Cemrelerin düşmesi ve doğanın uyanmasıyla birlikte bahar ayları kendini iyiden iyiye hissettirirken, polen alerjisi ve solunum yolu rahatsızlığı çekenler için zorlu bir dönem başlıyor. Mevsimsel alerjilerin yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürdüğü bu günlerde, rotasını doğaya çevirenlerin yeni adresi Tokat'ın Pazar ilçesinde bulunan doğa harikası Ballıca Mağarası oluyor. Dünyanın en büyük ve en görkemli mağaralarından biri olarak gösterilen 3,4 milyon yaşındaki bu yeraltı oluşumu, sadece görsel şöleniyle değil, astım ve KOAH hastalarına nefes aldıran eşsiz mikro klimasıyla da dikkat çekiyor.
4 ASIRLIK MUCİZE
Uzman değerlendirmelerine göre, Ballıca Mağarası'nın sağlık açısından bu kadar değerli olmasının sırrı havasında gizli. Dışarıdaki havaya kıyasla ortalama dört kat daha fazla saf oksijen barındıran mağara içi atmosfer, polen ve toz gibi alerjen maddelerden tamamen arınmış durumda. Yüzde 55 civarındaki sabit nem oranı ve yıl boyu 18 derecelik değişmeyen sıcaklığıyla mağara, adeta devasa ve doğal bir filtre görevi görüyor. Bu steril ortam, bahar alerjisi tetiklenen bireylerin tahriş olmuş solunum yollarını dinlendirmesi için ideal bir sığınak sunuyor.

YERALTINDAN GELEN ŞİFA KAYNAĞI
Tıp dünyasında 'speleoterapi' yani 'mağara terapisi' olarak bilinen ve yeraltı ikliminin solunum hastalıklarında destekleyici tedavi olarak kullanılması, dünyada giderek yaygınlaşan bir yöntem. Ballıca Mağarası'nın sülfatlı ve zengin mineralli yapısı da bu terapi türü için Türkiye'deki en uygun lokasyonlardan biri olarak değerlendiriliyor. Herhangi bir tıbbi tedavinin alternatifi olmamakla birlikte; mağarada geçirilen birkaç saatin, hava yollarını rahatlattığı ve nefes darlığı şikayetlerini hafiflettiği yönündeki hasta geri bildirimleri her geçen yıl bölgeye olan ilgiyi artırıyor.
SAĞLIK TURİZMİNİN YENİ ROTASI TOKAT OLABİLİR
Sadece doğa tutkunlarının değil, şifa arayanların da radarına giren Ballıca Mağarası'nın, doğru bir stratejiyle küresel sağlık turizmi haritasında güçlü bir yer edinmesi muhtemel. Şehir planlamacıları ve turizm uzmanları, mağara çevresinde doğaya uyumlu ve konaklamalı sağlık kür merkezlerinin (sanatoryum) kurulmasının, Tokat ekonomisine büyük bir katma değer sağlayacağı görüşünde birleşiyor. İlerleyen yıllarda yapılacak profesyonel yatırımlarla, Tokat'ın sadece tarihi ve gastronomisiyle değil, 'nefes aldıran şehir' kimliğiyle de öne çıkması bekleniyor.



