Eğitim

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Başladı: Tokat’ta Beceri Temelli Eğitim Dönemi

Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Kır, 2025-2026 eğitim öğretim yılı öncesi Tokat basınıyla bir araya gelerek Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, öğrenci sayıları, yeni okul yatırımları, ücretsiz ders kitapları ve forma değişikliği gibi önemli konularda açıklamalarda bulundu.

Abone Ol

Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Kır, Tokat Basını ile bir araya geldi. İl Müdürü Kır, 2025-2026 eğitim öğretim yılı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında bilgilendirme yaptı. Toplantı İl Müdürü Kır'ın yanı sıra İl Milli Eğitim Müdür Yardımcılarının da katılımıyla Osmanpaşa Konağı Butik Otel'de gerçekleşti.

Tokat’ta Yeni Eğitim Öğretim Yılı 8 Eylül’de Başlıyor

Tokat İl Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Kır’ın açıklamalarında önemli konu başlıkları şöyle: “Biz 2025-2026 eğitim öğretim yılına gelecek hafta uyum dersleriyle
başlayacağız. Başlamadan önce basınımızı başta Türkiye'yi yüz yılı eğitim konusunda ilimizdeki çalışmalar hakkında sayısal veriler hakkında bilgilendirmek istedik. Şu anda biz 2025-2026 eğitim öğretimleri için her açıdan hazırız. Çocuklarımızı okullarımıza bekliyoruz heyecanla. İnşallah gelecek hafta ana okullarına yeni başlayacak, 1. sınıflara başlayacak ve 5. sınıf, 9. sınıflara başlayacak öğrencilerimize uyum dersleri yapacağız. Gelecek hafta. Ayın 8'inde ise bütün
kademelerde eğitim öğretim zili çalacak ve derslerimiz yoğun bir şekilde devam edecek.”

574 Okul, 100 Bin Öğrenci ve 8 Bin 500 Öğretmenle Hazırız

“8 Eylül’de bütün okullarımız eğitim öğretime başlayacaklar. Şu anda ilimizde 574 okul var. Bu okullarımızda eğitim öğretim gören bu sene öğrenci
sayımız 100 bin olacak. 8 bin 500 öğretmenimiz var. Toplam çalışanımız ise sayısı 11 bin. Tabii bu büyük bir eğitim ordusu var Tokat'ta, ilimizde. Biz bize
emanet edilen halkımızın, ailelerimizin, çocuklarını en iyi şekilde eğitmek, onları geleceğe hazırlamak için çalışıyoruz. Bu eğitim öğretimine de bu arkadaşlarımızla her türlü hazırlığı yaptık.”

“Tokat’ta Öğrenci Sayısı Giderek Azalıyor”

“Yalnız şunu hemen belirtmem lazım. 100.000 öğrencimiz var dedim ama iki sene önce 108.000 öğrenci vardı. Geçen sene bu 102.000'e düştü. Bu sene ise 100.000'e düştü. Yani ilimizde öğrenci sayısı gittikçe azalıyor. Bu ileriye dönük ciddi sıkıntılar oluşturacak bir durum. Bunu da belirtmemiz gerekiyor.

Okullarda Son Durumu İl Müdürü Kır Aktardı

Okullarımızda bakım onarım çalışmaları tamamlandı. Yani gelecek hafta gönül rahatlığıyla bunu söyleyebiliyoruz. Okullarımızda bakım onarımlar bitti. İlimizde inşaat
açısından sıkıntılı bir durum gözükmüyor. Son yıllarda ilimizde direk bina performansları dikkate alınarak yık-yap kapsamında yeniden yapılan okullar, güçlendirilen okullarla ilimizdeki okulların büyük bir oranda depremsellik açısından da gerekli tetkikler yapılarak yenilenme çalışmaları tamamlanmış. Çok iyi durumda. Özellikle ilçelerimizde bina problemimiz yok. Depremsellik açısından sıkıntılı bina yok. Tek ihtiyacımız merkezde var. Öğrenci sayısı azalsa bile genelde ama merkeze göçlerden dolayı öğrenci sayısında merkezde azalma olmuyor. Dolayısıyla ihtiyacımız oluşuyor. Bu ihtiyacı da karşılamak üzere şu anda bu seneye yönelik öğrenci sayılarının artmasından dolayı, merkezlik için söylüyorum bunu, bir ilkokul, bir ortaokulu açtık.

Bu sene yeni eğitim öğretime başlıyoruz. Güneşli ilkokulu, Güneşli ortaokulu. Bu okulumuz bu sene eğitime başlıyor. Ama biz bu ihtiyaca binaen iki tane lise, iki ortaokul, iki ilkokul da proje aşamasında şu anda yakında ihaleler yapılarak onların inşaatları da başlayacak. Özet olarak bizim inşaat olarak, bina olarak, bina açısından sıkıntımız yok. İlimizde bazı okullarda öğrenci yoğunluğu var. Birkaç okulda, fazla değil. Birkaç okulda. Onlarda bu yeni açtığımız okullarla özellikle Güneşli İlkokulu ve Ortaokulu'yla sayıları azaltmaya, oradaki yığılmayı hafifletmeye çalışıyoruz. Güneşli İlkokulu ve Ortaokulu kapasitesi 16 derslikli bir okul. Yarısını ilkokul, yarısını ortaokul yaptık. O bölge çok hızlı gelişen bir bölge. Yeni binaların yapıldığı, nüfusun hızla arttığı bir bölge. Bu açtığımız okul da o bölgeye yetmeyecek. Onun için biz orada bir ortaokul, bir ilkokul daha şu anda başlıyoruz. Yani orada yapmamız için ihtiyaç ortaya çıkıyor.

Ücretsiz Kitaplar Okullara Dağıtıldı

Hazırlık aşamasında devletimiz biliyorsunuz ücretsiz ders kitaplarını öğrencilerimize eğitim-öğretim başlamadan masaların üzerine koyuyor. Ve bu kitaplar şu anda ilimize geldi, okullarımıza dağıtıldı ve öğrencilerimiz ücretsiz ders kitaplarını önceki yıllarda olduğu gibi kendileri teslim alarak eğitim öğretime devam edilecekler.

1 ve 5. Sınıf Öğrenci Kayıtları MEB Sistemi Üzerinden Otomatik Belirleniyor

Şimdi iki tane yenilikten bahsetmek istiyorum. Geçen sene başladı ama bu sene daha iyi anlaşıldı. Birinci sınıflara öğrenci kayıtları, beşinci sınıflara öğrenci kayıtlarında her zaman problem yaşıyorduk. Şu anda artık öğrenciler, bu birinci sınıflardaki derse girecek öğretmenler ve burada eğitim alacak öğrenciler, bakanlığın sistemi üzerinden otomatik olarak belirleniyor. Yani hangi öğrencinin hangi öğretmenle ders alacağı, hangi sınıfta ders alacağını artık okullar kendileri belirleniyorlar. Bakanlık sistem üzerinden belirleniyor.

Ve bu konuda da geçen sene ilk uygulama yaptık. Hiçbir sıkıntı oluşmadı. Geçen sene teknik bazı arızalar olmuştu ama o da şu anda telafi edildi. Şu anda okullarımızda bu otomatik belirleme çalışması başladı. Çocuklarımızın sınıfları belli olmaya başladı. Ya bu bize büyük bir rahatlık getirdi çünkü sene başında veliler, öğretmenler bunu nasıl yapacağımız konusunda tereddüt ediyorlardı. Bu birinci yenilik. Eğitimciler olarak bizi rahatlatan veliler de rahatladı bu konuda güzel bir uygulama oldu.

Serbest Kıyafet Dönemi Bitti: Yeni Forma Düzeni

İkinci uygulama ise bu sene başladı. Forma değişikliği. Serbest forma vardı. İsteyeni öğrenince istediği gibi gidebiliyordu. İlimizde biz serbest kıyafet uygulaması yapmamışız önceden. Şu anda da yapmıyorduk. Ama büyük illerde, diğer illerde serbest kıyafet uygulaması kalktı. Forma giyilecek fakat bu forma eskisi gibi olmayacak. Yani bu forma birinci sınıfa başlayan, beşinci sınıfa, dokuzuncu sınıfa başlayan öğrencilerden başlayarak dört yıl uygulanacak. Önceki formalar yine geçerli olacak. Daha önce forma almış verdiğimiz tekrar forma değiştirmek zorunda değil.

Yeniden masraf yapmasına gerek yok. Ama bu sene başlayanlara rahat bir forma belirlendi. Bu nasıl olacak? Öğrencinin giyeceği kıyafetin sadece rengi belli edilecek. Mesela üst tişörtü siyah, pantolonu gri gibi veya kızlar için gömleği beyaz, eteği siyah gibi. İşte onun üzerinde yazı olmayacak, desen olmayacak ve veli istediği yerden bu formaları alabilecek. Veli'ye kolaylık getirme açısına, yük getirmeme açısından varsa elinde form almasına gerekiyor. Bu bir yeniliktir, bu sene uygulanmaya başladık. Biz de gerekli tedbirleri aldık, okullarımız bu konuda hazırlar. Bu forma değişikliği konusunda.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile Beceri Temelli Eğitim

Geçen sene uygulamaya başlayan, bu sene devam eden çok önemli, tarihi bir uygulamamız var. Türkiye 100 yılı Maarif Modeli. Bu halkımıza biz geçen sene 1. sınıf, 5. sınıf, 9. sınıflarda uygulamaya başladık. Bu sene ise 1, 2, 5, 6, 9, 10. sınıflarda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli uygulanıyor. Bu tarihi bir değişimdi, bir paradigma değişimi olarak isimlendiriyoruz biz. Çünkü müfredat değişimi değil, şu ana kadar yapılmayan bizim Cumhuriyet dönemindeki eğitim tarihimizde çok büyük bir paradigma değişimi şu anda yaşanıyor.

Tabii ki bunun yansımaları önümüzdeki yıllarda daha net bir şekilde anlaşılacak. Biz bugün bu toplantıda asıl bunun üzerinde durmak istiyoruz. Ben temel başlıklarını size anlatayım bunun ne olduğunu. Şimdi arkadaşlar toplum çok hızlı değişiyor. Bu sadece içinde yaşadığımız şey değil. Ülkemizde çok hızlı değişimler var. Sadece ülkemiz değil, dünyada müthiş değişim var. Bu değişim tabi ki internetin yaygınlaşması, dijitalleşmenin artması ile değişim had safhaya ulaştı. Yani son 10 yılda yaşanan yahut 20 yılda yaşanan diyelim değişimler insanlık tarihinde olmayan değişimlerdir. Bu çok köklü değişim. Özellikle bilginin mahiyeti, bilgiye ulaşma yolu elde edilen bilgilerin kullanım şekli ve bu bilgilerin beceriye aktarım şekli konusunda müthiş bir dönüşüm yaşadık.

Özellikle hepiniz de takip ediyorsunuz. Yapay zekanın devreye girmesiyle büyük bir dönüşüm şu anda bütün dünyada yaşanıyor. Bu kadar büyük değişimlerin, dönüşümlerin yani bilginin edinilmesi, işlenmesi, kullanılması, beceri şeklinde dönüştürülmesinde bu kadar büyük değişiklik yaparken biz hala eski bilgi edinme usullerini kullanamazdık. Bunu değiştirmemiz gerekiyordu. Eskiden bu bir ihtiyaçtı. Bilgiyi okul veriyordu, ders kitabı veriyordu. Öğretmen bilginin otoritesiydi. Öğretmen ne diyorsa doğruydu. Başka bir yerden bilgi edinme imkanı yoktu. Orası okul yönlendiriyordu ama şu anda biz bilginin merkezi okul olmaktan çıktı, öğretmen olmaktan çıktı, ders kitap olmaktan çıktı.

Dijital ortamda isteyen istediği bilgiye istediği hızla ulaşabilir. Önemli olan bilgiye ulaşmak değil, elde edilen bilginin işlevsel hale getirilmesi ve bilginin yönetilmesidir. Bilgiyi yönetemezsek o bilgi bize hiçbir faydası olmayacağı gibi hatta zararı da olur. Dünyada bu değişimden kaynaklı beceri temelli eğitime geçildi. Biz de geçme çalışmaları yaptık fakat bunu tam geçememiştik. Geçen sene 10 yıllık bir çalışmanın sonucunda oluşturulan Türkiye Yüzyılı Maarif modeline son nokta geçen sene kondu. Yusuf Tekin bakanımızın bakan olmasından sonra 10 aylık bir çalışmayla önceki birikimler güzelce hazırlandı ve uygulamaya birinci, beşinci, dokuzlardan başladık.

Bu yeni değişimde ne oldu? Değişim diyoruz da değişim ne oldu? Bizim alışık olduğumuz öğretme yöntemleri kalktı. Artık her şeyi öğrenmesine gerek yok öğrencimizin. Biz öğrencilerimize kazanım değil, yani bilgiyi ezberletme değil, bilgiyi kullanma becerileri üzerine yoğunlaşıyoruz. Tamamen beceri temelli. Bu beceri temelli eğitime geçiş çok zordu, çok sıkıntı olacağını tahmin ediyorduk. Öğretmenlerimizi geçen yaz eğitime aldık bu sistemi uygulayacak ama eğitim sistemi başlayınca şunu gördük ki bizim öğretmenlerimizin manevra kabiliyetleri, hareketli adaptasyonları çok hızlı oldu. Ve geçen sene birinci dönemin sonunda içimiz rahat bir şekilde biz bu sisteme geçtik diyebildik.

Bazı aksaklıklar vardı. O aksaklıklar da bu sene giderildi. Şu anda ikinci senesine başladık. İçimiz çok rahat. Bunun sonucunda ne olacak? Ortaya ne çıkacak? Biz bunun sonuçlarını da görmeye başladık zaten. Bunun sonucunda şu çıkacak ortaya, 21. yüzyıl becerileri dediğimiz becerilere çocuklarımız sahip olacaklar. Sadece okulda ders kitaplarına bağlı değil, okulun da dışına çıkarak, değişik kaynakları kullanarak, dijital becerileri de edinerek ama bunları yönetmesini de bilerek biz onları hayata hazırlayacağız. Şimdi bu yapılan değişiklikler nereye yansıdı? Yansımaya başladı beceri temelin. Dünyada akademik olarak biz ilimizin konusunda oraya girmeyeceğiz. Bu konuda çok ciddi bir altyapı var burada.

Tokat eğitim açısından çok köklü bir altyapıya sahip. Yani son yıllarda burada ciddi eğitim çalışması yapılmış. Biz de bu yapılan çalışmaları ileriye doğru götürmek için çalışıyoruz. Bu konuda hiç tereddütümüz yok. Eğitim altyapısı ve eğitim verileri konusunda ilimizde çok iyi bir zemin var. Bu devam ediyor. Ama son yapılan değişikliklerden sonra dünya çapında yapılan iki tane sınav var. TIMSS ve PISA sınavları. Bunlar başta OECD ülkeleri olmak üzere dünyadaki ülkelerin katılmış olduğu değişik kademelerdeki öğrencilere uygulanan sınavlardır. Bu sınavlarda geçen sene yapılan, bu sene yapılan diyelim, bu sene sonuçları açıklanan TIMSS sınavında dördüncü sınıftan FEN bilgisi alanında, iki alanda yapılıyor, matematik ve FEN ölçülüyor. FEN alanında ülkemiz Avrupa birincisi olmuştur.

Dünya ikincisi. OECD ülkeleri arasında ikinci oldu. Birinci Singapur oldu. İkinci ülkemiz oldu. Pisa sınavlarında aynı başarılar, o 8. sınıflara yapılıyor. Aynı şeyler orada da görülmeye başladı. Şimdi biz bu konuda sonuçlar almaya başladık. Bu sınavları yapan Pisa yönetim kurulu bu kadar büyük sıçramanın kısa bir sürede nasıl olduğunu görmek için yönetim kurulu toplantısını Türkiye'de yaptılar. Bursa'da yaptılar. Biz bunların sonuçları daha şimdi değil, ileriye dönük daha fazlasını göreceğiz. Niye bunu ileride göreceğiz diyoruz? Çünkü biz genç bir nüfusa sahibiyiz, dinamik bir nüfusa ve geçmişten gelen özgüven sahibi bir milletiz ve çocuklarımıza da bu özgüven aktarıldığı için aile yapısını koruduğumuz için, çocuklarımızın fıtratlarında bozulma olmadığı için ki dünyada bu konuda çok ciddi sıkıntılar var.

Avrupa'da nesilleri koruma konusunda çok ciddi sıkıntıları var. Ama bizim böyle bir problemimiz, problemimiz olsa da ciddi problemimiz yok. Böyle bir nesil bu şekildeki bir eğitimde çok büyük sıçramalar yapacağını biz eğitimciler olarak net bir şekilde görüyoruz. Sonuçlarını da görmeye başladık. Tabii bu kolay olacak işler değil. Büyük emek istiyor, büyük çaba istiyor. Öğretmenlerimizin fedakarlığı, gayretleri, çabası gerekiyor. Biz de bunları yapmaya hazırız. Türkiye 100 Yüzyılı Maarif modelinde eğitim almayan öğretmenimiz kalmadı. Çok az öğretmenimiz vardı. Gelecek hafta onların bütün planlamasını yaptık.

Bütün öğretmenlerimiz, özel okuldaki öğretmenler de dahil yeni başlayanları eğitime alıyoruz gelecek hafta. Türkiye 100 Yüzyılı Maarif modeli nasıl uygulayacağını konusunda biz hizmet içi eğitime alıyoruz. Onları hazır hale getireceğiz. Türkiye'de uygulanan büyük projeler var. İlimizi bu açıktan değerlendirdiğimiz zaman o açıda çok iyi. Mesela Teknofest yarışmalar. Çocuklarımız çok iyi. İki tane Teknofest'te birincilik aldık. TÜBİTAK'ta dereceler çok fazla. Bunlar da çocuklarımızın 21. yüzyıl becerilerini yansıtması açısından çok önemli organizasyonlar. İlimizde de bu senede çok ciddi şekilde yarışmalara katılıyoruz.

Erbaa Fen Lise'miz Amerika'da ülkemizi temsil etti; Elektrikli araba konusunda Türkiye'ye birincisi oldular. Geçen sene Amerika'ya gittiler, ülkemizi Erbaa Fen Lisesi temsil etti. Yani o çocuklarımızın heyecanını görünce, gerçekten ufuklarının açık olduğunu görünce seviniyoruz. İleriye dönük beklentilerimiz gittikçe artıyor. Bu nesille çok güzel işler yapacağımızı biz eğitimciler olarak görüyoruz.

Erasmus Projeleriyle Avrupa’da Tokat Rüzgârı

İlimizin çok önemli bir projede çok ciddi çalışması var. Erasmus projesi. Avrupa'da Avrupa Birliği ülkeleriyle yaptığımız Erasmus projeleri. Geçmiş yıllarda iki tane akreditasyonumuz var bizim. Bir okul gelişimi, ikincisi meslek eğitimi konusunda. Biz yüzlerce çocuğumuzu staja gönderiyoruz Avrupa'ya. Fransa, Hollanda, Almanya. Birçok ülkeye çocuklarımızı orada staj yapmaya gönderiyoruz. Ve bu çocuklar da bizi orada müthiş temsil ediyorlar. Oraya gidip de staj yapan çocuklar bağlantılarını kopartmıyor.

Niye bizi temsil ediyorlar? Burada ailelerinden almış oldukları, getirmiş oldukları edep, terbiye, bizim onlara vermiş olduğumuz becerilerle birleşince tabii ki Avrupa'ya gittikleri zaman kendilerini orada çok rahatlıkla ifade edebiliyorlar. Ve güzel çalışmalar yaptık. Bu sene için Erasmus projesinde rekor seviyede projemiz kabul edildi. Şu anda 500 bin Euro'luk projemiz geçti. Toplam. Bu 500 bin Euroluk projeyi bu sene içerisinde uygulayacağız, ulusal ajans çerçevesinde. Bizim meslek liselerimizden çok öğrencimiz staja gidiyor. Diğer okullarımızdan gidiyor, temel eğitim okullarından gidiyor.

Şimdi onlar yolcu ederken sizlere bir göstermek isteriz. O çocuklarımızı hazırlayıp Avrupa görüyorlar, diğer ülkeleri görüyorlar. Ve oraya gidince o çocuklarımız ilk gittiklerinde tabii ki yeni bir ortam görüyorlar. Fakat sonra ya onlar da biz onlardan farkımız yok. Birçok konularda biz onlardan daha iyiyiz. Özellikle okullara gidince bunu görüyorlar. Bizim okullarımızdaki teknolojik donatım oradaki okullarda yok. Bir. İki, bizim öğrenciye, insana yaklaşım felsefemiz onlarda yok. Biz duygusal bir toplumuz ve insanın değerli olduğunu biliyoruz, onun eşrefi mahlukat olduğunu kabul ettiğimiz için bizim öğretmenimiz sadece karşıdaki çocuğu bilgi yüklediği bir insan olarak görmüyor. Onu kendi yavrusu, kendi canı gibi görüyor. Dolayısıyla öğretmenlerimizin fedakarlığı başka ülkelerin öğretmenleriyle kıyaslanamayacak seviyededir.

Meslek Liselerine Yoğun İlgi: Bilişim Ön Planda

Meslek eğitimden bahsettik. Hemen ilimizde meslek eğitim şu anda çok iyi bir yerde. Öğrenci sayısı olarak %40'ı buldu. Artık şu anda biz planlamaya çalışacağız bundan sonra. Çok fazla mesleki eğitime yöneliş var. Sınavlı öğrenci almaya başladık bazı bölümlere. Mesela Merkez Meslek Lise'mizde bilişim bölümüne 30 öğrenci sınavla alıyorduk. Bu sene 90'a çıkarttık. 90'ı full dolu.Her alan, bu okul meslek liselerimizdeki her alanda ciddi başarılar var. Ve çok alan var.

Radyo-televizyon
bölümü de var bizde. Sizi ilgilendirdiği için söylüyorum. Radyo-televizyon bölümündeki çocuklar Fransa'da staja gittiler. Ve orada becerilerinin ne olduğunu gösterdiler. Matbaa bölümüz var. Ahşap işlerinde çok başarılı birçok resmi kurumun kullanacakları malzemeleri öğrencilerimiz üretiyor. Fakat asıl nereye yöneldik şu anda okullarımız? Günümüzün gereği doğrultusunda nereye yöneldik? Bilişime yöneliyoruz. Şu anda okullarımızın çoğunda bilişim bölümleri açılıyor. Çocuklarımız da orada bu alanda mesleki eğitimlerini alıyorlar.

MESEM Uygulamasıyla Sektöre Ara Eleman Desteği

Siz de çok duydunuz. Ara eleman bulamıyoruz sektörde. Fabrikalarda, iş yerlerinde, çırak bulamıyoruz. Yetişmiyor, arkadan gelmiyor. Bakanlığımız bu konuda MESEM uygulamasını başlattı. Eskiden çıraklık eğitim diye bildiğiniz şu anda okullarımıza, meslek liselerimize MESEM’ler kuruldu, ilçelerimiz dahil. Buralara kayıt olan öğrencilerimiz haftada bir gün okula geliyor, beş gün ise sektörde çalışıyor. Bunların ücretlerinin bir kısmını sigortalarını devletimiz karşılıyor, bir kısmını da
sektör karşılıyor. Bu da ara eleman yetiştirmesi konusunda çok büyük bir imkana dönüştü.

Halk Eğitimde 2.700 Kurs Modülüyle Hayat Boyu Öğrenme

Halk eğitimimiz, tabi biz sadece okul çağındaki çocukları örgün eğitimde eğitmiyoruz. Aynı zamanda hayat boyu öğrenme mantığıyla halk eğitimleri üzerinden
2 bin 700 modülümüz var. Yetişkin insanlara çok değişik alanlarda kurslar açıyoruz. Aynı zamanda açık liselerimiz var. Açık liseler eğitimlerinde hem ortaokul hem lise aşamasında eğitimlerimizi sürdürüyoruz.

Milli ve Manevi Değerler Eğitim Modelinin Temelinde

Türkiye Yüzyılı Maarif modelinin değinmemiz gereken bir kısmı da beceri temelli eğitim. Beceri temelli eğitim, öğrendiğin bilgiler sadece ezberleme değil ki böyle yapıyorduk biz şu ana kadar. Çünkü sınav odaklı eğitim yapıyorduk. Üst kademeye geçiş sınavına direkt kilitleniyorduk. Ve bu sınava yönelik öğrencilerimizi yetiştiriyoruz.

Bu ise eğitimin gayesi olamaz. Bu eğitimin bir alanıdır. Biz şahsiyetli, kimlikli, özgüven sahibi, değerlerini bilen vatanına, milletine, annesine, babasına, ailesine bağlı bireyler yetiştirmemiz gerekiyor. Türkiye Yüzyılı Maarif modelini bize ait kılan tarafı, beceri temelli eğitimi bütün dünyada uygulanıyor ama biz değer eylem, erdem anlayışını devreye soktuk. Bu ne? Değer eğitimi artık sadece birkaç derste değil, seçmeli derslerde değil, bütün derslerde şu anda değer eğitimi var. Değer dediğimiz ne? Bizi biz yapan, bizi millet yapan. Danışmet Melih Ahmet Gazi’'nin Anadolu'ya Danışmetlilerle Niksar'ı başkent yaparak yaymış olduğu, mayaladığı, bin yıllık tarihte bizi biz yapan ne varsa onlara biz milli değerler diyoruz. Milli manevi değerler diyoruz.

Biz çocuklarımızı çok iyi yetiştirebiliriz. Milli manevi değerlerimize sahip olarak yetiştirmesek bunun bir anlamı yok. Onun için Türkiye yüzyılı maarif modeli bize ait kılan en önemli kısmı budur. Ve şunu da belirtelim, ilk defa bize ait bir model ortaya çıktı. Yerli ve milli modeldir. Biz daha önce neden bahsediyorduk? Avrupa modellerinden bahsediyor. Daha çok Finlandiya modeli bize gösterildi. Japon modeli gösterildi. Fakat şunu çok net bir şekilde görüyoruz ki çok kısa bir süre sonra bu hızla devam ettiğimiz zaman biz artık şu andaki devletler bize bu modeli ne yapıyorsunuz diye öğrenmeye gelecek.

Çünkü bu model insanı insan olarak tutan, insanın fıtratını bozulmadan yetiştiren, ahlaki, milli, manevi değerleri çocuğa veren bir sistemdir. Bu çok önemli. Çünkü bizim eğitim bilimcilerimiz, üniversitelerdeki hocalarımız ve milli eğitimdeki birikimin artık böyle bir sonuç ortaya çıkartması, meyve vermesi gerekiyordu. Bu da verildi ve çok başarılı bir şekilde de şu anda uygulamaya geçiyoruz.

Sanat, Spor ve Müzik Derslerine Daha Fazla Önem Verilecek

Ha bu modeldeki en önemli şey görsel sanatlar, müzik, beden eğitim gibi sosyal faaliyette, sanatsal faaliyette ağırlık kazandırıyor. Bunlar öğrencinin kimliği, kişiliği konusunda çok etkiliyor. Özellikle kişiliği konusu. Ama biz bu dersleri hep ihmal ettik. Çocuklarımızı sınavlara hazırlayacağız diye beden eğitim derslerinde başka dersler işledik. Görsel sanatlar derslerini ihmal ettiği özellikle müzik derslerini ya olsa da olur, olmasa da olur mantığıyla hareket ettik.

Bunlar mutlaka olması gereken eğitimlerdi. Şu anda biz tamamen bu sosyal, sanatsal, sportif faaliyetlere Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle ağırlık vermeye başladık. Bu sene biz yaz spor okulları düzenledik, milli eğitim olarak. Öğrencilerimizi 3 tane okulumuzda merkez yaptık. Buraya taşıdık. Çocuklarımız yaz spor okullarını 2 ay devam etti. Çarşamba gün son kapanış programıyla bitirdik.

Bunları sene içerisinde de spor okulları olarak 4 merkez 5'e de çıkarabiliriz. Milli Eğitim Spor Kulübü üzerinden bu sportif çalışmaları yapacağız. Sanatsal çalışmalar ise ilimizde özellikle müzik konusunda çok iyiyiz. Öğretmenlerimiz çok kaliteli. Ar-ge'deki arkadaşlarımız çok iyi. Çocuklarımız bu konuda da çalışmalara devam ediyor.

Dilli Kaval Projesiyle Müzik Eğitiminde Yerli Enstrüman Dönemi

Bir proje geliştirdik geçen sene. Türkiye Yüzyılı Maarif modelinin ruhuna uygun şekilde. Dedi ki biz okullarda şu anda temel müzik eğitimi için blok flüt kullanıyoruz. Plastikten yapılan blok flüt. Bu tamamen batı müziğine ayarlı bir estrüman. Bizim öz müziğimizin seslerinin aradaki perdelerinin hepsini çıkarmaya müsait değil. Ama biz dedik ki Dilli Kaval bizim yerel estrümanımızdır. Bunu ilk eğitimde kullanalım diye geçen sene bir proje başlattık. Birçok okulumuzda uygulandı. Pilot uygulamalar çok başarılı oldu. Şu anda Türkiye'de yankı uyandıran bir projeye dönüştü. Bunu bu senede devam ettireceğiz.

Öğretmen Akademileriyle Eğitim Kadrosuna Yeni Ufuklar

Tabii biz aynı zamanda öğretmenlerimizi yetiştirmeye yönelik de öğretmen akademilerini üç dönemdir uyguluyoruz, bu dönemde de devam edeceğiz.
Öğretmen akademileri çerçevesinde birçok yazar, çizer, sanatçı, şu anda aklıma gelenleri hemen söyleyeyim size, Sümer Ezgü’den, Hikmet Barutçugil’e çok fazla
sanatçı, bilim adamı ilimize geldi, öğretmenlerimizle birlikte oldular.

Akademisyenlerimizle birlikte oldular. Bu sene de bunu devam edeceğiz. Geçen sene
3 akademi sürdürdük. Müzik Akademisi, Biyografi Akademisi ve Edebiyat Akademisi. Bu sene bunu arttırarak devam edeceğiz."

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 80000); // **80 saniye**