Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin nüfus yapısında giderek büyüyen değişime dikkat çekti. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı’nda konuşan Erdoğan, doğurganlık hızındaki düşüşün artık görmezden gelinemeyecek seviyeye indiğini söyledi. Özellikle 2007 yılında yaptığı “en az 3 çocuk” çağrısını hatırlatan Erdoğan, o dönemde eleştirilen bu yaklaşımın bugün verilerle daha net anlaşıldığını savundu.
Doğum oranları kritik seviyenin altında
Erdoğan’ın paylaştığı verilere göre Türkiye’de doğurganlık hızı uzun süredir nüfusun yenilenme eşiği olan 2,1 seviyesinin altında seyrediyor. 2024 itibarıyla bu oran 1,48’e kadar düştü. Bu tabloya göre Türkiye, genç nüfus avantajını tamamen kaybetmese de alarm veren bir sürece girmiş durumda.
Dikkat çeken bir başka nokta da doğan bebek sayısındaki gerileme oldu. 2014’te 1 milyon 351 bin olan yıllık doğum sayısının, son yıllarda 1 milyonun altına inmesi aile yapısındaki dönüşümün en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Tek kişilik yaşam artıyor, evlilik yaşı yükseliyor
Konuşmada sadece doğum oranları değil, sosyal yapıdaki değişim de öne çıktı. Erdoğan, tek kişilik hanelerin oranının yüzde 20’yi geçtiğini, ilk evlenme yaşının ise hem kadınlarda hem erkeklerde yükseldiğini belirtti. Bu durumun uzun vadede ekonomik dengelerden sosyal yaşama kadar geniş bir etki oluşturabileceği vurgulandı.
Öte yandan kırsalda yaşlı nüfusun çocuk nüfusu aşmış olması da dikkat çekici başlıklardan biri oldu. Bu veri, yalnızca şehirlerde değil Anadolu’nun pek çok bölgesinde de demografik dengenin değiştiğine işaret ediyor.
Yeni dönem: Aile ve Nüfus 10 Yılı
Erdoğan, 2026-2035 döneminin “Aile ve Nüfus 10 Yılı” ilan edildiğini duyurdu. Program kapsamında evliliğin teşviki, doğum oranlarının artırılması, genç çiftlere maddi destek, doğum izinlerinin genişletilmesi ve kırsal nüfusun korunması gibi başlıklar ön plana çıkacak.
Gençlere yönelik kredi desteğinin artırılması, doğum yardımlarının yükseltilmesi ve çok çocuklu ailelere sosyal konutlarda öncelik verilmesi de yeni yol haritasının parçaları arasında yer aldı.
“Aile zayıflarsa toplum da güç kaybeder”
Konuşmasının önemli bölümünde aile kurumunun sosyal yapıdaki yerine değinen Erdoğan, güçlü toplumun temelinde güçlü aile bulunduğunu söyledi. Aile bağlarının zayıflamasının yalnızca bireysel değil, toplumsal sonuçlar doğuracağını ifade etti.