Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı TÜRKSOY Genel Sekreterliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen “Türk Dünyası Entegrasyonunda Yeni Ufuklar: Ortak Geleceğe Doğru Stratejik Vizyon” Uluslararası Sempozyumu Ankara’da gerçekleştirildi. Türk Dünyası’nın geleceğine yönelik stratejik adımların değerlendirildiği programa siyasetçiler, diplomatlar, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
EkoAvrasya Vakfı, Türk Dünyası Sivil Toplum İşbirliği Derneği (TÜRKSİT) ve Politik Stratejiler Araştırma Merkezi (POLSAM) iş birliğiyle düzenlenen sempozyum, Özbekistan’ın Andican şehrinin “2026 Türk Dünyası Kültür Başkenti” ilan edilmesi dolayısıyla hazırlanan tanıtım filmiyle başladı.
Ortak alfabe ve iletişim dili vurgusu
Sempozyumun açılış konuşmalarında Türk Dünyası’nın entegrasyon sürecine yönelik önemli mesajlar verildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı ve Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu, Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarının 35. yılına yaklaşırken entegrasyon sürecinin hız kazandığını söyledi.
Zorlu, Türk Dünyası’nı yalnızca Türk Devletleri Teşkilatı ekseninde değil, geniş bir gönül coğrafyası olarak değerlendirdiklerini ifade ederek ortak alfabe ve ortak terminoloji çalışmalarının önemine dikkat çekti.
Ekonomik koridorlar, enerji hatları ve savunma sanayisindeki ortak projelerin Türk Dünyası’nın küresel sistemdeki gücünü artıracağını belirten Zorlu, kısa süre içinde “Türk Dünyası Sivil Toplum Destek Sistemi”nin hayata geçirileceğini açıkladı.
“Kültürel entegrasyon öncelikli hedef olmalı”
TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf ise konuşmasında kültürel diplomasi faaliyetlerinin önemine vurgu yaptı.
1993 yılından bu yana Türk Dünyası’nın ortak kültürel çatısını güçlendirmek adına çalışmalar yürüttüklerini belirten Yusuf, “Dilde, fikirde, işte birlik” anlayışının artık daha güçlü şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Yusuf, ortak iletişim dili konusunda henüz istenilen noktaya ulaşılamadığını ifade ederek kültürel entegrasyon ve duygu birlikteliğinin güçlendirilmesinin öncelikli hedef olması gerektiğini dile getirdi.
Türk Dünyası için stratejik vizyon çağrısı
EkoAvrasya Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Hikmet Eren, Türk Dünyası’nın artık bağımsızlığını kanıtlama sürecini geride bıraktığını ve kurumsal entegrasyon dönemine geçtiğini söyledi.
Eren, Asya ile Avrupa arasında şekillenen yeni ticaret koridorlarının Türk Dünyası açısından tarihi fırsatlar sunduğunu belirterek bu sürecin kalıcı kazanımlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
POLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Doğanses ise ortak geleceğin inşasında stratejik vizyonun belirleyici olduğunu kaydetti. Türk Dünyası’nın yalnızca ortak geçmişe değil, küresel dengeleri etkileyebilecek güçlü bir geleceğe de sahip olduğunu vurguladı.
Sivil toplumun rolü öne çıktı
TÜRKSİT Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Kurnaz, devletlerin kurduğu bağları kalıcı hale getiren unsurun sivil toplum kuruluşları olduğunu söyledi.
Kurnaz, Türk Dünyası’nda yıllar içinde oluşan tanışıklığın artık ortak üretime ve ortak vizyona dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.
Konuşmaların ardından EkoAvrasya Vakfı’nın 20. yılı dolayısıyla TÜRKSOY adına Kürşad Zorlu’ya hediye takdimi gerçekleştirildi.
Tokatlı akademisyen sempozyuma başkanlık etti
Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen akademik oturumlarda Türk Dünyası’nın stratejik geleceği farklı başlıklarda değerlendirildi.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinden Prof. Dr. Yücel Erol’un başkanlığındaki üçüncü oturumda ise “Türk Dünyası’nın küresel güç potansiyeli ve gelecekteki stratejik rotası” ele alındı. Oturumda ortak kalkınma vizyonu, bölgesel iş birlikleri ve Türk Dünyası’nın küresel sistemdeki etkinliği üzerine değerlendirmeler yapıldı.
Program sonunda Tokat adına dikkat çeken bir gelişme de yaşandı. Katılımcılar arasında yapılan görüşmelerde, bir sonraki sempozyumun Tokat’ta gerçekleştirilmesi yönünde olumlu mesajlar verildiği öğrenildi. Organizasyon yetkililerinden Tokat’ta düzenlenecek yeni sempozyum için söz alındığı belirtildi.




