TÜRKEŞ'İ ANLAMAK
MEHMET AKTÜRK

MEHMET AKTÜRK

POLEMİK

TÜRKEŞ'İ ANLAMAK

05 Nisan 2021 - 01:49

Türkeş’i anarken, Türkeş’i anlamak, Türkeş’i anlarken onun bıraktığı emaneti, MHP’yi tanımak belki de 4 Nisan’da hepsine bir bütün olarak bakabilmek. Yoksa kısa bir başsağlığı mesajı ve hamaset dolu sözlerle 4 Nisan’ı anmak, belki mezar başında ya da uzak bir Anadolu şehrinde,  arkasından bir Fatiha okumak, sonrada Alpaslan Türkeş’e karşı tüm görevlerini yerine getirmiş olmanın rahatlığı ile başımızı yastığa koyup vicdanlarımızı rahatlatmak. Ne kadar kolay bir yol. Böylece bu yolda can veren Binlerce şehide, istikbalini bu uğurda feda etmiş binlerce gaziye karşıda,  sorumluluklarımızı yerine getirmiş olmak.

 

Oysa "Ben size gül bahçeleri ile bezenmiş rahat bir yol değil,  taşlı dikenli, çakıl taşları ile dolu bir yol vaat ediyorum. Ayağını seven, nefesine güvenmeyen, bizimle gelmesin. Bu yolda karşınıza menfaat teklifleri, tehditler ve daha bir yığın engeller çıkacaktır. Bu çetin yolda dayanabilecekler, nefesine ve nefsine güvenenler bizimle gelsinler. Cesur olanlar, kendisine güvenenler ve inananlar kafilemize katılsınlar" diyen Alparslan Türkeş’in arkasına takılan ve bu uğurda mücadele ederken toprağa düşen binlerce üniversite öğrencisinin ya da henüz bıyığı bile terlememiş, on beşinde yağlı iplerde can verenlerin beklediği sadece bir Fatiha ya da duamı acaba.

 

Evet, 50 yılda bu yolda yorulanlar oldu. Ayağı acıyıp yolunu değiştirenler oldu. Karşılaştığı tehditlere veya engellere takılanlar ya da menfaatlere, terfilere kapılanlar oldu. Ancak her seferinde vicdanları rahatlatacak bir bahane hep hazırdı. Kimi zaman kişiler bahane edildi, kimi zaman yoldan şikayetçi olundu, çoğunlukla da bu yola katılanlar, hangi çağrı ile katıldığını unuttu. Oysa bu çağrıyı yapan hareketin lideri, bugünleri gördüğü için, bahanelerin gerekçelerini zaten baştan belirtmişti. Zamanla yolunu kaybedenler, sadece kendilerine göre gerekçelerinin adını değiştirdiler. Böylece buldukları yeni gerekçelerle vicdanlarını rahatlattılar. Oysa hiçbir yeni yolun, o ilk davet edilen yol olmadığını herkes gayet iyi biliyordu aslında. Sadece kendisini kandırıp, vicdanını rahatlattı herkes. Rahatlatmaya da devam ediyor. Öyleyse herkes ettiği duanın sonuna bir parantezde kendisi için açsın. Başbuğum, biz senin çağrına ayak uyduramadık. Bizi Affet. Ayaklarımız acıdı, nefesimiz yetmedi. Biz seni anlayamadık desin. Anlayanların ise Başı sağ olsun.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar