Tokat, tarımın geleceğinin teknoloji ekseninde ele alındığı önemli bir programa ev sahipliği yaptı. Tarım Teknolojileri Kümelenmesi (TÜME) tarafından kent merkezinde gerçekleştirilen “TÜME Tarım Rotası Programı”nda genç üreticiler, alanında önemli isimlerle buluştu.
Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu ile TÜME Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Karagöz’ün katıldığı söyleşide tarımsal üretimin geleceğinden yapay zekâya, Türkiye'nin üretim kapasitesinden gıda bağımsızlığına kadar birçok konu gündeme geldi.
Tarımda yeni hedef: Yapay zekâ ve otonom çiftlik
Programın en dikkat çekici mesajlarından biri Abdulkadir Karagöz’den geldi. Teknolojide yaşanan dönüşümün üretim yöntemlerini de değiştirdiğine işaret eden Karagöz, dünyanın yapay zekâya dayalı otonom sistemlere yöneldiğini, tarımın da bu dönüşümün dışında kalamayacağını vurguladı.
Türkiye'nin yılda yaklaşık 20-23 milyon ton buğday ürettiğini belirten Karagöz, ülkenin yaklaşık 23 milyon hektarlık ekilebilir tarım arazisine sahip olduğunu ve bunun 14-15 milyon hektarında hububat üretildiğini ifade etti.
İnsanlığın teknoloji alanında büyük bir dönüşüm geçirmesine rağmen temel gıda ihtiyacının binlerce yıldır önemli ölçüde aynı kaldığına dikkati çeken Karagöz, bu nedenle geleneksel üretimin yeni teknolojilerle buluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

“Otonom çiftliğin teknolojilerini TEKNOFEST kuşağıyla geliştiririz”
Savunma sanayisinde son 10-15 yılda yaşanan teknolojik gelişmenin tarımda da gerçekleştirilebileceğini belirten Karagöz, özellikle gençlere seslendi.
Savunma sanayisinde Türk mühendislerinin oluşturduğu insan kaynağı, teknolojik birikim ve öz güvenin tarım teknolojilerine taşınabileceğini kaydeden Karagöz, şu ifadeleri kullandı:
“Yapay zekâya dayalı otonom çiftliğin teknolojilerini de biz Türk mühendislerimizle geliştiririz. TEKNOFEST kuşağıyla geliştiririz.”
Karagöz, gençlerin otonom sistemlerden dronlara kadar ileri teknoloji alanlarına yöneldiğini belirterek aynı dinamizmin tarımsal üretimde de harekete geçirilmesini istedi.
Tarımda 75 milyar dolarlık büyüklüğe dikkat çekti
Türkiye'nin tarımsal üretim gücüne ilişkin rakamlar da programın öne çıkan başlıklarından oldu.
Karagöz, Türkiye'nin tarımda 25 milyar dolarlık büyüklükten 75 milyar dolarlık seviyeye ulaştığını belirterek bu gelişmede üreticilerin emeğine dikkat çekti.
Türkiye'nin kendi kendine yeten bir tarım ülkesi olduğunu savunan Karagöz, tarımda 35 milyar dolar cari fazla verildiğini ifade ederek bundan sonraki hedefin teknolojik dönüşümde dünyanın önüne geçmek olduğunu söyledi.
“Gıda tam bağımsızlık için olmazsa olmaz”
Söyleşide tarım yalnızca ekonomik üretim başlığıyla değil, stratejik bağımsızlığın önemli unsurlarından biri olarak da ele alındı.
TEKNOFEST kapsamında Türkiye'de tarım teknolojileri geliştiren paydaşların aynı çatı altında buluşturulduğunu anlatan Karagöz, savunma sanayisinde elde edilen teknolojik kabiliyetlerin sivil alanlara yayılması gerektiğini belirtti.
Karagöz, Türkiye açısından savunma sanayisi ve enerjinin yanı sıra gıdanın da tam bağımsızlık için vazgeçilmez olduğunu vurguladı.
Savunma sanayisinde oluşan teknoloji ve öz güvenin, büyük bir tarımsal üretim ülkesi olan Türkiye'de gençlerle birlikte tabana yayılmasını hedeflediklerini ifade eden Karagöz, TÜME bünyesinde tarım teknolojileri geliştiren üreticileri desteklediklerini söyledi.
Afyoncu Tokat’ta tarihin içinden tarımı anlattı
Programın bir başka dikkat çeken bölümü ise Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun konuşması oldu.
Memleketi Tokat’ta bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Afyoncu, tarımsal ürünlerin ve tüketim alışkanlıklarının tarih boyunca toplumlar arasında nasıl yayıldığını örneklerle anlattı.
Osmanlı İmparatorluğu’nun yaklaşık 600 yıllık tarihinde geniş bir coğrafyaya hükmetmesi nedeniyle tarımsal üretimde büyük bir çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Afyoncu, Avrupa'daki ürün çeşitliliğinin ise aynı dönemde daha sınırlı olduğunu ifade etti.
Kapuçino ve kruvasanın hikâyesi ilgi çekti
Afyoncu’nun kahve, kapuçino ve kruvasan üzerinden verdiği tarihsel örnekler söyleşinin en renkli bölümünü oluşturdu.
Kahvenin Avrupa'da yaygınlaşma sürecini anlatan Afyoncu, Viyana kuşatması üzerinden kapuçino ve kruvasanın ortaya çıkışına ilişkin tarihsel anlatıları gençlerle paylaştı.
Afyoncu, ürünlerin yalnızca ülkeler arasında taşınmadığını, zaman içerisinde gittikleri coğrafyaların kültürleriyle bütünleşerek yeni biçimler kazandığını anlattı.
Domates ve kuru fasulyenin yolculuğunu anlattı
Domates ve kuru fasulyenin Amerika kıtasından geldiğine değinen Afyoncu, tütünün Osmanlı topraklarına daha erken ulaştığını söyledi.
Tütünün 17. yüzyılda Osmanlı coğrafyasına geldiğini, domatesin ise 18. yüzyılın sonlarından itibaren görülmeye başladığını belirten Afyoncu, tarımsal ürünlerin tarih boyunca aşamalı biçimde farklı coğrafyalara yayıldığını ifade etti.
Genç üreticiler sorularını yöneltti
Programın son bölümünde Abdulkadir Karagöz ve Prof. Dr. Erhan Afyoncu, genç üreticilere tavsiyelerde bulundu ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
Tokat’ta tarımın tarihsel birikimi ile yapay zekâ ve otonom sistemlere uzanan geleceğinin aynı masada konuşulduğu etkinlik, hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.




