Orta Doğu’da 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’nda yaşanan blokaj, küresel enerji akışını sekteye uğrattı. Bu gelişme en hızlı şekilde havacılık sektörüne yansıdı. Jet yakıtı fiyatları kısa sürede sıçradı, maliyetler kontrol edilemez hale geldi.

Sektör temsilcileri, yaşananların sıradan bir dalgalanma olmadığını söylüyor. Daha çok, zincirleme bir kriz gibi ilerliyor.

İlham veren kadın girişimciler ödüllendirilecek
İlham veren kadın girişimciler ödüllendirilecek
İçeriği Görüntüle

Yakıt fiyatları kısa sürede ikiye katlandı

Küresel veriler artışın boyutunu net şekilde ortaya koyuyor. Şubat sonunda yaklaşık 100 dolar seviyesinde olan jet yakıtı fiyatı, Nisan başında 200 doların üzerine çıktı. Bazı bölgelerde bu rakam daha da yukarı tırmandı.

Bu artış, özellikle Avrupa’daki şirketleri doğrudan etkiledi. Çünkü bölge, enerji ihtiyacının önemli bölümünü Orta Doğu’dan sağlıyor. Hürmüz’deki aksama, rafineriler için ciddi bir baskı oluşturdu.

Öte yandan, navlun ve sigorta maliyetleri de eklenince tablo daha ağırlaştı.

Tokat Havalimanı Uçak (9)

Sektörden peş peşe uyarılar geliyor

Ryanair CEO’su Michael O’Leary, mevcut tabloya dikkat çeken isimlerden biri oldu. O’Leary, fiyatların bu seviyede kalması halinde finansal yapısı zayıf şirketlerin piyasadan çekilebileceğini dile getirdi.

Bu açıklama sektörde yankı buldu. Çünkü benzer riskler uzun süredir konuşuluyordu, ancak ilk kez bu kadar net bir şekilde ifade edildi.

Uçuş iptalleri ve ek ücretler gündemde

Krizin etkileri sahaya da yansımış durumda. Avrupa’daki birçok havayolu şirketi kapasite azaltmaya başladı. Bazıları kısa mesafeli uçuşlarını askıya aldı, bazıları ise yeni ücretler devreye soktu.

Lufthansa, yıl sonuna kadar on binlerce kısa mesafeli uçuşunu iptal etti.
Air France-KLM ise uzun uçuşlarda yolculardan ek yakıt ücreti almaya başladı.
easyJet tarafında ise zarar beklentisi yükseldi, bilet fiyatlarında artış sinyali verildi.

SAS ve KLM gibi şirketler de benzer şekilde uçuş programlarını daralttı.

Ryanair ise yakıt ihtiyacının büyük bölümünü önceden sabitlediği için şimdilik daha rahat görünüyor. Ancak bu avantajın ne kadar süreceği belirsiz.

Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanma krizin merkezinde

Krizin kalbinde Hürmüz Boğazı var. Günlük milyonlarca varil petrol ve ürünün geçtiği bu hat, küresel enerji sistemi için kritik bir noktada duruyor.

Buradaki akışın kesilmesi, sadece petrolü değil, tüm enerji zincirini etkiledi. Avrupa Birliği’nin enerji faturası da hızla kabardı. Kısa sürede milyarlarca avroluk ek maliyet ortaya çıktı.

Bu durum, havacılık gibi yakıta doğrudan bağımlı sektörlerde daha sert hissedildi.

Avrupa Birliği çözüm arıyor

Krizin büyümesi üzerine Avrupa Birliği de harekete geçti. Yeni planlarla enerji arzını daha sıkı takip etmeyi hedefliyor.

Özellikle stokların koordinasyonu ve üretim takibi öne çıkıyor. Ayrıca kıtlık riskine karşı erken uyarı sistemi kurulması planlanıyor.

Kaynak: AA