İMO Tokat Şubesi Başkanı Mustafa Türker, belediyelere yapı ruhsatlarında SİM ve İTB belgesi kontrolü çağrısı yaptı. Türker, yetkisi bulunmayan mühendislerin imzaladığı projelere dikkat çekerek “İmzacılık sona ermeli, şantiyeler mühendislerce yönetilmeli” mesajı verdi.
Türker ve yönetim kurulu üyeleri, basın mensuplarıyla bir araya gelerek mesleğin sorunlarını ve Tokat’taki yapı ruhsatı süreçlerini değerlendirdi.
İMO tarafından Türkiye genelinde “Talebimiz Geleceğimiz” sloganıyla başlatılan kampanyanın Tokat ayağında mühendislerin özlük haklarından çalışma koşullarına, deprem davalarındaki sorumluluklardan genç mühendislerin istihdam sorunlarına kadar birçok başlık gündeme taşındı.
Toplantının Tokat açısından en dikkat çeken bölümlerinden biri ise belediyeler tarafından verilen yapı ruhsatlarında projeye imza atan mühendislerin yetkilerinin denetlenmesine ilişkin açıklamalar oldu.

“Diplomayı alan her mühendis her şeyi yapmamalı”
İMO Tokat Şubesi Başkanı Mustafa Türker, mühendislik diplomasının tek başına her türlü projeye imza atabilme anlamına gelmemesi gerektiğini savundu.
Yeni mezun bir mühendisin doğrudan her türlü yapı ve projede yetkili kabul edilmesini eleştiren Türker, mühendislikte uzmanlaşmanın önemine dikkat çekti. Türker, tıpta olduğu gibi mühendislikte de uzmanlık ve yetkinliğin esas alınması gerektiğini ifade etti.
Türker, mühendislerin çalışma alanları ve yetkinliklerinin belirlenmesinde Serbest İnşaat Mühendisliği Belgesi ile İşyeri Tescil Belgesi’nin önem taşıdığını kaydetti.

Belediyelere SİM ve İTB çağrısı
Türker’in belediyelere yönelik en önemli çağrılarından biri yapı ruhsatı dosyalarıyla ilgili oldu.
Belediyelerin ruhsat verirken projelerde imzası bulunan inşaat mühendisinin SİM ve İTB belgelerine sahip olup olmadığını kontrol etmesi gerektiğini belirten Türker, oda olarak bu konuyu daha önce de belediyelere yazılı şekilde ilettiklerini söyledi.
Bazı ilçe belediyelerinden ruhsat bilgilerinin düzenli şekilde kendilerine ulaşmadığını ifade eden Türker, ruhsatların her ayın ilk haftasında ilgili meslek odalarına gönderilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Yetkisi olmayan mühendisler projelere imza atıyor”
Türker, kendilerine ulaşan kayıtlarda yetkisi bulunmadığını belirttikleri bazı mühendislerin projelere imza attığını gördüklerini söyledi.
Sorunun yalnızca diplomaya sahip olup olmamakla sınırlı olmadığını vurgulayan Türker, mühendislerin mesleki yetkinliklerinin ve gerekli belgelerinin de kontrol edilmesi gerektiğini belirtti.
Türker, belediyelerin ruhsat aşamasında bu kontrolü yapması gerektiğini savunarak, gerekli belgelere sahip olmayan mühendislerin imzaladığı projeler konusunda belediyeleri bilgilendirdiklerini anlattı.
Ruhsat iptali uyarısı dikkat çekti
Toplantının dikkat çeken açıklamalarından biri de ruhsatların hukuki durumuna ilişkin oldu.
Türker, yetkisiz olduğunu belirttikleri bir mühendis tarafından imzalanan projeye ruhsat verilmesi halinde oda olarak itiraz yoluna gidebileceklerini ifade etti. Sürecin yargıya taşınması halinde ruhsatın iptalinin gündeme gelebileceğine dikkat çeken Türker, böyle bir durumda yapı sahibinin de mağdur olabileceğini söyledi.
Bu nedenle sorunun ruhsat verilmeden önce çözülmesinin önemine işaret etti.
“İmzacılık işinden kurtulmak istiyoruz”
İMO Tokat Şubesi’nin üzerinde durduğu bir diğer konu ise mühendisliğin yalnızca projeye imza atılan bir meslek haline gelmesinin önüne geçilmesi oldu.
Türker, yapıların üç boyutlu analizlerden zemin özelliklerine kadar çok sayıda teknik değerlendirme gerektirdiğini belirterek mühendislerin sürekli eğitimle kendilerini geliştirmesi gerektiğini söyledi.
“İmzacılık” olarak nitelendirilen uygulamanın sona ermesini isteyen Türker, şantiyelerde sorumluluk verilen mühendislere buna karşılık yeterli yetkinin de tanınmasını talep etti.
Tokat’ın zemin yapısına da dikkat çekti
Mustafa Türker, Tokat’taki yapılaşmayı değerlendirirken zemin koşullarına ilişkin açıklamalarda da bulundu.
Yeşilırmak havzası çevresindeki alanların genç alüvyon zeminlerden oluştuğunu belirten Türker, günümüz teknolojisiyle farklı zeminlerde yapı yapılmasının mümkün olduğunu ancak bunun doğru mühendislik hizmetiyle gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Yeni imar alanlarının açılmasından önce jeolojik ve jeoteknik çalışmaların yapıldığını hatırlatan Türker, karar süreçlerinde bilimsel ve teknik değerlendirmelerin esas alınması gerektiğini söyledi.
“Artık birinci derece, üçüncü derece kavramı yok”
Deprem yönetmeliklerinde yapılan değişikliklere de değinen Türker, 2018 yılından sonra eski sistemde kullanılan “birinci derece deprem bölgesi” ve “üçüncü derece deprem bölgesi” gibi sınıflandırmaların ortadan kalktığını anlattı.
Yeni sistemde değerlendirmelerin parsel ve konuma bağlı verilere göre yapıldığını kaydeden Türker, aynı kent içinde dahi farklı alanların farklı deprem parametrelerine sahip olabileceğine dikkat çekti.
Bu durumun mühendislik hizmetinin ve uzmanlığın önemini daha da artırdığını vurguladı.
Genç mühendislerde işsizlik yüzde 50’ye dayanıyor
Toplantıda yalnızca yapı güvenliği değil, inşaat mühendislerinin ekonomik sorunları da gündeme geldi.
İMO’nun “Talebimiz Geleceğimiz” kampanyası kapsamında genç mühendislerde işsizliğin yüzde 50’ye dayandığı belirtilirken, kamuda görev yapan mühendislerin eriyen ücretler, liyakatsiz atamalar ve taşeronlaşmayla; özel sektörde çalışanların ise düşük ücret, ödenmeyen fazla mesai ve SGK primleriyle ilgili sorunlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi.
Emekli mühendislerin ekonomik şartlarının iyileştirilmesi ve genç mühendisler için yeni istihdam alanlarının oluşturulması da kampanyanın temel talepleri arasında sıralandı.
Deprem davalarında “sınırsız sorumluluk” eleştirisi
İMO’nun üzerinde durduğu başlıklardan biri de deprem sonrasında yürütülen yargılamalar oldu.
Kampanya kapsamında mühendislerin “sınırsız sorumluluk” anlayışıyla yargılanmasına karşı çıkılırken, yıkımlarda hatalı imar kararları, imar afları ile sistemsel ve idari zafiyetlerin de değerlendirilmesi gerektiği savunuldu.
Teknik personelin ömür boyu sürebilecek cezai sorumluluklarla karşı karşıya bırakılmasının adaletsiz sonuçlar doğurduğu belirtilerek yetki ile sorumluluk arasında denge kurulması istendi.
Tokat’ta 590 inşaat mühendisi bulunuyor
Mustafa Türker, Tokat’ta İnşaat Mühendisleri Odasına bağlı yaklaşık 590 üye bulunduğunu belirterek kentte genç mühendislerin yanı sıra uzun yıllara dayanan deneyime sahip mühendislerin de görev yaptığını söyledi.
İnşaat mühendisliğinin yalnızca binalardan ibaret olmadığını; barajlardan yollara, demiryollarından zemin çalışmalarına kadar geniş bir uzmanlık alanını kapsadığını belirten Türker, her mühendisin her alanda çalışması yerine ihtisaslaşmanın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda verilen mesajların ortak noktasını ise yapı güvenliğinde bilime, mühendisliğe ve mesleki yetkinliğe daha fazla ağırlık verilmesi oluşturdu. İMO Tokat Şubesi, özellikle belediyelerden ruhsat süreçlerinde mühendislerin yetki ve belgelerinin daha sıkı kontrol edilmesini istedi.




