TOKAT BİR DAĞ İÇİNDE…
Hüseyin Alpay

Hüseyin Alpay

BAŞYAZI

TOKAT BİR DAĞ İÇİNDE…

16 Aralık 2020 - 16:17

Emekli Mal Müdürü, gönüllü turizm elçisi ve Tokat sevdalısı Halis Sağlam’ın söyleyecekleri bitmez. Halis ağabey, eksik gördüklerini söyler, güzel işleri takdir eder, her hakkı da hiç yüksünmeden teslim eder.  Şimdi de Tokat’ın börtü-böceğini, çiçeğini yazmış ve göndermiş. Noktasına virgülüne dokunmadan yayımlamak düştü bana da… İşte, Halis abinin “Tokat bir dağ içinde, gülü bardağ içinde” başlıklı o yazısı: 

 

“Derviş Mehmet Zilli’nin (Evliya Çelebi) 17.yüzyılda söylediği gibi, ‘Alimler yurdu, fazıllar konağı, şairler yatağı, pehlivanlar diyarı, bağ ve bahçelerinde billur suların aktığı, çeşitli kuşların öttüğü’; dağı yeşil, bağı yeşil olup nikâhı yeşile kıyılmış, geçmişte ‘Yeşil Bursa’ ile kıyaslanarak, Tokat nasıl bir yer diyenlere, Küçük Bursa diyerek, öve öve gururla anlattığımız güzel Tokat’ımızda, 1970 öncesinde 1950-1970 yılları arasında Belediye Parkı’nda bahçıvan olan babam H. İbrahim Sağlam, Tokat’ımızın, çevre İl ve İlçelerin Botanik çiçek fidanlığı-Belediye parkında gözü gibi sakladığı, kolladığı doğal-yerli ve Milli çiçeklerimiz olan, Velvele(Kına Kına)çiçeği, asker fesi, Şebboy, Gül hatmi, Hercai (Ecrail Menekşesi), karanfil, Acem Karanfili, Küpe çiçeği, Horozibiği, Kasımpatı, kadı kavuğu, Kadife çiçeği, Nergis çiçeği, Mine çiçeği, Akzambaklar, Sardunyalar, Aslanağzı, Gramofon çiçeği, vapurdumanı, Ateş çiçeği, Lale, Sümbül, Hanımeli çiçeği, yıldız çiçekleri, Gündüz cefa gece sefa çiçeği, Yedi veren-Hokka güller, Kane çiçeği, kartopu, erguvan (leylak) ve bilip de unuttuklarımız çiçeklerimizin önceki yıldan aldığı, sakladığı çiçek tohumlarını çiçek soğan ve patateslerini yumrularını eker, fazla olan fideleri Belediye parkından çiçekseverlere, bağ ve bahçelerinde dikilmek üzere ücretsiz verirdi.

        

Özene bezene ekilen çiçeklerin tohumlarını sonbaharda seçerek ayırır, kurutur, çeşidine göre bez torbalarda ya da cam şişelerde saklar, kimisini de 10 ayrı renk ve çeşitteki yıldız çiçeğindeki olduğu gibi yumrularını (Patatesleri) önceden hazırladığı 70-80 cm. derinliğindeki özel kuyularda muhafaza ederek soğuktan, dondan korur, ertesi sene mart-nisan aylarında çiçek tohumları önceden hazırlanan çiçek tarhlarına serpilerek ya da 20-25 cm. derinliğindeki ocaklara yıldız çiçeği, kane çiçeği yumruları ekilirdi. Rahmetli Babam çiçeklerini gözü gibi korur her akşam Belediye parkı kapanmadan sinemalar dağılmadan uyumaz çiçeklerin nöbetçisi olurdu. Yüzlerce yıl Akzambaklar diyarı Tokat’ta çiçek sevgisi böyle devam etmiştir.

        

Bağ ve Bahçelerinde kuş seslerinin ve çeşitli çiçek kokularının etrafa yayıldığı, neşeli sağlıklı insanların yaşadığı Yeşil Tokat’ımız 1970 yılından itibaren Medeniyet denilen Tek dişi kalmış canavarın etkisi altında ve köyden kente hücum neticesinde ne Bağ kalmış ne Bağban, ne de Çağgölü bahçeleri, Malkayası, İmamlık, Kaşıkçı Bağ ve bahçeleri, Geyraz, Kemer bağ ve bahçeleri, Bey sokağı, Beybağları, Soğuk pınar bahçeleri, betona, ranta kurban olmuş, doğal bilinen tüm çiçeklerimiz yok olmuş, yerlerine ne idüğü belirsiz kokusuz, renksiz, bodur otsu hibrit çiçekler oto yol kavşakları öbeklerde refüjlerde boy göstermeye başladı.

          

Şimdilerde adı sanı bilinen en az 30 çeşit öz ve yerli çiçeğimizden 3-5 tanesinin adını söyle desen söyleyemeyecek, bilemeyecek bir nesil ile karşı karşıyayız. Böcü, börtüyü, ağacı çiçeği bilmeyen, sevmeyen insanı da sevmez. İnsanlığı da bilmez, benim onlara önerim, son sözüm onlarca renk ‘’ASLANAĞZI’’ Çiçeğini bilir misin kardeşimdir! Bence bilmezler, tanımazlar. Öyleyse Tokat’ımızın Tarihi Saat Kulesinin dibine git, kafanı kaldır ve bak. Gördüğünü söyle, herkese anlat işte O senin ilgisizliğin ve sevgisizliğin nedeniyle Kule blok taşlarının arasında inadına tutunan, her yıl hafızın kabrinde açan ve öten çiçek ve Bülbüller gibi rengârenk çiçek açan, etrafa güzel kokular saçan ASLANAĞZI Çiçeğidir. SÖZÜN ÖZÜ: ÇİÇEĞİ SEV, YEŞİLİ KORU, ATANI UNUTMA…”

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Yasemin . Gökrem
    4 ay önce
    Ne güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık.. Anlattıklarınızı yalnızca bunları yaşayan bu şehrin çocukları anlayabilir. Çocukluğumuzun bağlarında yer a*** o bahsettiğiniz çiçeklerin hiç biri yok ne yazık ki etrafımızda .Keşke Belediyemiz en azından yöresel çiçeklerimizi refüjlerde yaşatsa. Şebboylar asker fesi, velvele çiçeği gibi . Ak zambaklar şehri sadece tabelada yazmakla kalmasa her yerden kokusu hissedebilsek

Son Yazılar