Tokat Sondakika

Tokat'tan hangi fay hatları geçiyor? Tokat'ta deprem riski yüksek mi?

Türkiye'nin önemli kentlerinden biri olan Tokat'ta deprem riskinin yüksek olup olmadığı merak ediliyor. Peki tarihte pek çok yıkıcı depremlerle karşılaşan Tokat'tan hangi fay hatları geçiyor? Tokat'ta deprem riski ne boyutta? İşte yanıtı...

Abone Ol

Karadeniz'in lojistik üssü olarak nitelendirilen Tokat'tan geçen fay hatları merak ediliyor. Şehirde yaşayan vatandaşlar deprem riskini araştırıyor.

TOKAT'TAN HANGİ FAY HATLARI GEÇİYOR?

Bilimsel verilere göre Tokat deprem açısından Türkiye'nin en riskli bölgelerinden biri konumunda. 'Kuzey Anadolu Fay Zonu' ile 'Ezinepazarı Fayı' gibi kritik kırıkların etkileşim sahasında yer alıyor. Bu açıdan bakıldığında Tokat'taki deprem riskinin yabana atılmaması gerekiyor.

Milyonlarca yıl süren tektonik hareketlerin şekillendirdiği bu coğrafyada, verimli ovaların varlığı aynı zamanda büyük bir sismik riskin de habercisi olarak kabul ediliyor.

TOKAT'I SARAN FAY AĞI VE KRİTİK HATLAR

Tokat genelinde deprem riski homojen bir dağılım göstermezken, faya olan uzaklık ve zemin durumu tehlikenin boyutunu belirliyor.

Şehri bir ağ gibi saran ve 'diri fay' olarak nitelendirilen hatların başında dünyanın en aktif kırıklarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Hattı geliyor. Tokat sınırlarına doğudan giren bu ana hat, önce Reşadiye üzerinden geçiyor, ardından Niksar ve Erbaa ovalarını katederek batıya doğru ilerliyor.

Yılda yaklaşık 20-25 mm hızla hareket eden bu fay, sürekli olarak büyük bir enerji biriktiriyor. KAF'tan ayrılarak güneye inen büyük bir kol olan Ezinepazarı Fayı ise Amasya üzerinden gelip Tokat'ın Turhal ve Pazar ilçelerine ulaşıyor, oradan da Almus ilçesine doğru devam ediyor. Tokat şehir merkezi, 6.5 ve üzeri büyüklükte deprem üretme potansiyeline sahip bu fay sisteminin doğrudan etkisi altında bulunuyor.

Ayrıca Reşadiye civarında KAF'tan ayrılarak Tokat kent merkezi kuzeyine kadar uzanan yaklaşık 70 km uzunluğundaki Almus Fayı ve güneydeki Gökçe Fayı da risk haritasındaki diğer önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2024 yılında Sulusaray'da meydana gelen 5.6 büyüklüğündeki deprem ise Buğdaylı Fay Zonu gibi daha kısa ve parçalı fayların da orta büyüklükte ancak yıkıcı depremler üretebileceğini kanıtlıyor.

OVALARDA SIVILAŞMA TEHLİKESİ

Uzmanlar, Tokat'taki asıl tehlikenin sadece fay hatlarının varlığı değil, yerleşim yerlerinin kurulduğu zemin yapısı olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Niksar, Erbaa, Turhal ve Kazova gibi alanlar, Yeşilırmak ve Kelkit Çayı'nın taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş yumuşak zeminlere sahip bulunuyor. Deprem dalgaları kaya zeminden bu tür yumuşak alüvyon zeminlere geçtiğinde yavaşlasa da genliği artıyor; bu da kayalık zeminde 5 şiddetinde hissedilen bir sarsıntının, ovadaki binalarda 7 veya 8 şiddetinde hissedilmesine neden oluyor. Ovalarda yeraltı su seviyesinin yüksek olması ise şiddetli sarsıntı anında zeminin taşıma gücünü kaybederek sıvı gibi davranmasına yol açıyor. Sıvılaşma olarak adlandırılan bu risk, binaların zemine batması, yan yatması veya temellerinin boşa çıkmasıyla sonuçlanabiliyor.

ERBAA HARİTADAN SİLİNDİ

Öte yandan Tokat'ta yaşanan depremler de durumun ciddiyetini gözler önüne seriyor. Uzmanlar 1939 yılında yaşanan Erzincan depreminin Tokat'ı etkilediğini ve Reşadiye ile Niksar'da büyük yıkımların meydana geldiğini hatırlıyor. Bu olaydan 3 sene sonra yine Niksar-Erbaa hattında meydana gelen 7.0 büyüklüğünde meydana gelen deprem Erbaa'nın haritadan silinmesine neden oldu. 1943 Tosya-Ladik depremi de Turhal ve Erbaa'yı etkileyen bir diğer büyük felaket olarak kayıtlara geçti.

İLÇELERİN RİSK DURUMU VE YAPI STOKUNUN ÖNEMİ

Yapılan güncel analizlere göre Niksar ve Erbaa ilçeleri, hem KAF'ın tam üzerinde bulunmaları hem de alüvyon zemin ve yüksek sıvılaşma riski taşımaları nedeniyle çok yüksek riskli bölge olarak tanımlanıyor. Reşadiye ilçesi, KAF'ın içinden geçmesi ve yüksek heyelan riski nedeniyle tehlikeli bir konumda bulunurken; Tokat Merkez ve Turhal ise Ezinepazarı Fayı tehdidi ve Kazova ile Turhal ovalarındaki zemin büyütmesi etkisi altında yer alıyor.

Öte yandan Sulusaray, Artova ve Yeşilyurt gibi ilçeler ise orta-yüksek risk grubunda değerlendiriliyor.

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 80000); // **80 saniye**