Yürüyüş kapsamında, kaya mezarlarının bulunduğu ve bazı kaynaklara göre Battalgazi’nin babası, bazılarına göre ise Danişment Gazi’nin silah arkadaşı olarak bilinen Hüseyingazi’nin medfun olduğu alan ziyaret edildi. Ovaya hâkim bir tepede bulunan mezarlık alanından Niksar Ovası’nın genişliği ve verimliliği net bir şekilde gözlemlendi.
Etkinliğin ana teması, Türkiye’nin en değerli tarım alanları arasında gösterilen Niksar Ovası ve Kelkit Vadisi’nde artan kontrolsüz şehirleşme oldu. Nidost Başkanı İlker Melikoğlu, verimli toprakların korunmasının sadece bölge halkı için değil, ülke ekonomisi açısından da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Melikoğlu, Kelkit Havzası’nın mikroklima özelliği sayesinde adeta doğal bir sera görevi gördüğünü belirterek, “Bu toprakların betonlaşması geri dönüşü olmayan bir kayıptır” dedi.
Uzmanların da sıkça dile getirdiği gibi, Niksar’ın Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çekildi. Yumuşak alüvyal zeminlerin deprem etkisini büyüttüğü, bu nedenle ovaya doğru yapılaşmanın ciddi riskler barındırdığı ifade edildi.
Ayrıca, Kelkit Çayı ile beslenen ekosistemde yapılaşmanın yer altı su dengelerini bozabileceği, doğal drenajı engelleyerek ilerleyen yıllarda sel ve çoraklaşma riskini artırabileceği kaydedildi.
Yapılan açıklamalarda, bir santimetrelik verimli toprağın oluşmasının yaklaşık 400 yıl sürdüğüne dikkat çekilerek, bu alanların kısa sürede betonlaşmasının telafisi olmayan sonuçlar doğuracağı vurgulandı.
Ovaların sadece boş arazi olmadığına dikkat çeken doğaseverler, bu alanların “yaşayan birer biyolojik fabrika” olduğunu ifade etti.