İstanbul Esenyurt’ta 2009 yılında temeli atılan Fi Side Projesi, Türkiye’nin en uzun süredir tamamlanamayan toplu konut projelerinden biri olarak yeniden gündemde. Yaklaşık 4 bin konuttan oluşan dev projede teslimler 2012 yılı için planlanmıştı. Ancak aradan geçen 17 yıla rağmen binlerce hak sahibi dairelerine kavuşamadı.
Yıllar içinde yaşanan finansal krizler, kayyum süreci ve şirketin faaliyetlerini sürdürememesi nedeniyle inşaat tamamen dururken, Haziran 2025’te Fi Yapı’nın resmen iflas etmesi projedeki belirsizliği daha da derinleştirdi. Bugün ise hak sahipleri, projeyi kendi oluşturacakları finansman modeliyle tamamlayabilmenin yollarını arıyor.
2009’da Başladı 2012’de Teslim Edilecekti
Fi Side Projesi, Esenyurt’un en büyük konut yatırımlarından biri olarak 2009 yılında satışa çıktı. Binlerce kişinin peşinat ve taksit ödeyerek dahil olduğu projede yaklaşık 4 bin bağımsız bölüm planlandı. Resmi takvime göre konutların 2012 yılında sahiplerine teslim edilmesi hedefleniyordu.
Ancak inşaat sürecinde yaşanan mali sorunlar nedeniyle çalışmalar önce yavaşladı, ardından tamamen durdu. Teslim tarihi üzerinden geçen 14 yıl boyunca projedeki bloklar kaderine terk edildi.
Kaba Hesapla Daire Başına 2 Milyon TL Gerekiyor
Hak sahiplerinin üzerinde çalıştığı yeni modelde en kritik konu finansman olarak görülüyor. Yapılan kaba maliyet hesaplarına göre projenin tamamlanabilmesi için her bağımsız bölüm sahibi yaklaşık 2 milyon TL katkı yapmak zorunda.
Yaklaşık 4 bin konut dikkate alındığında ihtiyaç duyulan toplam finansman 8 milyar TL seviyesine ulaşıyor. Ancak tüm hak sahiplerinin bu tutarı karşılayabilecek ekonomik güce sahip olmaması, ortak finansman modelinin önündeki en büyük engel olarak değerlendiriliyor.
Projede ödeme yapabilen maliklerle ödeme yapamayanlar arasındaki uzlaşmazlık nedeniyle tamamlanma süreci ilerleyemiyor. Bazı hak sahipleri, ödeme yapmayanların payını üstlenmek istemediği için ortak karar mekanizması da kilitlenmiş durumda.
Ruhsat Süreci Yeni Yönetmeliklere Takılıyor
Fi Side’nin önündeki ikinci büyük teknik sorun ise inşaat ruhsatının yeniden alınması olarak öne çıkıyor. İnşaatlar, 2009 yılındaki yapı ve deprem yönetmeliklerine göre projelendirilmişti.
Uzun yıllar duran projede yeniden yapım sürecinin başlayabilmesi için mimari, statik ve uygulama projelerinin güncel mevzuata uygun şekilde yeniden değerlendirilmesi ve ilgili kurumlar tarafından onaylanması gerekiyor. Bu süreç tamamlanmadan inşaat faaliyetlerinin yeniden başlaması mümkün görünmüyor.
Harabeye Dönen Dev Yerleşimde Çözüm Arayışı Sürüyor
Yıllardır tamamlanamayan bloklarda dış cepheler, ortak alanlar ve teknik altyapı ciddi şekilde yıpranmış durumda. Bir zamanlar binlerce ailenin yaşam kurmayı planladığı dev yerleşim, bugün atıl yapı görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Hak sahipleri ise 17 yıldır bekledikleri konutlarına kavuşabilmek için hem finansman modeli hem de ruhsat sürecinde kamu desteği sağlayacak çözüm yollarının oluşturulmasını talep ediyor.





