BU HAREKET TÜRK POLİSİNE YAKIŞMADI
MEHMET AKTÜRK

MEHMET AKTÜRK

POLEMİK

BU HAREKET TÜRK POLİSİNE YAKIŞMADI

01 Mart 2021 - 01:00

Seksenli yılların başıydı. Henüz ihtilalin izi silinmemişti. Toplum üzerinde de asker ve polisin hissedilir bir baskısı vardı. İşte o yıllarda Tokat'ta,  ramazan aylarının vazgeçilmez ritüellerinden biriside yalnızca Tokatspor kulübü lokalinde çekilen Tombala idi. Şehrin esnafı, bürokratı, memuru, işçisi kısaca herkes, bu ritüele iştirak ederdi. Geliri Tokatspor kulübüne kalan bu çekiliş, pek çok insan için, vakit harcanan bir eğlence olarak görülürdü. Yasa dışı olmasına rağmen, Şehrin Valisi, Emniyet müdürü de, geliri Tokatspor’a diye, bu yasal olmayan eyleme göz yumarlardı. Tabii bu sadece Tokat’ a mahsus bir ayrıcalık da değildi. Hemen hemen her ilde işleyiş aynı idi. İşte o günlerin birinde (sebebini bir türlü öğrenemediğimiz) Tokatspor kulübünde yine bir tombala çekilişi sırasında sıra dışı bir polis baskını oldu. Biz de kulübün müdavimleri olarak haliyle bu baskında tombala kartlarımızla ellerimiz havada polis ağbilere yakalandık. Yakalanış ki ne yakalanış. Şehrin hemen hemen bütün daire müdürleri, ileri gelen esnafları orada ve eller havada. Herkes birazda böyle bir durumda yakalanmanın mahcupluğu içersinde aramaya gelen 1 komiser, 2 polis arkadaşın talimatları ile tekrar yerimize oturduk. Herkesin önündeki kartlar isimlerine kaydedilerek tutanaklar tutuldu, isimler ve kimlikler alındı. Yalnız bir kartın sahibi bir türlü bulunamıyor. Kimse de karta haliyle sahip çıkmıyordu. Polis arkadaş o masadaki 6 kişiyi salonun ortasında bir yere aldı ve kartın sahibi bulununcaya kadar şınav çektireceğini söyledi. Tabii bu sıkıntılı durum, şuan tam hatırlamıyorum ama, bir kişinin kabulü ile son buldu. Daha sonrada oradaki her meslek grubundan yaklaşık 100 kişi, ikişerli sıra halinde yürüyerek Emniyet Müdürlüğüne geldik. Tabii resmi işlemler yapıldı ve sonrası kimlik kartlarımızı alarak evlerimizin yolunu tuttuk. İşte o gün, bizi Emniyet Müdürlüğüne götüren polis arkadaşın şu sözünü de, bugüne kadar hiç unutmadım:"Şu Tokatlılar ne kadar efendi insanlar, ben Sivas’ta da görev yaptım, Sivas'ta 40 polis, bir adamı karakola zor götürür, Tokat 'ta bir polis, 40 kişiyi karakola kuzu gibi getiriyor” demişti. Tabii bunu yüzyıllar önce Evliya Çelebi şöyle anlatıyor, Tokat’tan bahsederken; "Bu şehir, havası serin, insanı mutedil, yumuşak, hâlim selim insanlardır" diyor. Şimdi bunu niye anlattım. Geçtiğimiz perşembe günü Tokat Gazi Osman Paşa stadyumunda 3.lig 2 grupta mücadele eden ve son 3 yıldır da çeşitli sıkıntılarla uğraşan, şehrimizin takımı Tokatspor A.Ş ile Ağrı 1970 Spor arasında, beraberlikle sonuçlanan bir maç oynandı. Tokatspor’da başkanlık yapmış birisi olarak da, üzülerek ifade edebilirim ki, Tokatspor hiç mi hiç böyle durumlara düşmedi. İkinci yarının başlangıcında sayın valimizin de destekleri ile ligde tutunmaya çalışan takımımız için, her maç ölüm kalım maçı ve her maç final müsabakası. İşte böyle bir takım, evinde puan kaybetme şansı olmayan bir takım, zor bela aldığı bir puanla, Ağrı 1970 maçını noktalarken, 90 dakikanın sonunda saha karışıyor. Dolayısı ile teknik direktörler olaya müdahil oluyorlar ve ortalık polisinde müdahalesi ile yatışıyor. İşte tam da bu sırada, bir emniyet yetkilisi polisimiz, Takımımızın 70’ine merdiven dayamış hocası Metin Altınay’a ‘lan’  diye hitap edince sinirler yeniden geriliyor. Bunun üzerine hoca; ‘bana lan diyemezsiniz’ dese de, sözlü atışma son buluyor ve stat boşalıyor. Daha sonra hoca emniyete çağrılıyor, emniyet müdürümüz devriye giriyor ve karşılıklı özürlerle olay sulhla sonuçlanıyor.

 

Şimdi tabii burada işin neresini düzeltelim. Yaşı yetmişe merdiven dayamış bir insana lan diye hitabeden bir polisin yanlışını mı konuşalım, yoksa bin bir güçlükle yürüttüğü görevle, zaten takımın başında zorla duran bir hocaya hakaret eden bir emniyet mensubunun yanlışını mı, Yoksa, ekmeğini yediği şehirle bütünleşmeyi becerememiş bir bürokratın, şehre nasıl faydalı olabileceğini mi tartışalım. Bir sezon yürüttüğüm kulüp başkanlığında, Takımla birlikte, hemen hemen bütün deplasman maçlarına gittim. Öyle iller gördüm ki, sahada polis taraftardan daha ateşli. Elbette görevini de yapıyor. Ancak, rakibe ‘ben buralıyım’ı hissettiriyor. Rakip seyircide, rakip oyuncuda, o psikoloji altında sahaya çıkıyor. Takımın kendi sahasında oynadığı her maça gelen sayın valimizin, tribündeki duruşu,  takıma destek olduğu kadar, rakibe de baskıdır. Vali orda olunca hakem daha dikkatlidir. Yani şehrin valisi böyle yaparken, bir emniyet yetkilisi, maçın tüm sorumluluğunu üzerinde taşıyan takımın hocasına, birde şehrimiz de misafir olan bir insana, bu davranışı,  ancak Tokat’ın halis muhlis mutedil insanlarına yapılabilir. Sayın Emniyet yetkilisi, görevinin herhangi bir merhalesinde, bunu Sivas’ ta, Diyarbakır’ da, Trabzon’da veya herhangi bir Karadeniz takımında yapabilir mi. Süper lig takımlarını söylemek bile istemiyorum. Bununla beraber artık o makama gelmiş profesyonel bir emniyet yetkilisinin, o atmosferde soğukkanlılığını muhafaza etmek yerine, artık çok eskilerde kalmış bir polis profili ile olaya müdahalesi, anlaşılır gibi değil. Elbette bu olayın münferit olmasını temenni ediyoruz. Biz polis teşkilatımızın da en az Tokatlılar kadar Tokatspor’a sahip çıkacağına inanmak istiyoruz. Ve bu tür olaylarında tekrar etmemesini diliyoruz. Metin hocam, bu şehrin muhlis mutedil, sakin insanları seninle beraberdir ve yaşanan bu olaydan dolayı sana karşı mahcupturlar. Eski bir Kulüp Başkanı olarak arzu ederim ki, bu konuda bütün bürokratlar, sayın valiyi örnek alırlar. Tokatspor’un arkasında durmak, Tokat'ın arkasında durmaktır. Hele de Takım tam da şehrin kucağında kalmışken. İşte tam da bu nedenle, ‘olmadı polis abi, bu hareket Türk polisine yakışmadı’ diyoruz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar