Moskova'yı Uzak Doğu Rusya'ya bağlayan Trans Sibirya Demiryolu, tam 9.289 kilometrelik mesafesiyle dünyanın en uzun demiryolu ağı unvanını taşımaktadır. 1891 ile 1916 yılları arasında inşa edilen bu devasa yapı, sadece Rusya'nın değil, dünya tarihinin ve ekonomisinin de gidişatını değiştiren bir mühendislik harikasıdır. Hattın inşası için 1891-1913 yılları arasında yaklaşık 1,5 milyar ruble harcanmış, proje tamamlandığında ise Atlantik Okyanusu ile Pasifik Okyanusu raylar üzerinden birbirine kesintisiz olarak bağlanmıştır.

I3-31Yolculuk Moskova'daki Yaroslavl Garı'ndan başlar ve sekiz farklı saat dilimini geride bırakarak Pasifik kıyısındaki Vladivostok limanında son bulur. Güzergâh boyunca Yekaterinburg'da Avrupa ve Asya arasındaki hayali sınırı geçen tren, dünyanın en derin tatlı su kaynağı olan Baykal Gölü'nün çevresinden dolanarak eşsiz manzaralar sunar. Stratejik noktaları birbirine bağlayan bu ana hat, ayrıca Moğolistan, Çin ve Kuzey Kore gibi ülkelere uzanan yan bağlantı yollarıyla devasa bir ulaşım ekosistemi oluşturur.

Matematik İflas Etti Çeşme'de 1+1 Daire Parasına İtalya'da Havuzlu Villa Satılıyor Üstünede 409 Bin Dolar Nakit Kalıyor
Matematik İflas Etti Çeşme'de 1+1 Daire Parasına İtalya'da Havuzlu Villa Satılıyor Üstünede 409 Bin Dolar Nakit Kalıyor
İçeriği Görüntüle

I2-55Bu demiryolu hattı sadece ticari bir ulaştırma yolu değil, aynı zamanda küresel jeopolitiği sarsan askeri bir güç unsurudur. İnşasıyla birlikte Rusya'nın Uzak Doğu'daki hareket kabiliyeti artmış, bu durum İngiltere ve Japonya gibi dönemin büyük güçlerini kendi çıkarlarını korumak adına yeni ittifaklar kurmaya zorlamıştır. Sovyetler Birliği döneminde çift hatlı hale getirilen ve tamamen elektriklendirilen Trans Sibirya, bugün halen Sibirya'nın yeraltı ve yerüstü kaynaklarını dünyaya taşıyan, modern gezginlerin ise hayallerini süsleyen efsanevi bir rota olma özelliğini korumaktadır.

Kaynak: haber merkezi