Tokat Ticaret ve Sanayi Odası’nda (TSO) “Sürdürülebilir Gastronomi Çalıştayı” gerçekleştirildi. Tokat Turizm Tanıtma Derneği (TUDER) Başkanı Kadir Özbilgin’in öncülüğünde yapılan çalıştaya, Tokat Esnaf Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Ahmet Hamdi Aydoğan, Baştek Tokatlılar Derneği Başkanı İbrahim Ocak, Tokat İstişare Heyeti Başkanı Mehmet Emin Atmaca, çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcisi, iş insanı ve gastronomi dünyasının önde gelen isimleri katıldı.
Çalıştayın en dikkat çeken konuşmacılarından biri ünlü şef Ayvaz Akbacak oldu. Akbacak, Tokat’ın gastronomik değerleri üzerine önemli tespitler yaparak Tokat kebabına ilişkin çarpıcı eleştirilerde bulundu.
“Tokat Kebabı Dünyanın En İyisi Ama Tanıtılamıyor”
Tokat kebabının eşsiz bir lezzet olduğunu ancak tanıtım konusunda ciddi sorunlar yaşandığını dile getiren Akbacak, “Yurt içi ve yurt dışı seyahatlerde memleket sorulduğunda herkes kendi mutfağıyla anılıyor. Tokatlıyız diye söylediğimde soruyorlar, Tokat gastronomisi nedir diye? Biz sadece kebabımızla biliniyoruz. Yalnız işin kötüsü, kebabımız çok güzel ama her çıktığım platformda anlatmaya, pazarlamaya çalışıyorum. Tokat'a bir borcumuz var, bu anlamda anlatıyoruz. Tokat kebabı diye anlatırken bunu söylüyoruz ama Tokat kebabını nerede yiyeceği denildiğinde cevap veremiyoruz. İstanbul’da birkaç noktada Tokat kebabı yapılıyor ama bunlar birazcık daha tenha yerlerde. Sanayi bölgeleri ve insanların biraz daha uzak olduğu yerler. Merkezi lokasyonlarda olmadığı için ‘gelin tattıralım’ diyemiyoruz. Tokat kebabı iyi bir çalışma iken, globelde de pazarlanabilecekken sadece Tokatlıların tüketebildiği bir alana sıkıştırıyoruz. İnsanların uçakla gelip aynı gün dönebileceği bir uçak seferi yok." dedi.
“İşletmeler Arası Rekabet Markalaşmayı Engelliyor”
Tokat kebabının tanıtımı için düzenlenen yarışmalarda dahi işletmeler arası tartışmaların öne çıktığını söyleyen Akbacak, şu sözleriyle dikkat çekti:
“Tokat'ta geçtiğimiz yıllarda bir yarışma düzenledik ‘Sizin kebabınız az etli, bizimki orijinal’ gibi tartışmalar çıkıyor. Burada şunu görüyoruz; Tokat kebabına bütünsel bakılmıyor. ‘Oranınki iyi, eti az, patlıcanı çok’ gibi şeyler söyleniyor. Bunu bırakmak lazım. Biz Tokat kebabına genel bakmalıyız ki bunu yukarıya nasıl taşırız? Tokat’a gelen insanlar bu konuları tartışmaz” dedi.
Tokat Kebabı Hilesiz Tek Kebap
“Bugün zırh kebabında bunu görebiliyoruz. Zırh kebabı yazıldığında hepsi aynı gibi görünüyor, nedeni tutuculuk ve milliyetçilik. Bizim Tokat kebabı ile ilgili benim görüşüm, işletmeler arasında sanki bir sorun var gibi. Yani Tokat kebabına sahip çıkmak yerine mekânsal sahip çıkma var. ‘Bizim mekân iyi, sizinki kötü’ ya da ‘orada iyi yapılmıyor’ deniliyor. Ben buna kendi alanımızda, kendi sektörümüzü çürütmek derim. Tokat kebabı dünyanın en iyi kebabı çünkü kendine has fırını, pişirme tekniği ile dikkatli bir şekilde pişiriliyor. Hile ile oranı olmayan, dünyadaki tek kebap. Zırh kebabında insanlar istedikleri eti kullanabiliyor çünkü kıyma haline getiriliyor. Hile oranı yüksek. Ama Tokat kebabı dediğiniz zaman hilesiz.”
“Tokat’ın Lezzetleri Sadece Kebapla Sınırlı Değil”
Tokat’ın yalnızca kebap ve tahta baskıyla tanıtılmasının da eksik bir yaklaşım olduğunu belirten Akbacak, kentin zengin gastronomik mirasına dikkat çekti. “Tokat’ın çok önemli kültürel özellikleri ve farklı lezzetleri var. Bizim kentlileşip birbirimize kenetlenmemiz lazım. Gastronomiyi sadece kebaba indirgersek büyük bir yanılgıya düşeriz” diye konuştu.