BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİNİN ANKARA'DA YAPILMASI ZAMANI...
MEHMET AKTÜRK

MEHMET AKTÜRK

POLEMİK

BOĞAZLAR SÖZLEŞMESİNİN ANKARA'DA YAPILMASI ZAMANI GELMİŞTİR

13 Nisan 2021 - 02:17

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerginlik sürüyor. 2 Amerikan savaş gemisi boğazlarımızdan geçerek Karadeniz sularına girdi. Rus savaş gemileri, Karadeniz’e giren Amerikan donanmasına ait gemileri yakın takibe aldı. Rus savaş gemileri boğazlardan geçerek Akdeniz’de, Suriye açıklarında demir attı.

 

Karadeniz sularında gezen Amerikan savaş donanmasına ait gemiler, müttefikimiz Rusya ile her an bir savaşta karşı karşıya gelebilir. Öte yanda, boğazlarımızdan geçerek Akdeniz de konuşlanan Rus gemileri, savaş halinde olduğumuz Suriye’ye, lojistik ve askeri destek sağlıyor. Ve bütün bu yaşanan kepazelikten sonra, Montrö, bizim boğazlarda ki hakimiyetimizin garantisi öyle mi? Hadi gelin buna hep beraber gülelim. 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin imzalandığı yer Montrö İsviçre. Bu yüzden adını imzalandığı yerden alıyor. Tarih 1936. Birinci Dünya Savaşı’ndan çıkmış, yokluklar içersinde bir ülkenin, yaklaşmakta olan ve geleceği çok önceden belli olan, yeni bir dünya savaşına girmeme telâşı ile o gün ki yönetimin imzaladığı bir sözleşme. Biraz tarih bilgilerimizi karıştırdığımız da görürüz ki, 1923 yılında imzalanan Lozan antlaşmasında, Türkiye’nin boğazlarda asker bulundurmasını önleyen ve boğazların idaresini bir Türk komutanın başkanlığında, uluslararası güce bırakan bir madde var. 1936 yılında imzalanan sözleşme ise, uluslararası güç dağıtılıyor ve boğazların hakimiyeti Türkiye’ye geçiyor. Peki, bu sözleşme Türkiye’ye ne kadar hakimiyet sağladı tartışılır. Yukarda da belirttiğim gibi, uluslararası bir karasu statüsüne sahip boğazlardan, ticari gemilerin elini kolunu sallayarak geçtiği, hatta kılavuz kaptanı bile istemezse almadığı, böylece zaman zaman İstanbul’da felaket yaratacak boğaz kazalarına sebep olduğu bir seyrüsefer trafiğimi bizim hâkimiyetinizin göstergesi. Ya da geçerken sadece seyrettiğimiz dev savaş gemilerinin, toplarını çatlatırcasına boğazlara çevirerek geçmeleri mi bizim boğazdaki hakimiyetimizin göstergesi?

 

 Kendimizi kandırmayalım. 1923 Lozan Sözleşmesi’ndeki boğazlar maddesinde, 1936'daki Montrö Boğazlar Sözleşmesi’de, günün zor şartlarında imzalanmış, Türkiye’nin prangalarıdır. Türkiye 1936’ların Türkiye’si değildir. Şartlar o günkü şartlar değildir. Hani bir söz vardır. Su akar Türk bakar derler. Evet, boğazlarda aynen bu misale uygundur. Geçtiğimiz hafta tüm dünyada manşetlere geçen bir haber vardı. Süveyş kanalındaki arıza yapan bir geminin kapattığı kanaldaki zarar 10 milyar dolar. Panama kanalından 2018 yılında 13.795 gemi geçmiş, bu gemilerin bıraktığı para 2 milyar 485 milyon dolar. Süveyş kanalından geçen gemi sayısı ise 18 bin 174. Bunlarda toplam 5 milyar 595 milyon dolar ödemişler. Peki, Türk boğazlarından geçen gemi adedi ve Türkiye’nin bu işten kazancı ney? 2019 yılı rakamları ile 42 bin gemi ve sıkı durun, elde ettiğimiz gelir de 143 milyon dolar. Gerekçe, Montrö’den elde ettiğimiz kazanımlar. Nerede o kazanımlar? Türkiye’de bazılarına görünen ve istemedik naraları attıran şu kazanımları bize de gösteren olsa da bizde sahip çıksak boğazlar sözleşmesine.

 

Evet, Montrö zamanın şartlarında Türkiye’yi 2. Dünya Savaşı’na sokmamak için aceleyle imzalanmış ve belki de günün şartlarında doğru olduğu söylenebilecek bir sözleşmedir. Ancak artık Montrö’de değil Ankara’da yeni bir sözleşme yapma zamanı gelmiştir. Kanal İstanbul bunun için önemli bir adımdır. Açılacak yeni boğazın bir rant kapısı açtığı da doğrudur. Ancak buradaki en büyük rant şüphesiz Türkiye’nindir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar