Ticaret Bakanlığı, uzun süredir gündemde olan Hal Kanunu’nda köklü değişiklikler içeren yeni taslağı kamuoyunun görüşüne açtı. Sebze ve meyve fiyatlarındaki artışın önüne geçmeyi hedefleyen düzenleme, üreticiye destek sağlarken zincir marketler, komisyoncular ve aracılar için önemli yükümlülükler getiriyor.
Marketlere Doğrudan Alım Kotası Geliyor
Taslağın dikkat çeken maddelerinden biri, zincir marketlere yönelik getirilen doğrudan alım zorunluluğu oldu. Buna göre, belirli kriterleri sağlayan büyük perakendeciler, satışa sundukları sebze ve meyvelerin en az yüzde 20’sini doğrudan üreticiden veya üretici örgütlerinden temin etmek zorunda olacak. Bu kuralı ihlal eden marketlere ise yıllık 50 milyon TL’ye kadar idari para cezası uygulanacak.
Düzenleme aynı zamanda, üretici örgütlerine kira, arsa, depolama ve nakliye desteği sağlayarak tedarik zincirinde daha etkin bir rol üstlenmelerine zemin hazırlıyor.
Piyasayı Manipüle Edenlere 1 Milyon TL Ceza
Yeni yasa taslağı, fiyat manipülasyonlarına karşı ağır yaptırımlar öngörüyor. Aynı hal içerisinde komisyoncuların kendi aralarında mal devri yaparak fiyatları suni şekilde artırmalarına izin verilmeyecek. Haksız rekabet yaratan, ürün stoklayarak fiyatları yükselten veya piyasayı manipüle eden kişilere verilen mevcut 177 bin TL’lik para cezası 1 milyon TL’ye çıkarılıyor.
Bozulmuş Ürünler İçin Yeni Ceza Kalemi
Gıda israfını önlemek amacıyla taslağa eklenen bir diğer önemli düzenleme, bozulmuş ürünlerin yönetmeliklere aykırı şekilde çöpe veya uygunsuz alanlara dökülmesini yasaklıyor. Bu kuralı ihlal edenlere 200 bin TL’ye kadar idari para cezası kesilecek. Bu sayede hem gıda güvenliği hem de çevre sağlığı korunmuş olacak.
Meclis’te 1 Ekim Sonrası Görüşülecek
Ticaret Bakanlığı, yeni Hal Kanunu taslağını kamuoyunun görüş ve önerilerine sundu. Düzenlemenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılına başlamasıyla birlikte 1 Ekim 2025’ten sonra gündeme alınması planlanıyor. Taslağın yasalaşması halinde hem üretici hem de tüketici lehine yeni bir dönem başlayacak.
Yeni Hal Kanunu taslağı, üretici ve tüketici arasındaki zinciri kısaltarak fiyatları dengelemeyi, aracılık maliyetlerini azaltmayı ve piyasada daha şeffaf bir yapı oluşturmayı hedefliyor. 1 Ekim sonrasında başlayacak yasama süreci, sebze ve meyve piyasasında köklü bir dönüşümün habercisi olacak.