İsli Demlik’te gerçekleştirilen buluşmada basın mensupları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, dernek başkanları ve Gökdere Havzası’nda geçmiş dönemlerde görev yapan köy muhtarları bir araya geldi. Tokat’ın geleceğine ilişkin farklı başlıkların ele alındığı programda Av. Mehmet Can, kentin sahip olduğu potansiyelin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Programa basın mensupları Kemal Özdilek, Cemalettin Bilgin, Yakup Orakçı, Kenan Kayhan ve Nurhan İçmez, Türkiye Sakatlar Derneği Tokat Şube Başkanı Ali Aras, Gökdere Havzası Dernek Başkanı Ramazan Çakmak, Hami İşler ve bölgedeki köylerin önceki dönem muhtarları katıldı.
“Bağ Evleri Tokat’ın Kültürel Hafızasının Bir Parçasıdır”
Tokat’ın geleneksel yaşam kültüründe önemli bir yere sahip olan bağ evleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Av. Mehmet Can, bu yapıların yalnızca fiziksel alanlar olmadığını, şehrin sosyal hayatının ve kültürel birikiminin bir yansıması olduğunu ifade eden Av. Mehmet Can açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Şehirlerin oluşan kültürleri bir anda kendiliğinden ortaya çıkan unsurlar değildir. Her kültürel oluşumun arkasında bir ihtiyaç, bir yaşam biçimi ve toplumun kendi içerisinde oluşturduğu bir değer vardır. Tokat da geçmişten bugüne muhabbetin, komşuluğun, aile bağlarının ve sosyal paylaşımın güçlü olduğu şehirlerden biridir.“Bağ evleri de bu kültürün doğal bir sonucudur. İnsanlarımızın şehir hayatının yoğunluğundan uzaklaşmak, aileleriyle ve dostlarıyla bir araya gelmek, kendi sosyal alanlarını oluşturmak amacıyla ortaya çıkmış yapılardır. Dolayısıyla bunu sadece bir yapılaşma meselesi olarak değil, Tokat’ın kültürel dokusunun bir parçası olarak değerlendirmek gerekir.”
Bağ evlerinin günümüz şartlarına uygun şekilde ele alınması gerektiğini belirten Av. Mehmet Can: “Elbette her şeyin hukuk içerisinde, yasal düzenlemeler çerçevesinde ve şehrin doğal dokusuna zarar vermeyecek şekilde değerlendirilmesi gerekir. Ancak bir ihtiyacın sonucunda ortaya çıkan bu kültürel alanları koruyarak, daha düzenli ve daha değerli hale getirmek Tokat açısından önemli olacaktır.”dedi.

“Tokat Tarımda Çok Büyük Bir Güce Sahip”
Programın önemli başlıklarından biri de Tokat’ın tarımsal potansiyeli ve ekonomik yapısı oldu.
Tokat’ın sahip olduğu tarım alanlarıyla Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Av.Mehmet Can, tarım sektöründe daha güçlü bir yapılanmaya ihtiyaç olduğunu belirterek “Tokat yaklaşık 380 bin dönüm tarım arazisiyle çok önemli bir üretim merkezidir. Sadece alan büyüklüğü değil, bu toprakların verimliliği de bizim en büyük avantajlarımızdan biridir. Tokat’ın nüfusunun önemli bir bölümü geçmişten bugüne tarımla iç içe yaşamaktadır. Ancak bugün geldiğimiz noktada sadece üretmek yeterli değildir. Ürettiğimiz ürünün değerini artırmak, pazarlama gücünü yükseltmek, üreticimizin daha fazla kazanmasını sağlamak gerekiyor. Bunun yolu da güçlü kurumlar, güçlü organizasyonlar ve ortak akıldan geçiyor’’ açıklamasında bulundu.
“Ticaret Borsası’nın Önemi Daha Fazla Anlatılmalı”
Tokat Ticaret Borsası’nın il genelinde faaliyet gösteren önemli kurumlardan biri olduğuna dikkat çeken Av. Mehmet Can, kurumların toplumla daha güçlü iletişim kurmasının önemine vurgu yaptı. Ticaret Borsası’nın yalnızca belirli bir kesime değil, Tokat’ın tamamına hizmet eden bir yapı olduğunun altını çizen Av.Mehmet Can şöyle konuştu: “Ticaret Borsası, il genelinde faaliyet gösteren ve tarımsal ekonominin önemli aktörlerinden biridir. Ancak toplum içerisinde bazı kurumlarımızın görev alanları ve yaptığı çalışmalar yeterince bilinmeyebiliyor. Burada önemli olan, kurumlarımızın kendisini daha iyi anlatabilmesi ve vatandaşımızın da bu kurumların hangi alanlarda hizmet verdiğini daha iyi anlayabilmesidir.” “Bir borsanın, bir ticaret odasının veya herhangi bir sivil toplum kuruluşunun gücü sadece kendi yaptığı çalışmalarla değil, toplumun o kurumu ne kadar tanıdığı ve ne kadar sahiplendiğiyle de ilgilidir. Vatandaşımız hangi kurumdan hangi konuda destek alabileceğini, hangi mekanizmaların kendisi için çalıştığını bilirse ortaya daha güçlü bir şehir iradesi çıkar.” dedi.
Tokat’ın tarımsal geleceği için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Av.Mehmet Can: “Bugün geçmişte yapılanları bir kenara bırakmak değil, onları bir temel kabul ederek üzerine daha güçlü bir yapı kurma zamanıdır. Kamu kurumlarımız, meslek kuruluşlarımız, üreticilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımız aynı hedef doğrultusunda hareket ederse Tokat çok daha güçlü bir noktaya ulaşabilir.” ifadelerini kullandı.
“Geçmişe Takılı Kalmadan Geleceği Planlamalıyız”
Tokat’ın geleceği için yeni bir bakış açısına ihtiyaç olduğunu belirten Av. Mehmet Can: “Geçmişine gömülen bir toplumun istikbali olmaz. Elbette geçmişimiz bizim değerimizdir, ancak geleceği inşa etmek için geçmişten aldığımız tecrübeyi bugünün imkânlarıyla birleştirmemiz gerekir. Tokat’ın ihtiyaçlarını daha güçlü bir şekilde ortaya koyacak, sorunlarını doğru tespit edecek ve çözüm noktasında ortak hareket edecek bir anlayışa ihtiyacımız var. Bugün bunun zamanıdır”dedi
“Kazova İçin Daha Kapsamlı Bir Bakış Açısı Gerekiyor”
Tokat’ın önemli tarım bölgelerinden Kazova’da yaşanan taşkınlar ve doğal afetler de programın gündem maddeleri arasında yer aldı. Kazova’nın Türkiye’nin önemli tarım alanlarından biri olduğunu belirten Av.Mehmet Can, yaşanan gelişmelerin bölgenin geleceği açısından önemli mesajlar içerdiğini söyleyerek “Kazova, dünyanın sayılı verimli ovalarından biridir. Böyle bir alanın sadece bugünüyle değil, geleceğiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir. Son dönemde yaşanan doğal olaylar bize bazı gerçekleri yeniden gösterdi.Yaşanan taşkınlar, Yeşilırmak’ın, Almus Barajı’nın ve bölgedeki su yönetiminin daha kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini ortaya koymuştur. Bundan sonra yapılacak çalışmaların sadece bugünün sorunlarını çözmeye değil, gelecekte oluşabilecek riskleri de önlemeye yönelik olması gerekir.” İfadesini kullandı.
Hukukçu Kimliğiyle Yargı Süreçlerini Değerlendirdi
Türkiye gündemindeki hukuki süreçlerle ilgili soruları da yanıtlayan Av.Mehmet Can, hukuk sisteminde temel belirleyicinin deliller ve hukuki süreçler olduğunu ifade ederek: “Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir hukuk sistemine sahiptir. Hukuk devletinde önemli olan, iddiaların ve değerlendirmelerin hukuk çerçevesinde ele alınmasıdır. Savcılık makamları kendilerine ulaşan iddiaları ve delilleri değerlendirir, mahkemeler de önlerine gelen dosyalar üzerinden karar verir. Bu süreçlerde esas olan, hukukun kendi mekanizmaları içerisinde doğru sonuca ulaşmasıdır.” İfadelerine yer verdi.





