Dünya siyaset sahnesinde kendine has ve izole bir yer edinen Türkmenistan, özellikle yönetim biçimi ve toplumsal yapısı nedeniyle sıklıkla Orta Asya’nın Kuzey Kore’si olarak nitelendirilmektedir. Bu benzetmenin temelinde yatan en belirgin unsur, ülkenin dış dünyaya neredeyse tamamen kapalı olan otoriter rejim yapısıdır. İnternet erişiminin son derece kısıtlı olması, yabancıların ülkeye girişindeki zorluklar ve vatandaşların dış dünya ile kurabildiği iletişimin sıkı denetim altında tutulması, bu izolasyonun en somut göstergeleri arasında yer alır.

2030'a Kadar 200 Milyon Ağaç Dikilecek Dağ Taş Yeşerecek Seferberlik Başlatıldı
2030'a Kadar 200 Milyon Ağaç Dikilecek Dağ Taş Yeşerecek Seferberlik Başlatıldı
İçeriği Görüntüle

Z2-25Siyasi atmosferin bir diğer ayırt edici özelliği ise liderlere yönelik geliştirilen ve toplumsal yaşamın her noktasına sirayet eden aşırı övgü kültüdür. Saparmurat Niyazov döneminde temelleri atılan ve sonrasında devam eden bu kişi kültü, şehirlerin meydanlarını süsleyen altın heykellerden eğitim müfredatına kadar her alanda kendini hissettirir. Bu durum, otoriter gücün sadece yönetimde değil, sembolik düzlemde de ne kadar baskın olduğunu kanıtlamaktadır.

Z3-18Başkent Aşkabat ise bu ideolojik duruşun mimari bir yansıması olarak tamamen beyaz mermerlerle donatılmıştır. Dünyanın en yüksek mermer bina yoğunluğuna sahip şehri unvanını taşıyan Aşkabat, safiyeti ve ülkenin ilan edilen "altın çağını" simgelemek amacıyla inşa edilmiştir. Beyaz mermer tercihi, estetik bir kaygının ötesinde, rejimin gücünü ve sarsılmaz düzenini dış dünyaya gösteren devasa bir anıt niteliği taşımaktadır. Hem siyasi izolasyon hem de bu mermer kaplı görkemli sessizlik, Türkmenistan'ı modern dünyanın en sıra dışı ve kapalı coğrafyalarından biri yapmaktadır.

Kaynak: haber merkezi