Tokat’ta kış ve ilkbahar aylarında etkili olan yağışlar, Almus Baraj Gölü’nde dikkat çeken bir yükselişe neden oldu. Ocak ayının başında yüzde 38 seviyesinde bulunan baraj doluluğu, nisan ayı sonu itibarıyla yüzde 92’ye çıktı. Uzun yıllar sonra ilk kez bu seviyeye ulaşılan barajda gözler şimdi savak ihtimaline çevrildi.

Yağışlar barajdaki seviyeyi hızla yükseltti
Bu yıl özellikle kış aylarında etkili olan yağışlar, Almus Baraj Gölü’ne ciddi miktarda su taşınmasına neden oldu. İlkbahar yağışlarının da etkisini sürdürmesiyle birlikte göldeki doluluk oranı kısa sürede yükseldi.
Baraj çevresindeki dağlarda halen kar örtüsünün bulunması ise önümüzdeki günlerde su seviyesinin daha da artabileceği yorumlarını beraberinde getirdi. Bölgedeki karların erimesiyle birlikte göle su girişinin devam etmesi bekleniyor.

Günlük su girişi dikkat çekiyor
Baraja ortalama günlük 12 milyon metreküp su girişinin olduğu belirtilirken, buna karşılık günlük yaklaşık 2,5 milyon metreküp civarında su bırakıldığı ifade edildi. Su giriş ve çıkışı arasındaki büyük fark, baraj seviyesindeki yükselişin devam etmesine neden oluyor.
Yetkililerin takip ettiği süreçte, son yağışlarla birlikte su seviyesinin kritik noktaya yaklaştığı değerlendiriliyor.

Tam doluluğa sadece 2 metre kaldı
Almus Barajı’nda uzun yıllar sonra ilk kez bu kadar yüksek bir doluluk oranına ulaşıldığı belirtildi. 1993 yılında savaktan su akan barajın yeniden aynı seviyeye yaklaşması bölgede dikkatle takip ediliyor.
Barajın tam dolmasına yalnızca 2 metre kaldığı belirtilirken, önümüzdeki süreçte etkili olacak yeni yağışların tabloyu değiştirebileceği değerlendiriliyor. Özellikle mevcut yağış düzeninin devam etmesi halinde savaktan su taşmasının ihtimaller arasında olduğu ifade ediliyor.
Pazar ve Turhal için taşkın riski gündemde
Barajda yaşanabilecek olası savak taşmasının, ırmak hattı boyunca taşkın riskini beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Özellikle Pazar ve Turhal ilçeleri risk altında gösteriliyor.
Su seviyesindeki yükselişin dikkatle izlendiği bölgede, yağışların sürmesi halinde Yeşilırmak hattındaki debinin daha da artabileceği değerlendiriliyor.





