Venezuela'da 39 saniye arayla meydana gelen 7,2 ve 7,5 büyüklüğündeki depremleri değerlendiren Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, sarsıntıların oluşum mekanizmasının Türkiye'deki Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Erzincan-Tokat kesiminde geçmişte yaşanan zincirleme kırılmalara benzediğini söyledi.

"Zincirleme kırılmalar bilimsel bir gerçek"

Miras satışında ezber bozan değişiklik: Aile dışına satış zorlaşıyor
Miras satışında ezber bozan değişiklik: Aile dışına satış zorlaşıyor
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Venezuela kıyılarında meydana gelen iki büyük depremin birbirinden bağımsız olmadığını belirterek, bunun "kaskat" yani ardışık deprem serisi olduğunu ifade etti.

Uzun fay sistemlerinde bir segmentin kırılmasıyla komşu segmentlerde gerilimin arttığını ve bunun yeni kırılmaları tetikleyebildiğini belirten Üşümezsoy, bu mekanizmanın Türkiye'de Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Erzincan-Tokat kesiminde de geçmişte görüldüğünü dile getirdi.

Üşümezsoy, "Türkiye'de Erzincan'dan başlayıp Tokat'a doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Hattı geçmişte benzer zincirleme kırılmalara sahne oldu. 1999 Marmara ve 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde de benzer fay mekanizmaları görüldü." ifadelerini kullandı.

Zemin yapısının önemine dikkat çekti

Depremlerde oluşan hasarın yalnızca büyüklükle açıklanamayacağını belirten Üşümezsoy, zemin özelliklerinin yıkım üzerindeki etkisine de vurgu yaptı.

Venezuela'daki ağır hasarın önemli nedenlerinden birinin genç alüvyon zeminler ve sıvılaşma olduğunu ifade eden Üşümezsoy, Türkiye'de 6 Şubat depremlerinde de özellikle Amik Ovası çevresindeki alüvyon zeminlerde benzer durumların yaşandığını söyledi.

Sağlam zemin üzerine inşa edilen yapıların daha dayanıklı performans gösterdiğini belirten Üşümezsoy, deprem riskinin değerlendirilmesinde fay hatlarının yanı sıra zemin etütlerinin de büyük önem taşıdığını kaydetti.

HAARP iddialarını reddetti

Depremin ardından sosyal medyada ortaya atılan "HAARP" ve benzeri komplo teorilerine de değinen Üşümezsoy, bu iddiaların bilimsel bir temele dayanmadığını söyledi.

Venezuela'da meydana gelen depremlerin Karayip Levhası ile Güney Amerika Levhası arasındaki doğal tektonik hareketlerin sonucu olduğunu belirten Üşümezsoy, depremi yapay yollarla oluşturulduğu yönündeki iddiaların bilimsel gerçeklerle bağdaşmadığını ifade etti.

Türkiye için çıkarılacak ders

Üşümezsoy'un değerlendirmesinde öne çıkan en önemli noktalardan biri ise deprem riskine karşı yapılaşmada zemin etütlerinin hayati önem taşıması oldu. Uzman isim, deprem güvenliğinde yalnızca fay hatlarının değil, yapıların inşa edildiği zeminin özelliklerinin de belirleyici olduğunu vurguladı.

Not: Prof. Dr. Şener Üşümezsoy'un değerlendirmesi, Venezuela'daki depremin oluşum mekanizmasının geçmişte Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın Erzincan-Tokat kesiminde görülen kırılma süreçleriyle benzerlik taşıdığı yönündeki bilimsel yorumunu içermektedir. Bu açıklama, Tokat'ta yakın zamanda deprem olacağı yönünde bir öngörü niteliği taşımamaktadır.

Kaynak: A Haber