ZEKİ VE ÇALIŞKAN OLMAK YETMEZ, ERDEM VE GÜZEL AHLAK'DA GEREKİR

Neden Bugün Farklı Bir Konuyu Kaleme Aldım?

Abone Ol

Hemen hemen her zaman tarım, kırsal kalkınma ve üreticilerimizin sorunları üzerine yazılar yazmaya gayret ediyorum.

Çünkü toprağın, üretimin ve çiftçimizin güçlü olması; ülkemizin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır.

Ancak son yıllarda toplumumuzda ahlaki değerler, erdem, dürüstlük, merhamet, saygı ve sorumluluk duygusu konusunda ciddi bir aşınma yaşandığını üzülerek görüyoruz.

Maddi gelişmenin öne çıktığı, manevi değerlerin ise giderek geri plana itildiği bir dönemde yaşıyoruz.

Bu tablo karşısında sessiz, kayıtsız ve duyarsız davranmamalıyız diye düşünüyorum.

Güçlü bir toplum; sadece ekonomik kalkınmayla değil, aynı zamanda sağlam ahlaki değerler ve erdemli insanlarla inşa edilir.

İşte bu nedenle bugün tarımın dışına çıkarak, hepimizi yakından ilgilendiren erdemli insan olmanın, güzel ahlakın ve manevi değerlerimizin önemine dair birkaç düşüncemi sizlerle paylaşmak istedim.

Çünkü inanıyorum ki; toprağı bereketlendiren emek ne kadar önemliyse, toplumu bereketlendiren güzel ahlak ve erdem de en az o kadar önemlidir.

Günümüz dünyasında küresel sistem tarafından: gençlere sürekli şu mesaj veriliyor:

"Hayat bir kez yaşanır. Ye, iç, eğlen; istediğin gibi yaşa.

Önemli olan başarılı ve zengin olmaktır." Bu anlayış, insanı sadece kendi çıkarını düşünen, tüketen ve haz peşinde koşan bir varlığa dönüştürmektedir.

Oysa Yüce Allah, insanı başıboş yaratmamıştır.

"Sizi boş yere yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?"
(Mü'minûn Süresi Ayet, 115)

Bu ilahi mesaj, hayatın bir imtihan olduğunu ve her insanın yaptıklarından sorumlu tutulacağını açıkça ortaya koymaktadır.

İslam, sadece ibadet etmeyi değil; güzel ahlak sahibi olmayı, dürüst yaşamayı, adaletli davranmayı ve insanlara faydalı olmayı emreder.

Sevgili Peygamberimiz (sav):
"İnsanların en hayırlısı, insanlara en faydalı olandır." buyurarak gerçek değerin makamda, servette ve şöhrette değil; insanlığa fayda sağlamada olduğunu bildirmiştir.

Yine Efendimiz (sav):
"İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır." sözüyle sürekli öğrenmeyi, gelişmeyi ve kendimizi yenilemeyi tavsiye etmiştir.

Kur'an-ı Kerim'de ise:
"Yiyiniz, içiniz; fakat israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez." (A'râf, 31)
buyrularak ölçülü yaşamanın önemi vurgulanmıştır.

Başka bir ayette ise:
"Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder." (Nisâ, 58)
buyrularak adalet ve liyaketin toplum hayatındaki vazgeçilmez yeri ifade edilmiştir.

İnsan elbette zeki olacak, çok çalışacak, bilim üretecek ve mesleğinde başarılı olacaktır. İyi bir mühendis, iyi bir doktor, iyi bir hukukçu, iyi bir öğretmen ya da başarılı bir yönetici olmak son derece kıymetlidir.

Fakat bütün bunların yanında ahlak ve erdem yoksa, bilgi insanlığa fayda yerine zarar da verebilir.

Bir doktor, daha fazla kazanç uğruna hastasını gereksiz tedavilere yönlendiriyorsa...

Bir mühendis, maliyeti düşürmek için kalitesiz malzeme kullanarak insanların can güvenliğini tehlikeye atıyorsa...

Bir hukukçu adalet yerine maddi menfaatini gözetiyorsa...

Bir yönetici emaneti ehliyet yerine yakınlarına veriyorsa...

Böyle bir başarı, ne vicdanda ne de Allah katında gerçek bir başarıdır.

Çünkü meslekler ancak ahlakla değer kazanır.

Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; yalnızca diploma sahibi, iyi eğitim almış bir gençlik değil, aynı zamanda dürüstlüğü ilke edinmiş, adalet duygusu gelişmiş, merhametli, vicdanlı ve güvenilir bireyler yetiştirmektir.

Çocuklarımıza yalnızca matematiği, fen bilimlerini ve yabancı dili öğretmek yeterli değildir.

Onlara doğruluğu, kul hakkına riayet etmeyi, israftan kaçınmayı, merhameti, paylaşmayı ve insanlığa hizmet etmeyi de öğretmeliyiz.
Çünkü güçlü medeniyetler; sadece bilgiyle değil, bilgiyi ahlakla birleştiren insanlar sayesinde kurulmuştur.

Unutmayalım ki bilgi insana güç verir; fakat o gücü hayra yönlendiren, erdem ve güzel ahlaktır.

Rabbimiz bizleri; ilmini ahlakıyla süsleyen, makamını adaletle kullanan, servetini paylaşan, mesleğini dürüstlükle icra eden ve insanlığa faydalı olmayı hayatının gayesi bilen kullarından eylesin.

Gerçek başarı; iyi bir meslek sahibi olmak kadar, iyi bir insan olabilmektir.

function pageRefresh() { sessionStorage.setItem("scrollPosition", window.scrollY); location.reload(); } function pageRefreshed() { const savedScrollPosition = sessionStorage.getItem("scrollPosition"); if (savedScrollPosition) { window.scrollTo(0, parseInt(savedScrollPosition, 10)); sessionStorage.removeItem("scrollPosition"); } } window.addEventListener("load", pageRefreshed); setInterval(function () { // Yenileme yapılmasını istemediğiniz URL'ler const excludeUrls = [ "https://www.tokathaber.com.tr/video/*", ]; // Eğer mevcut URL listede ise yenilemeyi durdur if (excludeUrls.some((url) => window.location.href.includes(url))) { return; } var isTypeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.tokathaber.com.tr/vidyome/embed/"]' ); var youtubeVideo = document.querySelector( 'iframe[src^="https://www.youtube.com/embed/"]' ); if (!isTypeVideo && !youtubeVideo) { pageRefresh(); } }, 60000); // **60 saniye**