Tokat ili, jeolojik açıdan Orta Anadolu’da doğrultu atımlı fayların yoğun olduğu bir coğrafyada yer alıyor.
İl merkezinin önemli bir kısmı alüvyon üzerinde yer alan bir bölgede yerleştiği için Tokat oluşabilecek depremlerde zeminden kaynaklanan olumsuzluklar yaşaması beklenen bir il olarak biliniyor.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası 'Fay Üzerinde Yaşayan İllerimiz: Tokat Raporu, geçtiğimiz günlerde ardı ardına depremler yaşayan Tokat'ın deprem gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. 

10 sayfalık Raporda; Tokat il merkezinde diri fay hatlarının nerede olduğuna yer verilirken Almus Fay’ının detaylı olarak araştırılması ilin deprem tehlikesinin belirlenmesi açısından bilinmezliklerin ortaya konmasını  sağlayacağına dikkat çekiliyor.

Ayrıca Tokat’ın depremselliği yukarıda da belirtildiği gibi Almus Fayı ile sınırlı olmayıp ilin başlıca ilçeleri olan  Almus, Erbaa, Niksar, Pazar ve Reşadiye ilçe merkezleri ile 40’ı aşkın belde ve köy yerleşim alanı da  doğrudan diri fay üzerinde oturdu belirtiliyor.

Tokat’ın gelecekteki olası bir depremi en az zararla atlatabilmesi için de bilgiler raporda yer alıyor.
TOKAT İL MERKEZİNDEKİ DİRİ FAYLAR NEREDE?
TDFH Almus Fayı’nın Tokat il merkezi kuzeyinden geçtiğini gösterir (Şekil 4 ve 5). Diri fayların haritalanması  farklı disiplinlerden veri girişi ile jeoloji mühendisliği temelinde yapılacak paleosismolojik araştırmalar  sonucu gerçekleştirilir. Diri fayların yerlerinin imar planlarına altlık oluşturacak hassasiyette haritalanması  ile geçmişte hangi büyüklükte ve hangi sıklıkta deprem ürettiği, dolayısı ile gelecekte ne zaman ve ne  büyüklükte deprem olabileceğine yönelik olasılıkların belirlenmesi jeolojik, jeofizik, jeodezik, jeomorfolojik ve bunlar üzerine oturacak paleosismolojik araştırmalarla mümkündür. Bu çalışmaların nasıl yapılacağına  dair kılavuz TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından yayınlanmıştır. Almus Fay’ının detaylı olarak araştırılması ilin deprem tehlikesinin belirlenmesi açısından bilinmezliklerin ortaya konmasını  sağlayacaktır. Belirlenen diri fayların nazım veya uygulama imar planlarına işlenmesi gerekmektedir. 
Tokat’ın depremselliği yukarıda da belirtildiği gibi Almus Fayı ile sınırlı olmayıp ilin başlıca ilçeleri olan  Almus, Erbaa, Niksar, Pazar ve Reşadiye ilçe merkezleri ile 40’ı aşkın belde ve köy yerleşim alanı da  doğrudan diri fay üzerinde oturmaktadır. Ayrıca Kelkit Çayı üzerine doğudan batıya doğru Bereket HES,  Tuna HES, Reşadiye HES, Akıncı HES, Niksar HES, Tepekışla HES gibi peşi sıra dizilen hidroelektrik santralları  yer almaktadır. Yine Kuzey Anadolu ve Ezinepazar fayları geçmişte 7' yi aşan depremler üretmiş ve Tokat’ta  hasara yol açmışlardır, bu fayların gelecekte de önemli depremler üretme potansiyeli mevcuttur. Bu  açıdan bakıldığında yapılacak çalışmaların sadece il merkezinde değil kent bütününde yapılmasının önemi ve aciliyeti kendisini açıkça göstermektedir.
F A Y2

RESİMALTI: Türkiye Diri Fay Haritasına göre Tokat kent merkezinden geçen diri faylar. Yerlerinin hassas olarak bilinmemesi nedeniyle faylar 100 m kalınlığında şeritler olarak gösterilmişlerdir. Yapılacak  araştırmalar ile fay yerlerinin hassas olarak belirlenmesi gerekmektedir. 

Ankara Büyükşehir Belediyesinin sebze fidesi dağıtımı tekrar başladı Ankara Büyükşehir Belediyesinin sebze fidesi dağıtımı tekrar başladı

RAPORDA SONUÇLAR
Ülkemizin çoğu yerleşimleri gibi Tokat da diri fay üzerinde yer alan ve deprem tehdidi altında yaşayan bir  ilimizdir. Depremler yer sarsıntısı yarattıklarında çok uzak alanlarda bile yıkıma neden olabilmektedir. Yer  sarsıntısının şiddeti depremin uzaklığı ve büyüklüğünün yanı sıra zemin koşullarında da önemli oranda  etkilenmekte ve zayıf mühendislik özelliklerine sahip zeminler deprem dalgalarının genliğini artırarak  üstündeki binalara aktarmaktadırlar. Mikrobölgeleme çalışmaları ve deprem senaryoları ile bir bölgede  zemin yapısı ve depremin yaratması olası yer sarsıntısı belirlenebilir. Bir yapı beklenen yer sarsıntısına göre  ve geçerli en son Bina Deprem Yönetmeliği koşullarına uygun olarak inşa edilirse can kayıplarına yol açmaz.
Ancak yaşanan depremlerde; yapıların etüt ve projelendirme süreçlerindeki hata veya eksiklikler, yapı  üretimi sırasındaki malzeme ve işçilik hataları ile denetimden kaynaklanan zafiyetlerden dolayı çok sayıda  yapının ağır hasar gördüğü veya yıkıldığı görülmektedir. Deprem zararların azaltmanın ve depreme hazır  olmanın en önemli unsurlarından biri yapıların olası bir depreme hazır olmasıdır. 
Deprem belli büyüklüğü geçtiğinde ise faylar yüzeye ulaşmakta, üzerinde bulunan yapıların yırtılmasına,  bir yana yatmasına ya da devrilmesine yol açmakta, böylece yapıların çökmesine ya da çok ağır hasar  almasına neden olmaktadır. Tokat’ın geçmişinde bu büyüklükte depremler olmuştur, gelecekte de olma  olasılığı vardır. 
Depremden yüzey faylanması sonucu zarar görecek yapılar için alınabilecek en temel önlem diri fayların  yerlerinin hassas bir biçimde belirlenmesi, bu faylar üzerindeki alanların zaman içerisinde boşaltılarak yapı  ve nüfus yoğunluğunun azaltılması, gelecekte bu alanlar için yapı sınırlaması getirilmesi ve imar planlarının  zemin koşulları ve yüzey faylanması tehlikesine uygun olarak yapılmasıdır. 
F A Y3

Tokat’ın gelecekteki olası bir depremi en az zararla atlatabilmesi için:
• Tokat il özelinde bazı faylar üzerinde paleosismoloji çalışmaları yapılması, fay hatları/zonları üzerinde gerekli araştırmaların yapılarak fayların geçtiği yerlerin ve deprem karakteristiklerinin  tam olarak belirlenmesi, 
• Tokat kent merkezinde zemin araştırmaları yapılmış olmakla birlikte il, ilçe ve içinde diri fay geçen  belde ve köy yerleşimleri başta olmak üzere kent bütünündeki yerleşim yerlerinin tamamında  mikrobölgeleme çalışmalarının yapılması,
• Yukarıdaki çalışma sonuçlarından elde edilecek bilgiler ve diğer disiplinlerden (inşaat, mimarlık,  şehir plancıları vd.) edinilecek bilgiler ile diğer afet olasılıkları ışığında Deprem Master Planı’nın  hazırlanması, 
• Deprem Master Planı dikkate alınarak kentin gelişim ve yerleşim stratejilerinin belirlenmesi, bu  çerçevede aktif fay hatlarının çevre düzeni haritalarına işlenmesi ve aktif fay zonlarının sakınım  bantı içinde kalan kısımlarının 1. Derece doğal eşik değerler arasına alınması ve bina ve bina türü  yapılar için sınırlama getirilmesi, 
• Çevre düzeni planlarında yapılan bu değişikliklerden sonra nazım ve uygulama imar planlarının  gözden geçirilerek, aktif fay hatlarının sakınım batlarının imar planlarına işlenerek yenilenmesi, gerektiği düşünülmektedir.
Ülkemizde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni plan ve plan raporları birbirinden çok farklı hazırlanmakta olup  çoğu Türkiye Mekânsal Strateji Planlama (TMSP) raporları ile uyumlu değildir. Bu planların da TMSP  raporlarında belirtilen ilkeler ile uyumlu hale getirilmesi gereklidir. Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından  hazırlanan bu rapor Tokat İli yönetimi ve karar vericilerini ilin deprem ve diri fay tehlikesi hakkında uyarıcı  ve yönlendirici olma amacındadır. Odamız bu konuda talep edildiği takdirde iş birliğine hazırdır. 

Muhabir: Mihriban Koçaker