Niksar’ın potansiyellerini ve problem alanlarını tespit etmek amacıyla uzun süreli bir saha çalışması yürüttüklerini belirten Doç. Dr. Balaban, öğrencilerin sadece kağıt üzerinde değil, yerel değerleri canlandıracak bir "gelecek hayali" kurduklarını ifade etti. Balaban, "Analiz aşamasından sonra öğrencilerimiz farklı gelecek vizyonlarıyla Niksar’ı yeniden kurguladılar. Kaybolan özellikleri gün yüzüne çıkarmaya, dünya örneklerinden faydalanarak bu kadim kenti modern bir planlama disipliniyle geliştirmeye çalıştık" dedi.
Ütopik Fikirler Mi, Gerçekçi Çözümler Mi?
Sergilenen projelerin uygulanabilirliği üzerine konuşan Balaban, bazı fikirlerin "ütopik" görünebileceğini ancak temelde yatan mesajın çok gerçekçi olduğunu vurguladı. Özellikle depremsellik, sel ve taşkın risklerine dikkat çeken Balaban, şu kritik uyarıları yaptı: "Afetler bu coğrafyanın gerçeği. Bazı projelerimizde özellikle tehlikeye maruz kalabilecek alanların nasıl ele alınması gerektiği üzerine yoğunlaştık. Yumuşak zeminli alanların yerleşime açılmaması gerektiği fikri, bir hayal değil zorunluluktur. Bunun yanı sıra teleferik gibi vizyoner ulaşım fikirleri de doğru finansal destekler ve halkın katılımıyla hayata geçebilir."
"Halkı İkna Etmek Planlamanın Kalbidir"
Planların sadece kağıt üzerinde kalmaması için mülkiyet sorunlarının ve halkın desteğinin önemine değinen Balaban, "Eğer halkı ikna edemezseniz, yaptığınız plan sadece bir kağıt parçası olarak kalır. Vatandaşlarımıza depremselliğin, ekolojinin ve çevreyi korumanın hayati olduğunu, bunlar olmadan yaşamın sürdürülemeyeceğini anlatmalıyız" ifadelerini kullandı.
"Daha Çok Yeşil, Daha Çok Su Teması"
Niksar’ı "samimi ve kompakt" bir kent olarak tanımlayan Doç. Dr. Meltem Şenol Balaban, kente dair kişisel izlenimlerini ve önerilerini ise şöyle özetledi: "Niksar topografik yapısıyla birbirine yakın, sıcak bir kent. Ancak kentin içindeki yeşil alan miktarını ve insanların ortak kullanım alanlarını artırmalıyız. Akarsuyla, dereyle daha fazla temas kurulan alanlar yaratabilirsek, Niksar çok daha nefes alan bir yer haline gelir. Kalesiyle, suyuyla ve tarihi dokusuyla Niksar'ı dışarıdan gelen insanların sadece görmesini değil, burada vakit geçirmesini sağlayacak etkinlik altyapısını kurmamız gerekiyor."




