TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ SOS VERİYOR
MEHMET AKTÜRK

MEHMET AKTÜRK

POLEMİK

TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ SOS VERİYOR

14 Nisan 2021 - 23:15

Bugün ramazanın birinci günü, henüz iftara 2 saat var. Yoğun bir trafik, hummalı bir koşturmaca. Tüm bunları nereden mi görüyorum? Tokat Gazı Osman Paşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi 8.kattaki odamdan. Tabii dostlarım için baştan söyleyeyim,  korkulacak bir durum yok. Katarakt ameliyatımı yapacak olan doktorum, ameliyat öncesi, göğüs hastalıkları uzmanı değerli kardeşim Cemal Pazarlı’nın, 3 günlük rehabilitasyonuna ihtiyaç duydu. O nedenle Göğüs Servisi’nde yatıyorum. İnşallah 3 gün sonrada katarakttan ameliyatımı olacağım. Allah tüm hastanelerde yatanlara şifalar versin.

 

Evet, bu kadar girizgâhtan sonra konumuza dönelim. Tabii 8. kattan görsellerim sadece ramazan koşturmacaları değil elbette. Hastane etrafına kümelenmiş yüzlerce araç, kimisi park ettiği yerden çıkamayan, kimisi de park edecek yer bulamayan telaşlı hasta yakınları, neredeyse bir bekçi kulübesi bile yapacak yer kalmamış, devasa binaların üst üste oturduğu sıkışık bir alan. İşte 8. kattan görünenler bu. Peki ya içerisi. Neredeyse insanların birbirinin üzerinden geçeceği kadar dolu koridorlar, polikliniklerin önündeki kuyruklar,  zaman zaman gerilen sinirler. Peki, bu arada sağlık çalışanları. Her biri tek bir vatandaşı geri çevirmeyim, kırmayım diye uğraşan sağlık görevlileri, kafasını kaldırmadan, polikliniğinin önündeki hastaları muayene etmeye çalışan hekimler, hocalar, katlarda asistanlar, hemşireler. Her an kapılabileceği bir covid mikrobuna, âdeta kafa tutar gibi canı pahasına mücadele veren bir grup savaşcı. Gece gündüz demeden, Çoluk çocuğu ile günlerce görüşmeden, mücadele veren ve sadece günlerinde hatırladığımız sağlık ordusu. Canı sıkıldığında,  ya da bir mesai arasında, eline alacağı bir bardak çayla, oturabileceği bir sosyal alan-ı, bir parkı, yeşilliği kalmamış bir hastane personeli. Hani demiş ya hoca, bana damdan düşen birini getirin. Ben damdan düşen birisi değilim elbette, burada hasta olarak bulunuyorum. Ancak damdan düşenleri gören birisi olarak yazıyorum. Yazmazsam kendimi sorumlu hissederim. Bunu daha öncede birkaç defa yazmıştım. Ancak her geçen gün, bu sıkışıklık, bu sıkıntı daha da artıyor. Bu problem Tokat'ın problemi, Şehrimize gelen, üniversitemizin hastanesine gelen hocalarımız bizim misafirlerimizdir. Onların çalışma saatleri dışındaki,  sosyal hayatlarında beklentilerini karşılamak bizim görevimizdir. Sayın Rektörümüzün bu konudaki çabaları inkar edilemez. Bu dönemde üniversite ile Şehir arasındaki diyalog ve buluşma, Rektör mümtaz hocadan sonra ilk defa yeniden sağlanmıştır.

 

Şimdi Tokat'ın erklerine önemli bir görev düşmektedir.  Üniversitenin mevcut alan-ı sos vermektedir. Ben burada boğuluyorum demektedir. Ancak çözüm, can simidi, hemen üniversitenin yanında durmaktadır. Üniversitenin buradan baktığımda sol tarafında geniş bir alanda bulunan Askeri bölge bu sıkıntılı durumun çözümüdür. İçerisinde binaları ve en önemlisi de yeşil alan-ı ile Üniversite Hastanesi için fevkalade bir genişleme sahası bu alanda mevcuttur. Valisi ile Belediye Başkanı, Milletvekilleri ile Rektörü ile son derece uyum içersinde yürüyen ilişkilerin artık bir de Genel Başkan Yardımcılığı gibi bir desteği de var. Askeri alanın şehir dışına çıkarılması son derece uygun olacaktır. Askeri alanın şehir içersinde olma zorunluluğu yoktur. Vatandaşın her gün ulaşması gereken bir yer değildir. Dışarıdan gelen ziyaretçi için de askeri kışlanın nerede olduğu çok önem arz etmeyecektir.

 

Evet, Sayın Valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Belediye Başkanım, Sayın Alay Komutanım, Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Tıp Fakültesi,  fiziki alan itibarı ile sos veriyor. Tüm Tokatlıların imdadına koşan Tıp Fakültesi, şimdide sizin tedavinize muhtaç. Bu konuda Rektör Bünyamin Şahin ile el ele olma vaktidir. Bir koah hastası olarak, benim gibi üniversitenin göğüs polikliniğini dolduran yüzlerce astım hastası, penceremizi açınca çam ağaçlarının kokusunu hissetmek istiyoruz. Yeşili görmek istiyoruz. Eminim hastanenin birçok problemi de bu yolla çözülecektir. Öyleyse hadi hep beraber, Milli Savunma Bakanımızı ziyaret zamanı geldi diyelim mi?

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar