Oruç Tutan Kimse Nasıl Olmalı?
Ali ŞİRİN

Ali ŞİRİN

Oruç Tutan Kimse Nasıl Olmalı?

20 Haziran 2015 - 00:26

Oruc'un Arapçada karşılığı olan 'Savm' ve 'Sıyam'ın lügat manası: İmsak (tutmak) yani nefsi meylettiği şeylerden (isterse bir söz olsun) imsak etmek, uzak durmak demektir. Din istilahında ise: Ehliyetli olan (Oruç tutma şartlarını taşıyan) bir insanın, fecrin doğmasından (İmsak vaktinden) güneşin batışına kadar oruçlu olduğunu bilerek ve buna niyet ederek orucu bozan şeylerden kendisini tutmasıdır.
            Biz bu yazımızda oruçla alâkalı fıkhî mes'eleleri vazifelilerine bırakarak, oruçlunun orucundan hakkıyla istifade edebilmesi, tuttuğu orucun manevi hazzına varabilmesi için yapılması lâzım gelen ameller, uyulması gereken kaidelerden bahsetmeye çalışacağız.
Başta Allah c.c. Rasülünün s.a.s. güzide eshabının ve onların yolundan gidenlerin yaptığı, bizim de yapmamız icab eden amel ve kaideler kısaca şunlardır.
           1. Oruca geceden niyet etmek ve tutacağımız oruçla nefs'i emmare'yi (bütün imkanları ,bütün planları ve bütün gücüyle kötülüğü emreden nefs) i perişan etmeyi , onun arzu ve heveslerini kırmayı kastetmek.
           2. Dilimizi her türlü hezeyandan, yalandan, gıybetten, nemime (laf getirip götürmek) den çirkin sözden, insanları rencide etmekten, husumet ve mücadeleden korumak
           3. Oruç müddetince dinimize ve dünyamıza faydası olmayan şeyleri konuşmamak, Hz. Allah'ın c.c. zikriyle, Kur'an tilavetiyle meşgul olmak.
          4. Bütün azalarımızı mâlâyaniden muhafaza etmek. Mesela; gözü mezmum ve mekruh olan ve kalbi Hz.Allah'ın c.c. zikrinden meşgul eden her şeyden korumak.
Bu hususla alakalı olarak Peygamber efendimiz şöyle buyurmuştur:
''Bakmak şeytanın oklarından bir oktur. Kim ki Hz.Allah'dan korkarak (bakılması mübah olmayan şeye) bakmayı terk ederse Hz.Allah c.c. ona halavetini (zevkini) kalbinde bulacağı bir iman verir (ihsan eder)."
           Kulağı çirkin olan şeyleri dinlemeğe meyilden alıkoymak.
Yalan konuşmak haram olduğu gibi yalan dinlemekte haramdır. Zira Hz. Allah c.c. yalan dinleyenlerle haram yiyenleri bir seviyede tutmuştur. (Maide Suresi Ayet: 42) Peygamber efendimiz ise: ''Gıybet edenle gıybeti dinleyen günahta ortaktır.'' buyurarak gıybet dinlemenin de gıybet etmek kadar suç olduğunu ifade buyurmuştur.
Ellerimizi harama uzanmaktan, ayaklarımızı haram ve yasak olan yerlere gitmekten korumak, midemizi iftar vaktinde şüpheli olan şeylerle doldurmaktan muhafaza etmek de oruçlunun riayet etmesi gereken kaidelerdendir.
           5. Kimseye hakaret etmemek, kimseyle kavga etmemek, bir başkasının hakaretine ma'ruz kalındığında karşımızdaki şahsı sakin ve vakur bir şekilde karşılayıp: ''Ben oruçluyum.'' deyip selam vererek oradan uzaklaşmak.
           6. Orucumuzu ifsad edeceğinden korktuğumuz şeylerden uzak durmak.
           7. Bütün insanlara iyi davranmak.
           8. Ramazan boyunca aile efradının yiyeceklerinin temininde daha geniş ve cömert davranmak.
          9. Alacaklı olduğumuz kimselere kolaylık göstermek.
           10. Maiyetimizde çalışan kimselere daha lütufkâr davranıp işlerini hafifletmek.
           11. Kelime'i Tevhid'i çok söylemek, çok çok istiğfar etmek, Hz. Allah'dan cennetini isteyip,cehennemden kendisine sığınmak.
           12. Sahur yemeğini terk etmemek. Peygamber efendimiz:
"Bizim orucumuzla ehl'i kitab'ın orucu arasında ki fark sahur yemeğidir.''buyurmuştır.
           13. Sahur yemeğini gecenin sonuna ertelemek. (Tabii ki imsak vakti girmeden yemetken el çekmek şartıyle) Bu hususta da peygamber efendimiz:
''Üç şey biz peygamberlerin ahlakındandır. a) iftarı acele etmek, b)sahuru te'hir etmek, c) misvak kullanmak." buyurmrştur.
           14.İftarı acele etmek. (akşam ezanı okunur okunmaz orucunu açmak)
          15. İftarı hurma ile, hurma yoksa temiz su ile açmak.
          16. İftar ederken en mühim (meşru') itiyaçlarımız için düa etmek. İlk lokmayı ağzımıza götürürken: "Allâhümme yâ vâsia'lmağfiretiğfirli, manası:Ey mağfireti bol olan Allahım. Beni mağfiret et! (günahlarımı bağışla.)" demek.
Ayrıca iftar ederken "Elhamdü lillâhillezi eânenî fesumtü ve razegânî feeftartü."Manası: Hz. Allah'a c.c. hamd olsun ki bana yardım etti oruç tuttum ve beni rızıklandırdı da iftar ettim, diye düa etmek.
İftardan sonra ise; "Allâhüme leke sumtü ve bike âmentü ve aleyke tevekkeltü ve alâ rızgıke eftartü ve savme gadin neveytü" düasını okumak..
Manası: "Allâhım senin için oruç tuttum, sana inandım, sana tevekkül ettim, senin verdiğin rızıkla iftar etim, yarının orucuna da niyet ettim."
         17. Oruç tutan Müslüman kardeşine iftar ettirmek. Bir kardeşini iftar etiren kişi oruçlu nun aldığı sevab kadar sevab elde eder.
Peygamber efendimiz:
''Kim bir oruçluyu iftar eteirirse veya harbe giden bir askeri techiz ederse o kişi için, onların (Oruçlunun ve askerin) ecrinin aynısı vardır'' buyurmuştur.                 

        18. İftar vaktinde oruç açılırken ''Havf''ile ''Reca'' (korku ile ümit) arasında olmalı, tam bir teslimiyet, tazarru' ve kırık bir kalb ile Hz. Allah'ın c.c. huzurunda bütün perdelerin kaldırıldığını, her şeyimizle onun kulu kölesi olduğumuzun şuuruyla boynumuzu bükerek iftar etmeliyiz.

Son Yazılar