Muhabbetin Neticesi Yahut Aşk! (1)
Ali ŞİRİN

Ali ŞİRİN

Muhabbetin Neticesi Yahut Aşk! (1)

09 Temmuz 2015 - 12:46

Aşk kelimesinin Arapça aslı "Işk" olup sözlükte: şiddetli ve aşırı sevgi, bir kimsenin kendisini sevdiği kimseye adaması, sevgiliden başka hiçbir kimseyi ve hiçbir şeyi güzel görmeyecek kadar ona düşkün olması manasına gelir.
Lügat kitaplarında aşk kelimesinin sözlük manasının, aynı kökten olup “sarmaşık” manasına olan “aşeka” ile yakından ilgili olduğu belirtilir. Buna göre sarmaşığın, kuşattığı, sarıp sarmaladığı ağacın suyunu emmesi, onu soldurup zayıflatması, bazen kurutması gibi, aşırı sevgi de sevenin sevdiği kimseden başkasıyla alâkasını kestiği, onu sarartıp soldurduğu için bu duyguya aşk denilmiştir.
Aslında aşkın tarifi zordur. Onu tarif edebilmek için âşık olmak gerekmektedir. Aşkı en güzel âşıklar anlatır.
Aşk, muhabbetin galeyana gelmesi, kaynayıp taşması demektir. O halde biz bu günlük isterseniz, aşkın bir basamağı, bir merhalesi olan muhabbetten bahsetmeye çalışalım:
Muhabbet hakkında çok şey söylenmiştir. Sevgi manasına gelen muhabbetin hangi kökten geldiği hususunda açıklamalarda bulunulmuştur.
İmâm-ı Kuşeyrî Hazretleri muhabbet kelimesi hakkındaki görüşleri şöyle özetler:
Arapların, dişlerin beyaz ve güzelliğini ifade ederken, muhabbetle aynı kökten gelen, “Hababü'l-esnân” dedikleri gibi, sevginin safi ve temiz olanına da “Muhabbet” denir.
Şiddetli bir yağmur yağdığı zaman suyun kabarıp yükselmesine “Hubab” denir. Bu manaya göre muhabbet, sevgiliye kavuşmak için duyulan ihtiyaç ve susuzluk anında kalbin galeyana gelip coşmasıdır.
Muhabbet, büyük su manasına olan “Habâbü'l-mâ” kökünden gelmektedir. Buna göre muhabbet, Kalbde bulunan, kalbi meşgul eden mühim işlerin en büyüğü, sevenin en büyük meşgalesidir.
Muhabbet, lüzum ve sebât manasına gelen “Ahbâb” kökünden gelmektedir. Deve bir yere çöküp de kalkmadığı zaman, Araplar: “Ehabbe'l-beîr” derler. Buna göre, birine muhabbet gösteren kimsenin kalbi sevgiliyi anmaktan hiçbir zaman uzak kalmaz, ondan hiç ayrılmaz. (Seven kimse, sevgilinin kapısına karargâh kurup dövülse de, kovulsa da, o kapıdan uzaklaşmaz.)
Muhabbet, küpe manasına olan “Hıb” kökünden gelmektedir. Küpeye, kulaktan hiç ayrılmadığı, bir de kulakta devamlı çırpınıp sallandığı için bu isim verilmiştir. Buna göre, muhabbet, devamlı sevgiliyle beraber bulunmak, (ona bağlı ve sâdık olmak) ve kalbin sevgilinin hasretiyle çırpınıp durması demektir.
Muhabbet, kalbin gözü ve özü manasına gelen “Habbe” kelimesinden gelmektedir. Kalbin habbesi onu ayakta tutan şeydir. Muhabbete, içinde bulunduğu mahallin ismi verilmiştir.
Muhabbet, sahrada ekilen bitkilerin tohumu manasını taşıyan “el-hıbbetü” kelimesinden gelmektedir.  Muhabbete, bu mananın verilmesi, tohumun, bitkinin esası, özü olduğu gibi, muhabbetin de hayatın özü ve asıl mayası olmasındandır.
Muhabbet, üzerine büyük küplerin konduğu dört ağaç manasına gelen “el-hub” kelimesinden gelmektedir. Buna göre muhabbetin manası: sevgilinin her şeyine katlanmak, izzet olsun, zillet olsun, onun bütün hallerine sabretmek, ondan gelen her şeye tahammül göstermek demektir.
Muhabbet, içi su dolu olan kap manasına gelen, yine “el-hub” kelimesinden gelmektedir. Kap, içinde olanı tutar ve dolu olan kap, içinde bulunandan başkasını içine almaz. Kalp de böyledir. O, sevgi ile dolu olunca, onun muhabbetinden başka hiçbir şeyi içine almaz.
Muhabbet hakkında bunların dışında şunlar da söylenmiştir:
“Muhabbet, kararı kalmamış, dertli ve ızdıraplı bir kalp ile devamlı olarak sevgiliye meyletmektir.”
“Muhabbet, seven kimsenin, sevgiliyi, sahibi olduğu her şeye, hatta kendi nefsine tercih etmesi, sevgilinin hizmetinde tâkatının üstünde tahammül göstermesidir.”
“Muhabbet, huzurunda ve gıyabında sevgilinin arzularına uymak, her hâl-ü kârda kendisine muhalefet etmekten sakınmaktır.”
“Muhabbet, sevgiliden gelen her şeye boyun eğmektir.”
“Muhabbet, sevgiliye her türlü hizmeti yaptıktan sonra, ona hürmeti terk etmekten korkmaktır.
            “Muhabbet,  senin, sevgiliye karşı yaptıklarını çok olsa da az, sevgiliden gelen şeyler az da olsa çok bulmaktır.”
            “Muhabbetin hakikati, bütün varlığını sevgiliye hibe (ve feda) edip sana, senden hiçbir şey bırakmamaktır.”

Son Yazılar