Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin, Doğu ve Batı kiliselerinin bin yıllık ayrılığıyla tarihsel bir bağ taşıdığına dikkat çekerek, dikkat çeken bir tarihî tesadüfü gündeme taşıdı.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü ve Tokatlı tarihçi Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Papa 14. Leo’nun Türkiye temaslarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, kiliseler tarihine damga vuran çarpıcı bir ayrıntıyı gün yüzüne çıkardı. Afyoncu, 1054 yılında Doğu ve Batı kiliselerinin resmî olarak ayrıldığı dönemde papanın isminin Papa 9. Leo olduğunu hatırlatarak, bugün başka bir Leo’nun, Papa 14. Leo’nun, iki kilise arasındaki bağı yeniden güçlendirmek adına girişimlerde bulunduğunu vurguladı.
ROMA’DAN İSTANBUL’A: DİNÎ OTORİTE MÜCADELESİNİN BAŞLANGICI
Afyoncu’nun açıklamalarına göre çatışmanın kökleri, Roma İmparatorluğu’nun 330 yılında başkentini İstanbul’a taşımasına kadar uzanıyor. Bu tarihten itibaren İstanbul, dini otorite açısından yükselişe geçti ve Roma’nın tek hâkim olduğu yapı sarsılmaya başladı.
343 yılındaki Serdika Konsili ise Roma ve İstanbul arasında resmî anlamda ilk yetki tartışmalarının fitilini ateşledi. Afyoncu’ya göre iki kilise, bu tarihten itibaren birbirinden kopuş sürecine girdi.
İSTANBUL’UN YÜKSELİŞİ PAPALIĞI RAHATSIZ ETTİ
381’de toplanan İstanbul Konsili ile Roma’dan sonra ikinci otorite merkezi olarak kabul edilen İstanbul, bölgedeki güç dengelerini değiştirdi. Nihayetinde:
395: Roma’nın ikiye bölünmesi, dini yapıda da ayrışmayı derinleştirdi.
451 Kadıköy Konsili: İstanbul kilisesi Roma ile eşit haklara sahip kılındı.
476: Batı Roma’nın çöküşüyle Papa, Batı’da tek güç haline geldi.
Bu gelişmeler, Batı’da papalığı güçlendirirken, Doğu’da kilisenin imparatorluk otoritesine bağımlı hale gelmesine sebep oldu.
595 yılı, Afyoncu’nun vurguladığı en büyük kırılma anlarından biri oldu. İstanbul Patriği IV. Ioannis’in “ekümenik patrik” unvanını kullanması, Roma tarafından büyük bir meydan okuma olarak görüldü. Papalık cephesinde bu unvanın, papanın bile kullanamayacağı kadar iddialı olduğu ifade edildi.
BÜYÜK ŞİZMA: 1054’TE BAŞLAYAN AYRILIK
Patrik I. Mihail Kirularios’un Roma’ya karşı sert tutumu, süreçte dönüm noktası oldu. Afyoncu’nun anlatımına göre:
Papa 9. Leo’nun gönderdiği elçi heyeti Ayasofya’ya aforoz fermanı bıraktı.
Patrik ise aynı gün papanın isimlerini ve elçilerini aforoz etti.
Bu karşılıklı aforozlar, tarihe “Büyük Şizma” olarak geçti ve iki kilise resmî olarak ayrıldı.
Bizans’ın Osmanlı baskısı altında kaldığı 15. yüzyılda yardım arayışları, kiliselerin birleşmesini yeniden gündeme getirdi. 1439 Floransa Konsili ile Roma’nın şartları kabul edildi; ancak halkın büyük bölümü buna karşı çıktı. Afyoncu, Ayasofya’da Latin usulü yapılan ayinin, Bizans halkı tarafından protestoyla karşılandığını ve birleşmenin kalıcı olamadığını hatırlattı.
AFYONCU’NUN ÇARPICI SORUSU: TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR?
Prof. Dr. Erhan Afyoncu, “1054’te ayrılığı başlatan Papa Leo’ydu, şimdi başka bir Leo birleşmeye çalışıyor. Bu sadece tesadüf mü, yoksa tarihsel bir dönüm noktasının eşiğinde miyiz?” diyerek dikkat çekici bir tartışma başlattı.
Papa 14. Leo’nun Türkiye ziyaretinin yalnızca diplomatik bir temas olmadığını belirten Afyoncu’nun açıklamaları, bin yıllık kilise rekabetinin tarihsel arka planını yeniden gündeme taşımış durumda.