Yağcı, Türkiye'de salamura yaprak için kullanılan çeşitlerden birinin narince asma yaprağı olduğunu kaydetti.

Narince asma yaprağının ekşimsi tadı, narin yapısı ve ağızda kolay dağılması gibi özellikleriyle tercih edilen bir çeşit olduğuna işaret eden Yağcı, yaprak ile ilgili 1990'lı yıllardan itibaren çalışma yürütüldüğünü anlattı.

Narince asma yaprağı üzerindeki çalışmaların 2008 yılından sonra yoğunluk kazandığını vurgulayan Yağcı, nasıl daha kaliteli yaprak elde edileceği, verimin nasıl artırılabileceği, nasıl kalıntısız yaprak elde edilebileceği gibi konular üzerinde durulduğunu belirtti.

Asma yaprağının Tokat'ın ekonomisine ciddi katkısı bulunduğuna dikkati çeken Yağcı, 'On binlerce üretici bununla geçimini sağlıyor. Yaprak konusunda birçok ticari işletme var. Bu işletmeler iç ve dış piyasaya fazla miktarda yaprak satışı yapabiliyor. Tokat narince bağ yaprağı, başka illerde yetişen diğer üzüm çeşitlerinin yaprakları ile kıyaslandığında daha yüksek fiyata alıcı bulabiliyor.' ifadelerini kullandı.

Çeşitli hastalıklarla mücadele kapsamında üreticilerin tarım ilacı kullanmak zorunda kalabildiğini dile getiren Yağcı, 'Yoksa hem yaprağınız hem ürününüz yeterli kalitede ve standartlarda olmaz. Bazen üreticilerimiz ilacın etkinlik süresini dikkate almadan yaprak toplayabiliyor. Bu da kalıntı sorununa yol açabiliyor. Tarım ve Orman İl Müdürlüğündeki arkadaşlarımız bu durumu tespit ettiğinde hem yüklü miktarda ceza kesiyor hem de o yaprakları imha ediyor.' diye konuştu.

Islah çalışmasının tamamlanması 16-17 yıl sürebiliyor

Ali Kasap için mevlit okutuldu
Ali Kasap için mevlit okutuldu
İçeriği Görüntüle

Yağcı, 2019 yılında narince üzüm çeşidinin 'anne olarak kullanıldığı' ıslah programını başlattıklarını belirterek, şöyle devam etti:

'Baba olarak da külleme ve mildiyö (Bitkilerde yaprak, sürgün ve meyveleri etkileyerek gelişim ve verim kaybına yol açabilen hastalıklar) hastalığına dayanıklı iki çeşit kullandık. Melezleme sonrası tohumlarımızı, daha sonra da bunlardan bitki elde ettik. Bu bitkiler içerisinde küllemeye dayanıklı var mı yok mu diye analizler yaptık. Bunlardan yaprak sarması yaptık ve tadım testinden geçirdik. Yaklaşık 900 bitkiden 13-14 tanesi amaçlarımıza uygun şekilde ortaya çıktı. Yani elimizde hem yaprak kalitesi iyi hem de külleme ve mildiyöye dayanıklı genotipler olabilir. Normal koşullarda bir bağa yılda 4 ila 7 kez külleme için ilaç atıyoruz. Sadece bir sefer külleme ilacını atmazsak, Tokat'ın ekonomisine katkısı yaklaşık 5 milyon lira.'

Bu yıl ıslah programının yedinci yılında olduklarının altını çizen Yağcı, 'Bir çeşidi ıslah etmek kısa sürede olmuyor. Islahın başladığı yıldan fidan satışına kadar 16-17 yıl geçmesi gerekiyor. Hedefimiz üreticilerimize ilaç kullanmadan yaprak kalitesi iyi üzüm çeşitlerini sunmak.' dedi.

Kaynak: AA