Yılbaşı Gecesi Kimliğimizi Unutmamak! (2)
Ali ŞİRİN

Ali ŞİRİN

Yılbaşı Gecesi Kimliğimizi Unutmamak! (2)

31 Aralık 2015 - 11:51

            İslâm dininin, biz Müslümanlara, günlük ibadetlerimizin dışında yüklediği bir takım vazifeler, bizim için çizdiği sınırlar vardır.
            Peygamber efendimiz: "Her padişahın bir korusu vardır. Hz. Allah'ın korusu da haramlar ve yasaklarıdır. Korunun etrafında dolaşan kimsenin koruya girmesinden endişe edilir."Buyurmakta, ferdî ve ictimaî hayatımızda Hz. Allah'ın haram kıldıklarından uzak durarak konulan sınırların muhafaza edilmesine işaret etmektedir.
            Bizim, dinî ve millî günlerimiz, bayramlarımız vardır. Kendimize has, bünyemize uygun âdet ve ananelerimiz mevcuttur. Dinimize, inancımıza ters düşmek pahasına gayr-i müslimlere mahsus gün ve bayramlara tazim göstermeye, onlara mahsus günlerde onlar gibi davranıp onların yaptıklarını yapmaya ihtiyacımız yoktur.
            Yılbaşı gecesinde ki en büyük tehlike de içi zehir, dışı süslü bir şeker gibi kamuflajı yapılmış bir Hıristiyan gelenek ve âdetini yaşamak, haram helâl mefhumunu bir kenara bırakarak Hıristiyanların sevinç ve neşelerine ortak olmak, karnaval havasında eğlenerek gayr-i Müslimlere benzemeye çalışmaktır.
            Eğer yılbaşı çılgınlığını yaşamakta ki sebep Hıristiyan dünyasını memnun etmek ise Rabbimizin ifadesiyle, bunun asla gerçekleşemeyeceği bilinmelidir.
            Hz. Allah yüce kitabımızda:
            "(Rasûlüm!) Yahûdî ve Hıristiyanlar, sen milletlerine tabi olmadıkça (dinlerine girmedikçe) asla Senden razı (ve hoşnut) olmazlar. (Onları razı edip memnun olmalarını temin etmenin tek yolu dinlerine girmektir)" buyurmuştur.
            Gayr-i Müslimlere benzemeye çalışmanın yol açacağı büyük tehlikelere dikkat çekmek için Peygamber efendimiz:
            "Kim bir kavme, bir millete, bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o kimse o (benzemeye çalıştığı) kavimdendir."
            Bir başka Hadîs-i şeriflerinde ise:
            "(İman ve amelde) bizden başkasına benzeyenler bizden değildir." Buyurmuştur.
            Peygamber efendimiz bundan on dört asır önce, kendisine ümmet olduğunu iddia eden insanların nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya geleceklerini haber vermiş, bu büyük tehlikeden ümmetini çekip çevirmek, bu hususta uyanık olmalarını temin etmek için şöyle buyurmuştur:
"Siz, karış karış, adım adım sizden öncekilerin (Yahûdi ve Hıristiyanlar'ın) yoluna uyacaksınız. O kadar ki; onlar bir keler (kertenkele) deliğine girecek olsalar, siz de (modadır düşüncesiyle) onları tâkip edeceksiniz..."
İslam dini, müsbet alanda başkalarının taklit edilmesini, onların insanlığın faydasına olan ilim ve teknolojisinin alınıp kullanılmasını yasaklamaz, aksine bunları teşvik eder.
Tehlikeli ve zararlı olan taklit, insanın manevî varlığını alt üst eden, Müslümanın bünyesine uymayan, nefsin istek ve arzularını kamçılayan, insanı insanlıktan çıkaran, şehevî hisleri, behimî ihtirasları tahrik eden, hiçbir tarafı bizim iman ve itikadımızla bağdaşmayan taklit ve benzemedir.
İslâm dininin kaideleriyle, emir ve yasaklarıyla çatışan, dinimizin haram ve helal saydığı umdeleri hiçe sayan hususlarda Müslüman olmayan toplumlara benzemek veya benzemeye çalışmak haramdır.
Bunları hafife almak, haram olan şeyleri helal addederek yaşamak, yılbaşı gecesinde İslâmî kimliğimizi yok sayarak eğlenmekse küfürdür. (Hafazanallâh) Bu düşüncelerle akşamdan sabaha zilzurna sarhoş bir şekilde İslâm'ın, aklı, dini, malı ve nesli muhafaza esaslarını küçümseyerek programlar yapmak, bir araya toplanmak insanı dinden çıkarıp İslam diniyle olan irtibatını ortadan kaldırır.
Yılbaşı gecesinde süslemek maksadıyla gencecik çam fidanlarını kesmek, bunları süslemek, sırf bu geceye mahsus olmak üzere hindiler kesmek, içkili sofralar kurmak, sabahlara kadar mukaddes dinimizle alay edercesine düzenlenen, örf ve adetlerimizi hiçe sayan, ahlak ve namus mefhumlarını tanımayan programları seyretmek, bunların lüzumlu ve doğru şeyler olduğunu savunmak, sırf yılbaşı olduğu için eşi dostu tebrik etmek, bu maksatla hediyeleşmek, son derece tehlikelidir.
Müslüman olan bir kimse, İslâmî kimliğini muhafaza etmek için gayret etmek, bunun için yapılması gereken işleri yapmak, kaçınılması icap eden fiillerden de kaçınmak mecbûriyetindedir.
Müslüman: "Yılbaşını kutlamanın, bir gece gülüp eğlenmenin nasıl bir sakıncası olur?" demek gafletine düşmemelidir.
Ehl-i küfrün Müslümanlardan istediği gülüp eğlenmemiz değildir. Bir papazın teklifi, onların bizden ne istediğini çok açık bir şekilde ifade etmektedir.
Râhip Samuel Zwemmer, Hıristiyanlığı yaymak için seferber olan Misyonerlere şöyle diyor:
  "Müslümanlar'ı vaftiz etmek (Hıristiyan yapıp, Hıristiyan olduğunu kilisede papazın karşısında ikrar ettirmek)  için boş yere çabalayıp durmayalım. (Çok zor olan bu usulü bırakıp) başka yollar, (büyük kalabalıkların dikkat ve alâkasını çekecek) başka çareler deneyelim. İslâm memleketlerinde girişeceğimiz faâliyetlerde; onlara, önce Hıristiyan âdet ve an'ânelerini, Hıristiyan bayramlarını, Hıristiyan kültürünü, Hıristiyan ahlâkını aşılayalım..."
Rabbimin, bütün Müslümanlara, Kendi istediği gibi İslâmî bir şuur ve basiret ihsan etmesini diliyorum.            İslâm dininin, biz Müslümanlara, günlük ibadetlerimizin dışında yüklediği bir takım vazifeler, bizim için çizdiği sınırlar vardır.
            Peygamber efendimiz: "Her padişahın bir korusu vardır. Hz. Allah'ın korusu da haramlar ve yasaklarıdır. Korunun etrafında dolaşan kimsenin koruya girmesinden endişe edilir."Buyurmakta, ferdî ve ictimaî hayatımızda Hz. Allah'ın haram kıldıklarından uzak durarak konulan sınırların muhafaza edilmesine işaret etmektedir.
            Bizim, dinî ve millî günlerimiz, bayramlarımız vardır. Kendimize has, bünyemize uygun âdet ve ananelerimiz mevcuttur. Dinimize, inancımıza ters düşmek pahasına gayr-i müslimlere mahsus gün ve bayramlara tazim göstermeye, onlara mahsus günlerde onlar gibi davranıp onların yaptıklarını yapmaya ihtiyacımız yoktur.
            Yılbaşı gecesinde ki en büyük tehlike de içi zehir, dışı süslü bir şeker gibi kamuflajı yapılmış bir Hıristiyan gelenek ve âdetini yaşamak, haram helâl mefhumunu bir kenara bırakarak Hıristiyanların sevinç ve neşelerine ortak olmak, karnaval havasında eğlenerek gayr-i Müslimlere benzemeye çalışmaktır.
            Eğer yılbaşı çılgınlığını yaşamakta ki sebep Hıristiyan dünyasını memnun etmek ise Rabbimizin ifadesiyle, bunun asla gerçekleşemeyeceği bilinmelidir.
            Hz. Allah yüce kitabımızda:
            "(Rasûlüm!) Yahûdî ve Hıristiyanlar, sen milletlerine tabi olmadıkça (dinlerine girmedikçe) asla Senden razı (ve hoşnut) olmazlar. (Onları razı edip memnun olmalarını temin etmenin tek yolu dinlerine girmektir)" buyurmuştur.
            Gayr-i Müslimlere benzemeye çalışmanın yol açacağı büyük tehlikelere dikkat çekmek için Peygamber efendimiz:
            "Kim bir kavme, bir millete, bir topluluğa benzemeye çalışırsa, o kimse o (benzemeye çalıştığı) kavimdendir."
            Bir başka Hadîs-i şeriflerinde ise:
            "(İman ve amelde) bizden başkasına benzeyenler bizden değildir." Buyurmuştur.
            Peygamber efendimiz bundan on dört asır önce, kendisine ümmet olduğunu iddia eden insanların nasıl bir tehlikeyle karşı karşıya geleceklerini haber vermiş, bu büyük tehlikeden ümmetini çekip çevirmek, bu hususta uyanık olmalarını temin etmek için şöyle buyurmuştur:
"Siz, karış karış, adım adım sizden öncekilerin (Yahûdi ve Hıristiyanlar'ın) yoluna uyacaksınız. O kadar ki; onlar bir keler (kertenkele) deliğine girecek olsalar, siz de (modadır düşüncesiyle) onları tâkip edeceksiniz..."
İslam dini, müsbet alanda başkalarının taklit edilmesini, onların insanlığın faydasına olan ilim ve teknolojisinin alınıp kullanılmasını yasaklamaz, aksine bunları teşvik eder.
Tehlikeli ve zararlı olan taklit, insanın manevî varlığını alt üst eden, Müslümanın bünyesine uymayan, nefsin istek ve arzularını kamçılayan, insanı insanlıktan çıkaran, şehevî hisleri, behimî ihtirasları tahrik eden, hiçbir tarafı bizim iman ve itikadımızla bağdaşmayan taklit ve benzemedir.
İslâm dininin kaideleriyle, emir ve yasaklarıyla çatışan, dinimizin haram ve helal saydığı umdeleri hiçe sayan hususlarda Müslüman olmayan toplumlara benzemek veya benzemeye çalışmak haramdır.
Bunları hafife almak, haram olan şeyleri helal addederek yaşamak, yılbaşı gecesinde İslâmî kimliğimizi yok sayarak eğlenmekse küfürdür. (Hafazanallâh) Bu düşüncelerle akşamdan sabaha zilzurna sarhoş bir şekilde İslâm'ın, aklı, dini, malı ve nesli muhafaza esaslarını küçümseyerek programlar yapmak, bir araya toplanmak insanı dinden çıkarıp İslam diniyle olan irtibatını ortadan kaldırır.
Yılbaşı gecesinde süslemek maksadıyla gencecik çam fidanlarını kesmek, bunları süslemek, sırf bu geceye mahsus olmak üzere hindiler kesmek, içkili sofralar kurmak, sabahlara kadar mukaddes dinimizle alay edercesine düzenlenen, örf ve adetlerimizi hiçe sayan, ahlak ve namus mefhumlarını tanımayan programları seyretmek, bunların lüzumlu ve doğru şeyler olduğunu savunmak, sırf yılbaşı olduğu için eşi dostu tebrik etmek, bu maksatla hediyeleşmek, son derece tehlikelidir.
Müslüman olan bir kimse, İslâmî kimliğini muhafaza etmek için gayret etmek, bunun için yapılması gereken işleri yapmak, kaçınılması icap eden fiillerden de kaçınmak mecbûriyetindedir.
Müslüman: "Yılbaşını kutlamanın, bir gece gülüp eğlenmenin nasıl bir sakıncası olur?" demek gafletine düşmemelidir.
Ehl-i küfrün Müslümanlardan istediği gülüp eğlenmemiz değildir. Bir papazın teklifi, onların bizden ne istediğini çok açık bir şekilde ifade etmektedir.
Râhip Samuel Zwemmer, Hıristiyanlığı yaymak için seferber olan Misyonerlere şöyle diyor:
  "Müslümanlar'ı vaftiz etmek (Hıristiyan yapıp, Hıristiyan olduğunu kilisede papazın karşısında ikrar ettirmek)  için boş yere çabalayıp durmayalım. (Çok zor olan bu usulü bırakıp) başka yollar, (büyük kalabalıkların dikkat ve alâkasını çekecek) başka çareler deneyelim. İslâm memleketlerinde girişeceğimiz faâliyetlerde; onlara, önce Hıristiyan âdet ve an'ânelerini, Hıristiyan bayramlarını, Hıristiyan kültürünü, Hıristiyan ahlâkını aşılayalım..."
Rabbimin, bütün Müslümanlara, Kendi istediği gibi İslâmî bir şuur ve basiret ihsan etmesini diliyorum.

Son Yazılar