ramazan topunu atmakla görevliydi. Arsal, topun patlayacağı saati beklerken kalede zurnası ve klarnetiyle bu ezgiyi sık sık icra ederdi.
Türkünün, Arsal'ın askerlik yıllarında komutanlarının dahi dikkatini çektiği ve yerel halk arasında dilden dile dolaştığı ifade edilmektedir.
DERLEME TARTIŞMALARI VE FARKLI İDDİALAR
Eserin repertuvar kayıtlarında kaynak kişi olarak Hüseyin Arsal ve derleyici olarak da Muzaffer Sarısözen geçse de tarihsel süreç içerisinde farklı iddialar da gündeme geldi.
Ünlü şair Cahit Külebi, 1980'li yıllarda katıldığı bir Tokatlılar Gecesi'nde, türküyü Devlet Konservatuvarı'nda görevli olduğu 1945-1954 yılları arasında kendisinin derlediğini ifade etmiştir.
Benzer şekilde folklor ustası Necati Başara'nın da eseri kendisinin derlediğine dair söylemleri olduğu bilinmektedir. Ancak resmi kayıtlara göre türkü Muzaffer Sarısözen tarafından 1952 yılında derlendi. Türkü Yurttan Sesler adlı eserde yayımlandı.
YUNANİSTAN'DAN MAKEDONYA'YA UZANAN ŞÖHRET
Bugün bile en çok dinlenen türküler arasında yer alan Niksar'ın Fidanları, Tokat sınırlarının dışına çıkmayı başardı. Dünya çapında bilinen türkü yurt dışında ilk kez 23 Mübadelesi ile Ordu'dan Yunanistan'a göç eden bir ailenin çocuğu olan ünlü sanatçı Stelios Kazantzidis tarafından 958 yılında 'Siko Horepse Kukli Mu' adıyla seslendirildi.
İspanya kökenli sanatçı Dario Moreno ve Balkan Melodileri Festivali'nde bu eserle Türkiye'ye birincilik kazandıran Ayla Dikmen, türkünün evrenselleşmesinde büyük rol oynadı.
Eser ayrıca Makedonya'da da tani Mome Da Zaigras' adıyla biliniyor. Niksar'ın Fidanları türküsünü Cem Karaca, Candan Erçetin, Ruhi Su ve Bülent Ersoy gibi usta sanatçılar da seslendirdi.
İŞTE TÜRKÜNÜN SÖZLERİ
Kalenin Bedenleri (Yar Yar Yar Yandım) Koyverin Gidenleri (Ninanay Canım Ninanay Nay) İpek Bürük Bürünmüş (Yar Yar Yar Yandım) Niksar'ın Fidanları (Ninanay Canım Ninanay Nay)
Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay
Kaleden İniyorum (Yar Yar Yar Yandım) Çağırsan Dönüyorum (Ninanay Canım Ninanay Nay) Aşkından Kibrit Oldum (Yar Yar Yar Yandım) Üfürsen Yanıyorum (Ninanay Canım Ninanay Nay)
Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay
Entarisi Aktandır (Yar Yar Yar Yandım) Ne Gelirse Haktandır (Ninanay Canım Ninanay Nay) Benzimin Sarılığı (Yar Yar Yar Yandım) Yare Ağlamaktandır (Ninanay Canım Ninanay Nay)
Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay Hoppa Nina Ninanay Ninanay Nay Ninanay Canım Da Ninanay