Dün Murat Onur, Halil İbrahim Yel ile birlikte Sulusaray, Malum Seyit Tekkesi Köyü ve depremin ana merkezi Buğdaylı Köyüne gittik.

Devletimizin birimlerinin biri gidiyor biri geliyor. Jandarma, Afad, Sağlık İl Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Hizmetler, Üniversitemiz…

Ayrıca sivil olarak Beşir Derneği, Deniz Feneri Derneği ve Müge Anlı ve Dostları ikram araçları yol güzergahında gözüme takılanlardan.

Siyasetçilerimizin hepsi orada. Parti ayrımı yapmıyorum.

Trafik o kadar yoğun ki Tokat oraya taşınmış.

Herkes bir şey yapmaya çalışıyor.

Allah razı olsun.

Eski evlerin tamamında bir şekilde hasar var. Yeni yapı ve Camilerde sıvalar dökülmüş. 

Tabii tedirginlik var bölge halkında. Artçı depremler devam ediyor.

Yazımın başlığı olan eksik olan ne var diye sorarsanız işte onu anlatayım.

Askerlerimiz varya can kurban onlara, çadır kuruyorlar, yardım ediyorlar.

Murat Onur askerlerimiz burada güven veriyor sizin duygularınızı alayım diye mikrofonu depremi yaşayan bir ablamıza uzattı. Ablamız öyle duygulandı ki konuşamadı. Devletimizi, Mehmetçiğimizi depremin ilk gününden itibaren yanlarında görmek hem gurur verecek hem de çok şükür dedirttirecek bir durum.

Sonra ne oldu, saat akşam beşe geliyordu sanırım, yanıma oturan komutanlardan birinin telefonda konuşmasına kulak misafiri oldum.

Diyor ki bizim arkadaşalar sabah çorbası ile duruyor, akşama sıcak bir şeyler ayarlayabilir miyiz? 
Sabah çorbası ile duran Mehmetçiğimiz hiçbir şikâyeti olmadan oradan oraya koşturuyor.

Buyurun duygulanmayın.

Allah hepinizden razı olsun.

Eksik yok bölgede, fedakârlık var, Mehmetçiğimiz, Devletimiz, Milletimiz var.

Vesselam