ARAZİDE OLMAK YA DA ARAZİ OLMAK
MEHMET AKTÜRK

MEHMET AKTÜRK

POLEMİK

ARAZİDE OLMAK YA DA ARAZİ OLMAK

09 Nisan 2021 - 01:56

Bulunduğu ülkede ne yaparsa yapsın, bir türlü basın mensupları ile arasını düzeltemeyen, söylediği ve yaptığı işleri sürekli muhalif değerlendiren veya görmezden gelen gazetecileri toplayan Bakan; “Yarın sizlere bir sürprizim var, öyle bir şey yapacağım ki artık bana muhalefet edemeyeceksiniz ve benim başarımı yazmak zorunda kalacaksınız” der ve gazetecileri şehrin yakınındaki gölün kenarına davet eder. Ertesi gün gazeteciler gölün kenarına gelirler. Bakan’da arkadaşları ile gelir. Fotoğraf makineleri, ses kayıtları hazırlanır ve gözler Bakan’a çevrilir. Bakan gayet kendisinden emin, göle doğru yürür yürür ve hiç batmadan yürüyerek gölün karşısına geçer. Arkadaşları ve orada bulunan halk alkışlar, gazeteciler fotoğrafları çekerler ve olay yerini terk ederler. Bakan, kendisinden emin; “Hadi bakalım” der, “Yine olumsuz bir şey yazında göreyim.” Ertesi gün gazetelerde; “Bakan gölü yürüyerek geçti” diye haber bekleyen Bakan, başlıkları görünce şok olur. Tek bir başlık vardır: "Bakan yüzme bilmiyor."

 

Şimdi tam da böyle bir durumda Tokat milletvekili ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sayın Özlem Zengin, Grup Başkanvekilliği döneminde yaptığı sivri çıkışlarla, özellikle muhalif medyanın ve muhalif sosyal medya fenomenlerinin hedefinde olan Zengin, uzun bir süre HDP’li Gergerlioğlu’nun çıplak arama iddialarına verdiği cevaplarla hedefteki kişi oldu.

 

 Adalet Bakanının açıklamaları, kamera görüntüleri, sosyal medyadaki saldırıları durdurmadı. İstanbul sözleşmesinin iptali öncesi, Ayasofya imamı ile ilgili söylediği sözlerde ki, “Herkes işini yapsın” tabiri ile bu defa da bana göre aynı kaynaktan beslenen, ancak hesap isimleri ve maskeleri değişik, yine bir başka grubun hedefinde oldu.

 

Tüm bu yaşananlara rağmen,  Sayın Cumhurbaşkanının Özlem hanımın arkasında durması ve 7. Olağan Kongre’de MKYK’ya seçilmesi, oradan da MYK’da önemli bir Genel Başkan Yardımcılığı görevine getirmesi, âdeta arı kovanına yeniden çomağı soktu.

 

Yıpratma çabaları boşa giden bazı mahfiller, ister istemez Sayın Zengin’i yakından takip etme eylemlerinden vazgeçmediler. Ki son saldırılarını da, Sayın Cumhurbaşkanının il başkanları toplantısında sarf ettiği, arazi de olun sözünü,  arazi arazi arazi başlığı ile kendi tweetinde aynı başlıkla paylaşan Zengin’in, bu sözünü çarpıtma yolunu seçerek yaptılar. Şimdi ister istemez, Özlem hanım arazi sözü ile ne anlatmak istediğinin izahını yapıyor. Tabii araziye inmek, araziye çıkmak, arazide olmak bir siyasetçi için ne ifade eder, ne demektir, bunu arazide olanlar çok iyi bilirler. Bir de arazi olmak vardır. Seçimlerde arazi olmak, hizmette arazi olmak, iş yaparken arazi olmak. Tabii bu siyaset cellatları bu ikisi arasındaki farkı elbette çok iyi bilirler. Ama amaç muhalefet yapmak ve bir gayeye hizmet etmekse, Sayın Zengin üzerindeki bu saldırılar bitmeyecektir.

 

Önemli olan burada AKP’lilerin değil, AK Parti’lilerin alacağı pozisyondur. Yazılı ve görsel medyada son derece etkili olan AK Parti’nin, sosyal medya konusunda aynı başarıyı gösterdiğini söylemek mümkün değil. Takip ettiğim tüm Ak Parti’li siyasilerin sosyal medyada ki paylaşımlarının altındaki yorumlara baktığımda, bazılarında onlarca, hatta yüzlerce, muhalif tweetler olduğu halde, cılız birkaç tane taraftar tweetle karşılaşıyorum. Oysa bu twetler çok olsa muhalif tweetler arada kaybolup gidecektir.

 

Ancak maalesef, Türkiye’nin en fazla üyesine sahip olan AK Parti’de,  bu organizasyonun işlediğini söylemek mümkün değil. Yani Sayın Cumhurbaşkanının söylediği arazi de olmak tabiri, sosyal medyada arazi olmaya dönüşüyor. Şüphesiz bugün en büyük arazilerden birisi de sosyal medya. Orada da arazide olmak gerekiyor. Ya da arazi olup yok olmak. Özlem Zengin gibi siyasetçiler kolay yetişmiyor, sadece Tokat için değil, Türk siyaseti için de.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar